Eşit yurttaşlık ve CHP

28.05.2013 16:04:48
A+ A-

Halkçı bir parti, sosyal demokrat olduğunu söyleyen ve de Sosyalist enternasyonale üye olan bir partinin genel başkanı bakın neler demiş, diyor:

Anayasa’dan Türk kelimesini kimsenin çıkarmaya gücü yetmez. CHP, mecliste olduğu sürece kimse anayasadan Türk milleti lafını silemez, süpüremez, cesaret dahi edemez…”

Bu ne tehdit, bu ne şiddet, bu ne öfke bu ne hezeyan. Sanki damarına basılmış. Yahu Türk bile olmayan birisi nasıl böyle bir hiddet içerisine girer. Bu ülkeyi kuran kurucu lider dahi ilk mecliste ‘Türk’ kelimesini kullanan bir vekile tepki gösteriyor ve ortak vatandan söz ediyor. Madem Mustafa Kemal’e gönderme yapacaksın o halde diğer maddeleri neden gözleriniz görmüyor.

Sayısal veriler bulunmamakla beraber ülkemizin doğu ve güney doğusu başta olmak üzere bu ülkede Kürt, Laz, Çerkez, Arap, Süryani, Ermeni dahil 36 etnisite var. Nüfus olarak ta oldukça kalabalık. Kapsayıcı bir dil ve kabullenici bir üslup mu daha iyidir. Yoksa asimilasyoncu ve reddedici bir üslup mu daha iyidir. Doksan yıldır dışlanan, yok sayılan Türk olmakla övünmesi sağlanılan başta Kürtler olmak üzere, farklı etnik yapılar artık eşit yurttaşlık talep ediyorlar. Baskı ile kimse ne Türk ne Kürt ne de başka bir millet olur. İnsan doğduğu ve içinde büyüdüğü topluma göre şekillenir ve ya Türk ya Kürt ya da başka bir millete tabi olur. Bunu ne siz ne de başka bir güç değiştirebilir.

Sosyal demokrat bir partinin genel başkanının Türklükte ısrarının anlamını anlamak oldukça güç ve manidar. Çünkü 1938 Dersim Katliamını demek ki hiiç idrak edememiş bir Dersimli. Çünkü Kürt olduğunu her seferinde taca atan, konuşmayan sanki baskı görmemiş bir Kürt. Bir Kürdün ağzından Türklük kelimesinin şiddetle savunularak çıkması alışageldiğimiz bir durum aslında.Manidar! Ama insanlığın geldiği 21.y.y’da başka ulusun milliyetçiliğine vurgu yapmak artık sanırım çağdışılık olsa gerek. Hatta milliyetçilik gibi dar ve sığ, tehlike arz eden düşünceler  artık herkesi anlayan düşüncelere doğru yol almakta.

Yanlış anlaşılmasın, Ne Türk ve ne de Kürt olmak beni mutlu ediyor. Beni mutlu ve özgür kılacak şey demokrasiyi ve özgürlüğü içine sindirmiş insanlarla ortak vatanda yaşamak olacaktır. Kimsenin dışlanmadığı ve kimsenin ötekileştirilmediği bir eşit yurttaşlık ekseninde yaşamak olacaktır.

Eğer eşit yurttaşlık gibi bir Türkiye vatandaşlığı kimliği CHP’yi rahatsız edecekse önce ismindeki sözcüğü değiştirmesi gerekecek. Hatta isterse MHP ile birleşerek seçimlere hazırlana da bilir. Milliyetçi Halk Partisi, adını da alırlar. Geride kalan demokrat kimlikli her vatandaş eşitlik ve özgürlük ve barış cephesinde yer alabilirler.

Türkçü bir CHP’nin ömrü çok uzun değil artık. Demokrasi ve Barış Konferansın düzenlendiği şu günlerde temel ayrılıkların ve çözülmelerin başlayacağı yakındır. CHP’ye AKP karşıtlığı temelinde REY verenlerin ‘özgürlük ve barış’ temelli girişimlere yönünü dönmesi lazım. Kirli siyasetin dar boğazından çıkartılmayan geniş halk yığınları artık daha özgür bakmalı barış ve çözüm sürecine. Parti kuyrukçuluğu gibi ilkesiz yaklaşımları terk etmeli  Konferans yapan yüzlerce aydına kulak vermeli. Bu aydınların derdi ne? diye sormalı herkes kendine.

Ne şiddet ne kan ve ne de yoz siyaset bizi barışa evirir. Akil insanların da barış için yola çıkanların da temel hedefi , artık barış ve kardeşliği tesis etmek olmalı ve acıların sebeplerinin açığa çıkarılıp helalleşmeler sağlanmalıdır. Ermeniler, Aleviler, Kürtler, Sosyalistler, LGBTT’ler, Ehl-i sünnet insanlar artık eşit yurttaşlık hakkı ve demokratik anayasa talep ediyorlar. Bunu AKP’nin sağlayacağı şüphesi yerinde duradursun. Düşünsel anlamda ‘Demokrasi ve Barış’ üst başlığında herkesin birlikte olması ve bu çerçevede çözüme destek olması ve hatta içinde yer alması gerekir. Bunu, AKP ile uzlaşmak gibi değerlendirenlerin aynaya bakmalarını öneririm. Barışı kim sağlarsa sağlasın önemli olan barıştır.

Son olarak Türklükte ısrar eden CHP diğer başka yasalar ve uygulamalarda neden sesi cılız çıkıyor acaba. Seçim sistemi, baraj, bütçeden partilere aktarılan para, zamlar, kamu açıkları, vb.

400 dolayında aydının girişimiyle geçen hafta sonu toplanan ‘Demokrasi ve Barış Konferansı’na her duyarlı yurttaşın destek olmasını ve sonuç bildirgesini internetten bulup okumasını diliyorum. 21. Yüzyılın en faydalı işini yaptıklarını düşünüyorum. Halklarımızın daha müreffeh bir ülkede yaşayabilmesinin yoluna taş olmaya çalıştıkları için de heyecanlanıyor ve geleceğimiz açısından da  umutlanıyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.