Gerillanın barışı

22.03.2013 14:55:38
A+ A-

 

Dün Amed Newrozu'nda Abdullah Öcalan'ın mektubu okundu... Öcalan; mektubunda PKK'li militanların sınır dışına çekilmesi gerektiğini, artık silahların değil siyasetin konuşulacağı yeni bir sürecin başladığını dile getirdi. Bu durum Türkiye'de ve dünyada çok büyük ses getirdi. Bugüne kadar Newroz başta olmak üzere Kürt hareketinin eylemselliklerine sansür uygulayan egemen medya; dün Amed Newrozu^nu ana gündemine almıştı. Bu medya-iktidar ilişkileri konusunda çok önemli bir argüman oldu. Bir nevi iktidarın gör dediğini gören bir egemen medya anlayışının olduğu dün apaçık ortaya çıktı. Yazıyı fazla dağıtmadan anlatmak istediğim konuya değinmek istiyorum... 

Dün Amed Newrozu'ndaki bu çağrı ve bu çağrıya olan yaklaşım aslında toplumun barışa ne kadar da ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Ama toplumun "barış" bilgisi biraz zayıf galiba. Bir nevi Newroz'da dile getirilen barışa "Nevrotik" bir yaklaşım var bence. Erdoğan ve Öcalan milyonların algılarını etkileyebilecek iki önemli figür. Onların yaklaşımları, direk etkiledikleri insanların yaklaşımları olabiliyor. Ama sonuçta ikisinin yaklaşımları tepeden olan yaklaşımlar...

İşte tam da burada Metin Yeğin'in "Gerilla'nın Barışı"ndan bahsetmek istiyorum. Metin Yeğin'i modern zamanların bir gezgini olarak tanımlarsak yerinde olacak galiba. Özellikle Latin Amerika başta olmak üzere dünyada ötekileştirilenlerin hep yanında olan Metin Yeğin 2010 yılında Tarem Yayınları'ndan çıkan "Gerillanın Barışı" adlı kitabı için, "20 yıl yaptığım incelemelerin bir düşümü" tanımında bulunuyor. Metin Yeğin bu kitabında El-Salvador, Guatemala ve Meksika'daki barış ve ateşkes süreçlerini çok iyi bir şekilde anlatıyor. Süreçlerin ana aktörlerine yapılan röportajlardan oluşuyor. 

Metin Yeğin "barış" için şunları söylüyor: "Barışı yaşayanları, bu barışın ne halde geldiğini anlamak için El Salvador ve Guatemala'ya gittim. Çalışma alanım uzun süredir Meksika'da. Dolayısıyla bu kitabın çıkış sebebi bizde açılım adı altındaki barış sürecinin hangi durumlara geldiği ve nerelere doğru sürükleneceği sorusuydu. Dolayısıyla kitabın tamamı da Guatemala, El Salvador ve Meksika'daki barış süreçlerini işliyor.

Guatemala, El Salvador ve Meksika'daki barış süreçlerini anlatan Metin Yeğin, gerillaların anlaşmalar yapıldıktan sonra silah bıraktığına dikkat çekiyor, "Dünyanın hiçbir yerinde gerillaya 'sen önce gel silahı bırak, ondan sonra anlaşma yap' diye bir şey olmaz zaten" diyor.

 

Yeğin, ancak barışın ardından ölümlerin devam ettiğini belirterek, şöyle konuşuyor: "Eşitlik, özgürlük, adalet olmadan barış olabilir mi? Toprak reformu yapmadan barış olabilir mi? Gizli örgütler lağvediliyor, paramiliter kuvvetler dağıtılıyor, ordudaki görevli sayısı azaltılıyor. Böyle bir antlaşmaya kâğıt üzerinde baktığınızda barışın sürdürülebilirliğine inanıyorsunuz. Ama pratikte böyle olmuyor. Yaşam böyle yürümüyor, başka türlü işliyor."

Yeğin, hükümetlerin barışı inşa edeceğine inanmadığını dile getiriyor, "Biz barışı aşağıdan doğru inşa etmek zorundayız" diyor.

"Biz barışı aşağıdan doğru inşa etmek zorundayız" sözü çok önemli... Çünkü, silahların sustuğu bir ortamı barış ortamı olarak kabullenmek çok eksik bir yaklaşım olur. Barış'ı gelmez; barış inşa edilir. Çünkü barış ekonomik, sosyal, politik ve kültürel bir meseledir. Öcalan dün okunan mektubunda bu duruma değinmişti zaten. 

Bu kitabı bir kez daha hatırlatmak istedim. Çünkü bu topraklarda barışı inşa ederken, dünyadaki deneyimlere bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum. 

Kitabın arka kapak yazısı kitabı çok iyi anlatıyor zaten: 

"Dünyanın sokakları"ndan getirdiği öykülerle topraksız köylülerin, işçilerin, halkların mücadelesini anlatan Metin Yeğin bu kez savaşın izlerinde barışı arıyor. El Salvador, Guatemala ve Meksika’da gerilla mücadelelerinden sonra yapılan ateşkesler ve barış anlaşmalarının sonuçlarını değerlendiriyor. Uzun yıllar gerilla mücadelesi verilen ülkelerde "barış" imzalanmasından sonra yaşananları eski gerillalara, kadınlara, kimlik mücadelesi veren halklara soruyor. Türkiye'nin barışa olan ihtiyacı kuşku götürmez bir gerçek, asıl mesele barışın nasıl gerçekleşeceği. "Gerillanın Barışı", nasıl bir barışa ihtiyaç duyulduğunu, barışın nasıl sağlanabileceğini, barıştan sonra yeni bir toplumun nasıl inşa edilebileceğini yaşanmış örnekler ve mücadeleler üzerinden irdeliyor"

 

Gerillanın Barışı Kitap+DVD
(El Salvador - Guatemala - Meksika / Barış ve Ateşkes Süreci)
Metin Yeğin
Tarem Yayınları / Siyaset Dizisi

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.