Hitler ve Almanya

20.05.2013 23:00:58
A+ A-

 

Nazi Almanyası ülkenin 1933-1945 yılları arasında Hitler'in başını çektiği Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi tarafından yönetildiği dönemdir. 

Ülke söz konusu dönemde tek parti rejimine dayanan diktatörlükle yönetilir. Üçüncü Reich dönemi olarak da bilinir. Hitler'e göre, Kutsal Roma Germen İmparatorluğu Birinci Reich, Bismarck'in 1871'den 1919'a kadar devam eden Alman İmparatorluğu ise İkinci Reich idi.

Almanya'da 1933 yılının Ocak ayında, komünistlerin bir genel grevle tüm ekonomiyi işlemez hale getirerek  “devrimci bir durum” yaratacakları ya da ülkede iç savaş çıkacağı konusundaki endişeler o derece derinleşir ki, Cumhurbaşkanı  Hindenburg, Hitler’i, Katolik Merkez Partisi’yle bir koalisyon kurarak istikrarlı bir hükümet kuracağı umuduyla başbakan olarak atar.

Ancak, Katolik Merkez Partisi’yle bir anlaşma sağlanamaz. Nasyonel Sosyalist olmayan milliyetçi partilerin de desteğini alan Hitler, ülkeyi yeniden bir genel seçime götürür. Hükümette oldukları için devletin tüm olanaklarını kullanan bir seçim kampanyası yürütülür. Öte yandan Hitler, hiçbir şekilde ulusalcı bir sosyalist olmadığını, gerçekte ne olduğunu çok net bir şekilde, gereken yerlere anlatır. Bu seçim kampanyası sırasında endüstri, finans ve sigorta devlerinden büyük miktarda mali destek sağlar.

Seçimlerin hemen ertesinde parlamentodan bir “yetki kanunu” çıkarılır. Bu kanun, Reichstag’in tüm yetkilerini dört yıl süre ile kabineye devreder, ve çalışmalarına bu süre için ara verir.

Ancak böyle bir kanun için parlamentoda üçte iki çoğunluk kararı gerekmektedir. Bu çoğunluk kararının nasıl sağlandığı Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi tutanaklarına da geçmiştir. Oylamanın yapılacağı gün parlamento SA tarafından kuşatılmış, bazı sosyal demokrat parlamenterler içeri alınmaz. Zaten 81 komünist parlamenter de seçimlerden önce göz altına alınır.

23 Mart 1933 günkü parlamento oturumunda “Halkta ve İmparatorlukta Sıkıntının Kaldırılmasına Dair Kanun” (Gesetz zur Behebung der Not von Volk und Reich) adındaki yetki tasarısı kabul edilmiştir.

Bu kararnameyle yürütme ve yaşama erklerini eline almıştır. Hemen ardından diğer partileri yasaklar. Büyük bir propaganda faaliyeti yürüterek ve olağanüstü hitabet ve ikna kabiliyetini kullanarak bütün Alman halkını nasyonel sosyalizmin bayrağı altında birleştirir. Kendisini, Almanların yanılmaz büyük lideri ilan eder ve halkı da buna inandırır. Bundan sonra Alman halkı ölümüne kadar Hitler'in peşinden gider.

 
 

Halka, ülkeyi içinde bulunduğu durumdan kurtaracağına söz verir ve bu yolda çalışmalarına başlar. Almanya'da aşırı artış gösteren işsizliği savaş hazırlığı için kullanarak, iş sahası oluşturur. Ülke genelinde büyük otobanlar inşa ettirir. Ülke genelinde yapılan klasik ve modern tarzın karşımı binalar, yeni bir medeniyetin simgesi olarak inşa edilen gösterişli yapılar, sağlıklı ve dinamik insanları temsil eden heykeller ve daha bir çok şeyle birlikte halkın ekonomik ve sosyal refaha kavuşması, Almanya'nın bir süper güç haline gelmesi bu dönemde gerçekleşir.

Alman ekonomisinin canlandırılmasının ardından Hitler, izleyeceği dış politikanın temelini oluşturan askeri stratejisini hayata geçirmeye yönelir. Bu stratejinin ilk adımında Alman kara, deniz ve hava kuvvetlerinin, Versay Barış Antlaşması'yla getirilen sınırlamalardan kurtulmasını sağlar. Bunun sonucunda büyük tonajlı savaş gemileri ve denizaltı, zırhlı kara savaş araçları üretimine geçilir, kara ordusunun mevcudu artırılır.

