Gölge etmeyin, yeter

06.04.2013 08:47:24
A+ A-

 

"Başbakan, ihanet sürecini kabullendirebilmek için artistleri, dönekleri, bölücüleri, terörist stepnelerini, yandaşları, menfaatperestleri, batı beslemelerini seferber etmiştir." Devlet Bahçeli
 
Başbakan barış için azılı katilleri bile seferber etse bence sakıncası yok. Belki onların ikna edebileceği tek bir kişi, barışa tek bir adım olur.
 
Seçilen akil insanlardan ben memnun değilim. Okuduğum kadarıyla öyle aman aman mennun olan pek kimse de yok. Hele hele Akit'den akil çıkaran iradeye ne desem azdır. Lakin, benim duyunca sinire kesitiğim insanlar, eğer barış için birer adım olacaksa, eyvallah, yine bence sakıncası yok. Yeter ki kan dursun, yeter ki şu memleketin dağına ovasına, denizine kıyısına artık bahar gelsin. Gerçekten yeni bir başlangıç olsun.
 
Ha ama diyorsanız ki, barış bizi bozar.. işte onu bilemem. Diyorsanız ki, barış gelir ama biz barışa gitmeyiz, onu da bilemem. Siz kanla mı besleniyordunuz? Sizin gıdanız savaş mıydı, sizin soluğunuz acı mıydı, yıkım mıydı? Eğer öyleyse bu çıkışlarınız (bu hakaretleriniz) bir anlam taşıyor, bir karşılığı var, çelişki yok.
 
Hayır değil diyorsanız.. siz ne diyorsunuz o zaman?
 
İnsanlara hakaret etmeniz, aslında bu aralar yaptığınız en zararsız şey. "Vur de vuralım, öl de ölelim" diyenlere "onun da sırası gelecek" demiştiniz. Hatta tepkiler üzerine, sözlerinizin arkasında olduğunuzu belirtmiştiniz. Şimdi bunları yanyana getirince ortaya hiç de güzel bir manzara çıkmıyor, bilmem farkında mısınız?
 
İhanetle, döneklikle, menfaatçilikle, bölücülükle, terörist stepnesi olmakla ve çok garip bi şekilde artistlikle suçladığınız insanlar, sizin için "vur de vuralım" emri bekleyen güruhun menziline girmiştir artık. 
 
Ne diyorsunuz siz?
 
Ben bu ülkede barış istiyorum MHP. Bir tarafın diğerini "kardeşim" diye diye ezip yok ettiği bir barış değil, ırkçılık ve/veya ümmetçilik temeline kurulup oturmuş rezil bir barış değil, ayrımsız, ayrıcalıksız, sadece ve sadece yaşama değer veren, doğaya, insana ve havayı suyu paylaştığımız her canlıya değer veren bir barış istiyorum.
 
Bu yol uzun, çok da zor biliyorum, hele ki bu ülkede. Ama tek bir adım olsun atacak, tek bir hayır olsun işleyecek, herkes yoldaşımdır. Gölge etmeyin, başka ihsan gerekmez.


YORUMLAR

Alışkanlık... -

'Sağ'ın alışkanlığıdır hedef göstermek... Yaparlar arada. Ayrıca ne beklenildiğini de anlamış değilim, sloganı eleştirme, partilerin duruşunu eleştirme, ne yazılsın, ne söylensin istersiniz? Siz karar verin, ona göre düşünelim bari...

1 4
Dağıtımcı yazarımıza, -

Hazır eliniz değmişken şunu da MHP teşkilatına dağıtıverin lütfen: "İnsanlara hakaret ederek 'vur de vuralım' elemanlarının hedef tahtasına yerleştirmek, 'süreçle ilgili yorum yapmak' değildir. Sadece ve sadece 'hakaret ederek hedef göstermek'tir. Bu durumda, size 'gölge etmeyin, yeter' denebilir, dellenmeyin. Bilgilerinize, teşekkür ederim. İmza, Barış elçisi Dila."

0 6
'Ümmet' niye anıldı? -

Irkçılık yanısıra ümmetçilik de yazara göre "rezil bir barış"ın temelidir ancak. Bu kanaatte yazar. Peki bu ülkede Kürt kökenli vatandaşlarımız da, Kürt kökenli olmayan vatandaşlarımızın çok büyük çoğunluğu da Müslüman değil mi? Her Müslüman, hangi ülkeden olursa olsun İslâm veya Muhammed ümmetinin bir mensubu değil mi? Yani 'ümmet' kavramı Müslümanın reddedeceği, kötü bulacağı bir kavram olabilir mi? Dinle alâkası olmayanlar kötü bulabilirler onu, ama dindarlar veya dindar olmasa da kendini mümin ve Müslüman bilenler ümmetin anlamını bilirler ve kendilerini Muhammed ümmetinden sayarlar. Ama ırkçılığın İslâmda yeri yok. Hem Kürt kökenli hem de Kürt kökenli olmayan vatandaşların büyük çoğunluğu Müslüman olduğuna göre, en azından aynı ümmetin mensupları olmak barış için birleştirici bir unsur olarak avantajdır. Ayrıca Kürt kökenli vatandaşlarımıza reva görülen zulümler vatandaşlar arası ilişkilerden doğmamıştır. Devleti temsîlen, birilerince yapılan haksızlıklar değil midir onlar?

5 2
Başbakan'ı suçlayanlara bakış -

"Ülkemizde kim kimler tarafından ne ile suçlanıyor?" sorusunda 'kim' ve 'kimler' kelimelerinin yerlerine somut(müşahhas) örnekler koysak tuhaf durumlar ortaya çıkar. Sözgelimi 'kim' yerine Başbakan Tayyip Erdoğan'ı, 'kimler' yerine de MHP câmiasını temsîlen Devlet Bahçeli'yi koysak Başbakan'ın ona göre ihanet sürecini kabullendirebilmek için artistleri, dönekleri, bölücüleri, terörist stepnelerini, yandaşları, menfaatperestleri,batı beslemelerini seferber ettiğini öğreneceğiz. Bu ne demektir? Başbakan, Bahçeli'nin saydığı topluluklara yakın ve onlar üzerinde etkili demektir. Bahçeli böyle düşünüyor. Peki tam aksini düşünenler yok mu bu ülkede? Yani, 'yandaşlar'ı ve 'menfaatperestler'i, hadi bir de 'dönekler'i dışta bırakırsak, diğerlerine Başkbakan'ın iyi gözle bakmadığını söyleyenler, dolayısıyla onu suçlayanlar yok mu? İşte tuhaf durumlar dediğim bu. Paradoks gibi görünen bu durumun yazar da farkındadır herhalde. Bir tuhaflık da bu yazıda Devlet Bahçeli'nin suçladığı Başbakan'ın masum(suçsuz) gibi durması, ona ilişilmemiş olması.

4 2
Barış elçisi yazarımıza! -

MHP'nin tüm yapılarına/teşkilatlarına yazınız dağıtıldı artık süreçle ilgili yorum yapmayacaklar.

9 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.