Elveda Savaş

22.03.2013 09:30:03
A+ A-

8 Mayıs 1945'de 2.Dünya savaşının avrupa ayağı resmen bittiğinde çeşitli avrupa şehirlerinde yaşanan çoşkuyu gösteren bir sahne vardı. Dün Diyarbakır'dan yansıyanlarda bana o sahneyi anımsattı. Aynı heyecan, aynı umut... Üzerinden yıllar geçipte dönüp bu günlere bir belgesel içerisinden baktığımızda daha iyi anlayacağız. 21 Mart 2013 savaşın resmi bitiş tarihidir.

Aylardır yazılıyor, çiziliyor. Süreç ile ilgili herkes birşey söyledi, ancak en ilginci, yıllardır kürt sorunu konusunda yazan, çizen bir çoğumuza bu konuyu öğreten, yıllardır imzalamadıkları bildiri kalmayan bir takım aydınların bu süreçteki duruşları oldu. Okumak isteyenler için bir çok sinyal olumluyken, sürekli barışın neden gelmeyeceğini anlatıp durdular. Hatta bazıları daha da ileriye gidip "PKK silah bırakırsa pazarlık gücünü kaybeder" diye akıl bile verdi.(Baskın Oran, Radikal, 03.03.2013)

Süreci başından beri en doğru okuyan ve bugünleri müjdeleyen isimlerden biri Yıldıray Oğur'un aylar öncesinden gördüğü ve bu nedenle gazetesinin başyazarı Ahmet Altan ile polemiğe girdiği o ışık dün Diyarbakır'dan göğe yükseldi ve herkes tarafından görülüyor artık. Ancak budefa da gözler kamaşmadan kör oldu sanırım. Mesela dün Mehmet Altan katıldığı televizyon programında yok kılı var, yok tüyü var diyerek kıvranıp durdu. Öcalan'ın bir mektupta onlar için yazması gerekecek.

İnsan üzülüyor tabi bir zamanlar saygı duyduğu, değer verdiği kişilerin bu hallerini görünce. "Goodbye Lenin" diye bir film vardı. Sovyetlerin dağılmasını yaşlı annesine hissettirmek istemeyen bir genci anlatıyordu. Acaba bu aydınlarımız içinde benzer bir dünya mı kurgulasak ?

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.