Fazıl Say?a uygulanan akıldışı eleştirilere ithafen; Önemli Olan Boyu Değil İşlevi!

17.01.2013 02:42:30
A+ A-

Üç yaşında müzik eğitimleri almaya başlayan Fazıl Say, eğitimlerinin başlamasından bir yıl sonra ise piyano ile yakın bir ilişki sürecine girmiştir. Bu eğitimler yıllarca yoğun bir şekilde ilerlemiş ve Say, dünya genelinde tanınmaya başlayan bir sanatçı olmuştur. Ülke genelinde de el üstünde tutulan sanatçının 2007 yılında vermiş olduğu demeç hayatını farklı bir kanala sokmuştur. Say, AK Parti iktidarını açıkça eleştirmiş, Cumhuriyet'in temel niteliklerinin tehlikede olduğunu, bundan endişe duyduğunu vurgulamıştır. İşte bu demeç ile "badem" gözler Say'ın üzerine çevrilmiştir.

 

Artık Say, yurtiçinde ambargoya uğramış ve kaybettirilen yasaklı sanatçılar listesine adımını atmıştır. Say, bu ambargoya karşı koyamayacağını görmüş olmalı ki o dönemde faaliyetlerini yurt dışına taşıma kararı aldı. Avrupa'da birçok ödüle sahip olan sanatçının piyano alanında yeni dönem dâhilerinden biri olduğuna inanılıyor. Absolut (çok iyi işitebilen) bir kulağa, 4 haneli rakamları çarpacak üstün zekâya, duyduğu tüm ezgileri kaydeden güçlü bir hafızaya, olağanüstü müzik yeteneğine sahip olduğu, müzik otoriteleri tarafından belirlenmiştir.

 

İşte bu süreçten dolayı şuanda Say'a uygulanan sert tavır daha da arttırıldı. Akıldışı bir şekilde eleştiri yağmuru doluya dönüştü. Sanatçının boyu üzerinden sert eleştiriler yapılıyor. Dini değerleri aşağıladı diye eleştirenler sanatçının Allah vergisi boyu ile nasıl dalga geçiyor? İmanın kimde olduğu belli olmuyor.

 

Twitter'da Yazdı, Düşman Kesildi

 

Say, Twitter hesabında yazdığı "Piyanist Fazıl Say'ın twitter'da "Müezzin akşam ezanını 22 saniyede okudu. Ne acelen var? Sevgili? Rakı masası" yazınca ortalık karıştı." iletisinden dolayı Say'a "dini değerleri aşağılamak" suçlamasıyla dava açıldı. Şikâyetçi Ali Emre Bukağılı, "Sanık Twitter'dan dini değerlere hakaret ve sövmeye varan sözler sarf etmiştir. 30 bin takipçisi var. Yazmış olduğu her cümleye takipçileri tarafından ulaşılabilir. Bugün futbolcu Alex bile bu yüzden gitti. İnançsız olabilir, Allah'ın varlığı apaçık ortada, konuşabiliriz" dedi.

 

Prof.Dr. Onur Erol, Say'ın hastalığıyla dalga geçenleri şu şekilde eleştiriyor; "Bilindiği gibi Fazıl Say, dünya çapında Türkiye'yi temsil eden büyük bir sanatçıdır. Kendisi, doğuştan dudak yarığı, halk arasında tavşan dudak denilen bir özürle dünyaya gelmiştir. Böyle doğmuş olmak kendisinin tercihi değildir. Allaha inanlar, insanı ve bütün kâinatı Allahın yarattığına da inanırlar ve Fazıl Say'ı da Allahın yarattığına inanmaları gerekir."



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.