Yönetimde kaldığı süreçte Fransa, İngiltere, Polonya, Rusya, Belçika gibi hemen bütün Avrupa ülkeleriyle savaşa girişen Hitler döneminde tabiri caizse taş üstünde taş bırakmaz. 

II. Dünya Savaşı esnasında Almanya, müttefiki olan İtalya ve Japonya'nın da cephede gerilemeye başlamasıyla işgal ettiği toprakları kaybetmeye başlar. 1945 yılına gelindiğinde yenilgi kesinleşir. Savaş sonucunda Almanya'nın yenilgisini gören Hitler ümitsizliğin iyice artması üzerine 30 Nisan 1945'te Berlin'de eşi Eva Braun'la birlikte aynı anda siyanür hapı içip, önce Eva Braun'u sonra da kendisini bir tabancayla vurarak intihar eder. Kendi isteğiyle  benzinle cesetleri yakılır.

8 Mayıs 1945 tarihinde Almanya'nın Müttefikler'e resmen teslim olmasıyla Büyük Alman İmparatorluğu tarihe karışır.

Fromm'un psikolojik çözümlemelerinin en büyük konularından birisi olan Hitler'in en dikkat çeken özelliği surat ifadesidir. Özellikle bıyığının şekliyle zamanının kişileri tarafından çokça taklit edilen Hitler aslında bir nekrofilidir. Nekrofili hastaları ölülerle cinsel ilişkiye girmeye heveslilerdir. Aynı zamanda tuvalet koklamayı severler. Buruşuk olan yüz ifadesine baktığınızda kendisinin aslında o koklama anında sanki donmuş kalmış gibi kalan suratı ölüme ve öldürmeye karşı olan tutkusunun çok net bir ifadesidir. Kısacası Hitler bir ölücüdür. 

Hitler bütün önemli toplantılarını insanların en yorgun olduğu saatler olan akşam saatlerinde yapar. Gür sesiyle barım barım bağırır. Çok uzun süren toplantılarla onları bezdirerek son derece kritik olan oylamalarda tamamen kendi istediği sonuçları alır. Kurduğu ordularıyla hemen her tarafta müttefikleriyle birlikte savaşa girer. Özellikle toplama kamplarında çalıştırdığı sadece Yahudi inancındaki Almanların değil, savaş esiri olan diğer ülkelerin askerlerinin, Nazi rejimi karşıtı olan Sosyalistler, komünistler, anarşistler ve aydınların emekleriyle Polonya ve Doğu Avrupa'da maden ocaklarında değerli maden ve kömür arayışına girişir. Hastalıklı ve ölümcül durumda olanları gaz odalarında öldürüp sabun yapar. Bugün Alman markası olan çok sayıdaki temizlik ve güzellik markası gelişimlerini buradan başlatmışlardır.

 
 

En büyük hatası ise savaşa başladıktan sonra İngiliz sivil gemilerinin yanında Amerikan gemilerini de Atlas Okyanusu’nda batırması olacaktır. Bu hareketi ona sonun başlangıcını getirecektir. U boat adı verilen küçük Alman Denizaltıları İngilizlerin o dönemdeki bütün sansür ve olayı örtbas çalışmalarına rağmen 2000 civarında irili ufaklı İngiliz sivil gemisini sulara gömer. Hatta geçtiğimiz yıllar içerisinde Keywest açıklarında Florida'da batık bir U Boat bulunması aslında Hitler'in nereye kadar açılabildiğine sonradan tanıklık edilmesini sağlar. 

Henry Ford Alman Daimler Benz firmasına üstün başarı nişanı takarken aslında 2. Dünya savaşının sadece maddi kaynakların kullanımı ve paylaşılmasının ardındaki nedenlerin yattığı bilinmektedir. Sözkonusu ekonomik nedenlerden en önemlisi aslında Almanya'ya sahip olduğu silahların büyük çoğunluğunu satan ABD şirketinin aslında Bush'un dedesi olduğunu çoğu kişi bilmiyordur. Konuyla ilgili orjinal makaleye şu linkten ulaşılabilir http://www.guardian.co.uk/world/2004/sep/25/usa.secondworldwar

Ya da çok beğenerek aldığımız o büyük Alman marka otomobillerinden olan BMW'nin aslında Nazi dönemi sırasında 50.000 köleyi kullanarak yükselişini yaptığını mı söylemek gerekir?

http://www.dailymail.co.uk/news/article-2042405/Family-dynasty-BMW-admits-using-50-000-slave-labourers-Nazi-era.html

IBM'in aslında Nazi Almanyasının en büyük ticari ortaklarından birisi olduğunu ve Nazi yükselişinin ABD şirketleri tarafından desteklendiğini çok az kişi bilir.

