Her şeyi yeniden tanımlayalım kavgamız bitsin!

08.03.2013 11:46:31
A+ A-

Türkiye büyür!? 

Türkiye bölünür!?

Türklük vurgulanmalı!?

Kürtlük tanınmalı!?

Sizce bu cümleler nasıl bir ruh halinin göstergesidir?

Belki niyet okuma diyeceksiniz belki de su-i zan. İkisinde de haklı olabilirsiniz. Ancak ben bunlara benzer cümlelerin arkasında nasıl bir ruh halinin yattığını anlamaya çalışacağım. 

Sorarım size:

Memleketin her tarafında kan akıyor ama bir yandan da Türkiye büyüyor olsa memnun mu olursunuz mahzun mu?

Bir de şunu soralım:

Türkiye hiç büyümüyor ve yerinde sayıyor ama insanların hak ve özgürlükler konusunda bir sorunu yok. Memnun mu mahzun mu olursunuz?

Ülkemiz büyüsün. İnsanlarımız hep memnun olsun. Eyvallah!

Lakin günümüz dünyasında sizce yukarıdaki kaygıların bir anlamı olacak mı? 

Yani şunu diyorum: Dünyanın bu hızlı değişimi anlayışlarımız noktasında bir değişiklik getirmeyecek mi? Dünya üzerinde kullandığımız her türlü kavramın yeniden tanımlanmasının zamanı gelmedi mi sizce? 

Bence geldi.

Evet dünya artık yepyeni bir dünya. İletişimin hızlanması beraberinde her türlü sınırı aşmayı getirdi. Artık insanlar herhangi birşeyin sınırını tanımıyor, kabul etmiyor. Yıllar öncesinde görmediğiniz, duymadığınız, daha ülkeniz tarafından keşfedilmemiş olan pek çok yer, birçok insan, bir sürü şey olabilirdi. Ancak artık öyle birşey yok. Oturduğum yerden bu yazıyı yazdığım bilgisayardan dünyanın her tarafına, benim için dünyayı arayıp taramış olan Google veya Yandex gibi bir arama motoru sayesinde gidebilir, görebilir, hakkında bilgi sahibi olabilirim. Dahası gittiğim yerlerde yaşayan insanlarla iletişim kurabilir, hoşuma giden onların yaşadığı hayat tarzlarını benimsyebilir, kendiminmiş gibi sahiplenebilirim. 

Şimdi söyler misiniz bana: Hal böye iken bir kişi ya da gurubun çoğrafya ve etnoloji terimleri ile yaptığı tanımlamalar ne kadar geçerli olabilir? 

Bana sorarsanız artık tanımlamalarımızı aşağıdaki listeye göre yapacağız:

- Milli değil milletler üstü,

- Belli bir bölgeyle değil dünyayı içine alan,

- Sınırları değil sınırsızlığı doğru kabul eden,

- Süzgeçleri, kalıpları değil dipsiz, şekilsiz kavramları kullanan

tanımlamalar gerekiyor.

Kavramları bu şekilde tanımladığımızda yukarıdaki endişelerin de bir anlamı kalmayacaktır. 

Türkiye büyüyecekse herkes için, tüm dünya insanları için büyüyecek. Türkiyenin bin parçaya bölünmesi de kimsenin umurunda olmayacak. Çünkü dünya bizim.

Kürt de Türk de demenize gerek kalmayacak çünkü milletlerin hepsi birleşip insan milletini oluşturmuş olacak. 

Kan akmasın da büyüse de olur büyümese de denilecek. Ruhen özgür olalım, açlıktan ölen olmasın da İphone'numuz olsa da olmasa da olur denilecek. 

En başta söylediğim cümlelerin arkasında yatan ruh hali işte bunun tam tersi: Türkiye bölünmesin kan akarsa aksın der. Türkiye büyüsün de masrafın lafı olmaz der. Türk diyelim de başkalarının nasıl bir ruh haline girdiğinin hiç önemi yok der. Kürt tanınsın da çekilen acılar bir daha çekilir der. 

Sizi bilmem ama ben bu ruh halini taşıyan insanlardan bıktım.

Bu yüzden de tüm alan uzmanlarını bütün kavramları yeniden tanımlamaya davet ediyorum. Kalemin, defterin, çöpün, çekirdeğin, çekirgenin, siyasetin, toplumun, milletin, türkün, kürdün, lazın, noktanın, virgülün, bilgisayarın, uzatmanın, kavramın, tanımın, tekniğin, fiziğin, gölün, çiçeğin, böceğin, herşeyin, hepsinin tanımını yeniden yapalım. Emin olun bu İsrail-Arap kavgasını da Kürt sorununu da, emperyalist- sosyalist tartışmasını da  çözer. 

Yeni tanımlarla buluşmak dileğiyle, iyi tatiller...



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.