Gerçekten barış istiyorsanız önce ROJAVA'da barışı sağlayın!

03.08.2013 15:59:30
A+ A-

Demokratik bir biçimde varlıklarını sürdürmek isteyen Batı Kürdistan halkına Taliban üzerinden (el-nusra) işkencelerin ve katliamların ardı arkası kesilmezken, BM'nin sessizliği ve özellikle alanlarda kardeşliği ve demokrasiyi savunan örgütlerin ve ülkelerin bu katliamlara sessiz kalmaları bize Kürtlerin büyük bir soykırıma sürüklendiğini gösteriyor. Özellikle, ''Ortadoğu’ya barışı getireceğiz, demokrasiyi getireceğiz'' naralarıyla dolaşan Türk hükümeti, bu kadar açık ve yanı başında olan bu soykırıma sessiz kalması, siyasal çıkarların hala insanlıktan üstün olduğunu gösterdi.

Bu olay Türk kesiminin yoğunlukta olduğu herhangi bir bölgede olsaydı, Türk hükümetinin canla başla oraya yardımda bulunmak için bütün imkanlarını ve en başta yanı başında olan soykırıma koşmayan Kızılay’ı da koştururdu.

Bu tavrı sadece Türk hükümeti yapmıyor. Son günlerde hükümetin sözünden çıkmayan Türk basını da bu olayları görmezden gelerek bu katliamlara göz yumuyorlar. Suriye’de yaşanan süreci bir iki ay daha geriden baktığımızda, Türk basını bu çetelerin attığı her adımı takip ettiğini ve yaptıkları her illegal eylemlerini de meşru göstermek  için kılıftan kılıfa giriyorlardı.

Hükümet, Suriye halkı için toplanan insanı yardımları sınırı geçmesini engellerken, yıllarca Suriye tarafına giden silahların geçişini engellemedi ve yeri  geldiğinde bu çetelerin ülkede askeri eğitim almalarında onlara destek oldu. Hatta çoğu kez El Kaide ile PKK'yi çatıştırmak için elinden geleni yaptı.

Hükümet, bütün bunların sonucunda bugün oluşan bu tablonun baş mimarisi değilmiş gibi bir tavır sergilemesi ve Suriye’de yaşanan bu vahşetten haberdar değilmiş gibi demeçler vermeleri onların bu tablonun çıkmasında kirli oyunlarını örtmez.

Suriye’de haklı olarak oluşturulan özerk bölgeye terörist çeteleri tarafından saldırmasına zemin oluşturmak, Türkiye'ye Suriye'de, Esad rejiminden daha demokrat bir yönetim getirmeyeceği gibi uzun bir süre Suriye’de kanın akmasına neden olur.

Çocuk, yaşlı, kadın demeden soykırıma geçen bu çetelere karşı Türkiye, bunların bölgeden çıkmaları için net bir tavır sergilemediği sürece, Türkiye’de Kürtlerle gerçek anlamda barışı sağlayamaz. Çünkü Kürtler artık bireysel bir barış istemiyor. Dört parçada var olan her Kürt artık bütünsel bir özgürlük istiyor. Bugün Türkiye’den üç bin genç Suriye’de yaşanan vahşeti sonlandırmak için Suriye'ye koşuyorsa, aynı zamanda Kürtlerin,  hükümetin bireysel ve çıkarcı barış niyetine inanmadığını ve bireysel barıştan çok bütünsel barıştan yana olduğunu gösteriyor.

Yanı başında akrabası ölen bir Kürde barıştan söz ederek, bu katliama sessiz yaklaşırsanız sizin barış kelimelerinizden bir ciddiyet bulmaz. ''Orda ölen çocuklar benim de çocuklarımdır, benim de kardeşimdir'' demedikçe barış sürecinin samimiyeti sorgulanır. 

(BDP ve DTK bu soykırıma gerçek anlamda dur demek istiyorsa ve yine gerçek anlamda Kürtlerin barışçıl sesini bütün dünyaya haykırmak istiyorsa daha ciddi ve daha radikal girişimlerde bulunması lazım. Newroz’da  iki milyona yakın halkı bir araya getirebiliyorsan ve bu soykırıma karşı Amed’de gene milyonları bir araya getirip, Suriye’de yaşanan vahşeti sonlandırmak için ciddi bir tavır sergilemiyorsan bu senin eksikliğinin olmadığını göstermez.)

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.