http://en.wikipedia.org/wiki/IBM_and_the_Holocaust

 
 

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti ya da AKP) 2001 yılında Erdoğan'ın kurucu başkanlığında kurulan siyasî partidir. Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması "AK Parti" olmakla birlikte. Amblemi sarı ve siyah renklerden oluşan ampuldür. Aydınlanmayı ifade eden ampul sembolü düğmeden yönlendirilip elektriğe asıl sahip olan o düğmeyi çevirecek elin kendisine verdiği kadar özgürlük ve adalet yaklaşımına sahiptir. Partinin kendini Ortadoğu'daki padişahlık payesinde görmeyi çok seven İstanbul Kasımpaşa'da büyümüş en tepe yöneticisi partisinin siyasi yelpazedeki yerinin muhafazakâr demokratlık olduğunu belirtir. Kurucuları ve önde gelen isimlerinden bir bölümü, eski Fazilet Partisi’ne yakın ya da Fazilet Partisi kadrosundan olup, bu partinin kapatılmasından sonra kurulan ve devam niteliğine sahip olduğu kabul edilen Saadet Partisine katılmayanlardır. Gerek kuruluştaki, gerekse sonraki dönemlerdeki kadroları değişik parti ve siyasi görüşlerden pek çok adı barındırmıştır. Fazilet Partisi’nin veya ilgili siyasi geleneğin bir uzantısı olarak gösterilmesine şiddetle karşı çıkılmıştır. 2001'den itibaren katıldığı tüm seçimlerden birinci olarak çıkan partinin adayı cumhurbaşkanı seçilmiş ve halen bu görevi yürütmektedir. Bu dönemde hakkında açılan kapatma davası da Anayasa Mahkemesi'nce reddedilmiştir. Yargı faaliyetlerini oluşturan kurumların hemen hemen tamamını ele geçiren parti ve yönetim kendisine 2023'e kadar yerinde kalma hedefini koymuştur. Bunu kime veya neye güvenerek yaptığı tam belli olmasa da icraatlarını biraz gözden geçirdiğimiz takdirde anlayabileceğimiz kadarıyla bazı dikkate değer noktalar yakalayabileceğimizden emin olabiliriz.

 

-Söz konusu parti döneminde herkes başbakanını çok sever ve bıyık bırakır. Genel başkanının  bıyık şekli düşük eğitimli ve okumayı pek de sevmeyen halk kitleleri arasında moda olur.

-Büyük yayın organlarının tamamı iktidarın yaptıklarını övmekle yükümlüdür. İktidarı eleştiren gazeteci ve düşünce insanlarının tamamı bir şekilde hapisle veya soruşturmayla karşı karşıya gelir. 

-Ülkenin değişik yerlerinde en kalabalık noktalar da dahil olmak üzere hemen her yerde her 2 senede bir patlamalar meydana gelir ve yüzlerce insan canından olur. Ancak iktidar bu konularla ilgili durmaksızın muhalefeti suçlar. Medyayı konuyu yazmaması gerektiği ile ilgili uyarır. Yazacak olursa kapatma ve tutuklamalara varan ağır yaptırımlarla karşı karşıya bırakır.

-Irak'a girecek müttefik orduları meclisteki diğer partilerin üyelerinin oylarının zorlamasıyla Türkiye'den geçmemesi gerekirken Gaziantep başta olmak üzere Güneydoğu illerinin tamamı müttefik askerlerinin geçiş noktaları haline gelir. Irak'a girdikleri tarihten sonra söz konusu partinin  müttefiki olan askerler ülkeden 1.500.000 insanı öldürür. Büyük çoğunluğunu da hapishanelerde cinsel istismarla aşağılayarak öldürülürler. 

-Halen devam etmekte olan Suriye ile savaşta uluslararası gözlemcilere göre 2013 yılı başlangıcına kadar 70.000 insan son derece aşağılayıcı şekilde öldürülür. Bahreyn, Katar, Suudlar ve İsrail'le işbirliği yapan söz konusu parti yer yer Türk askerini de bölgeye konuşlandırarak şansını dener. Yetmez üye olduğu askeri birlik olan NATO’nun askerlerini kendi topraklarına getirir ve nereyi hedef aldığı tam da belli olmayan füzeleri kendi toprağına konuşlandırır. Hiçbir analist söz konusu yabancı ülke askerinin kendi toprağında ne yaptığının ve hedefinin İran mı, Ankara mı yoksa Suriye mi olduğundan emin değildir.

-Suriye'ye bomba atan İsrail uçaklarının her bombasının düşüşünde Allahüekber diyen ÖSO üyelerini silahlandırmak için sürekli destek arar. Bazen Avrupa'da bazen de dünyanın değişik bölgelerinde savaşı sürdürmek ve devlet başkanı olan Alevi adamı yok etmek için girişimlerde bulunur.  

-Söz konusu parti döneminde ülkeden çıkan gemilerden bisküvi paketlerini açmak veya aramak hiçbir güvenlik veya gümrük görevlisinin aklına gelmez. Aslında o paketlerin içerisinde silahlar vardır. Herkesin bildiği üzere silahlar ve savaşlar hep üzerine düştükleri insanları özgürleştirmek için kullanılırlar. 

 

- Yüksek yargıdan en basit yargı görevlisine kadar hemen hemen herkesin görev yeri değiştirilir. Öğretmen ve devlet memuru atamalarında cemaat ve parti tarafında olmayanın ve teşkilattan gelmeyenin bir yerlere gelmesi imkansızlaşır. 

-Alevilerin ibadetleri inanç değildir. İslam inancına göre camiden başka kabul edilebilir bir ibadet yeri yoktur parti döneminde. Ülke nüfusuna her 800 kişiye 1 tane cami düşecek kadar cami yapılır dönemde. Her caminin din görevlisinin aylığını ibadetini saymadığı Alevilerden de alarak topladığı vergilerden verir. Gariptir ki açılan Kilise ve Sinagog sayısı artar aynı dönemde. Alevi köylerine temel ihtiyaç olan şu gitmemektedir ama cami yapılır ve imam atanır.

-Yenilmesi haram olan domuz etinin kesimine yüzlerce yılda ilk defa aynı hükümet döneminde yasayla izin verilir. 

-Diaspora ile girilen yakın ilişkiler dolayısıyla Ermenistan işgali altında olan toprakları dolayısıyla Azerbaycan'la diş dişe gelinir. Suriye olan durum ortadadır. Sürekli İsrail'le bazen kapalı kapılar ardında bazen de gizliden girilen ilişkiler dolayısıyla İran'la da düşmanca itişmeler yaşanır. Balkanlar'da Yugoslavya'dan ayrılmış minik devletlerin her birisi ile ayrı ayrı kargaşalara yol açılır. Irak'ın devrik liderinin kafası koparılarak öldürülmesi dünyaya izletilir. Libya'da aynı durum ülkenin iç kesimlerine gelişim ve şu götürmeye çalışan devrik liderin başına gelir ve bilin bakalım söz konusu iktidar kimi destekler. Özgürlüğü şüphesiz. Mısır'ın kargaşası bitmeyecek şekilde başlamıştır ve Tahrir (Özgürlük) Meydanı genelde kanlı çatışmaların meydanı haline gelir. Uzantısı ve desteklediği parti olan Müslüman Kardeşler tam bir baskıcı rejim kurar. Afrika'da 500.000 kişinin ölümünden sorumlu olan El Beşir'e kucak açar. 

-40.000'den fazla insanın ölümüne neden olan terörü bitirme adı altında öncelikle ikinci iktidar döneminde daha da şiddetlenerek ordu mensupları tutuklanır ve hapse atılırlar. Ardından İmralı süreci adı altında birileriyle gizli bazı konuşmalar yapılır. Halkın tam ne döndüğünden kesinlikle haberi yoktur. Medya hemen bütün haberleri manipülasyon sarmalıyla servis etmektedir. Arada halen bombalar patlamakta, sivil halk ve askerler canından olmakta, insansız hava araçları istenilen görüntüyü alıp istenileni silmektedir. Çocuklar para kazanıp ailelerine götürebilmek için eşek sırtında benzin taşımakta ve bombalarla can vermektedir.

 
 

Neo Osmanlıcılık hayaliyle başlayan yola çıkış neo kanlı diktaya dönüşmüş müdür? 

Her iki dönemin farkı mı daha çoktur yoksa ortak noktası mı? Hitler kaç kişinin ölümüne sebep olmuştur? Ya Stalin'le kıyaslama yapılırsa ne olur? Yapılanlar suç mudur? Uluslararası savaş suçları mahkemesinde yargılama yapılsa verilecek ceza ne olabilir? Herkes Nazi gibi hissetmek veya boyun eğmek zorunda mıdır? Bu türden bir itaatin nereye kadar gideceği beklenebilir? Değişimin doğru zamanı nedir?

Kaynaklar, Wikipedia, Guardian, Radikal, Cumhuriyet.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.