Kaba Dil ve Yumuşak Kaba Dil

22.02.2013 01:12:07
A+ A-

Bu ülkede bazı genel geçer ''kurallar'' var ve herkes ona ''uymak'' zorunda. Mesela diliniz kaba olmamalı, Türkçe konuşmalısınız, Türk olmalısınız, Sünni olmalısınız gibi gibi bir sürü kural var. Bu kuralları koyan bir ideoloji var ve ne yazık ki bu kuralları koyanlar hala askerler. Nasıl olsa kabul etmek zorundalar çünkü biz onlardan üstünüz. gibi bir mantıkla yaşadı bu insanlar ve ''üstün olmayanlar'' acı çektiler durmadan. Anayasa yaşadıkça onlar bir yerlerinden vuruldular, neresi olduğu önemli değildi. Dillerinden, dinlerinden, ırklarından vuruldular, mezheplerinden vuruldular. Bu alçakça ego bu ülkeyi bölmüştü sevgili okur. Türkiye Türklerindir kafası bu ülkeyi yıllarca paramparça etti ve Kürtlerin var olduğunu söylemek bölücülük oldu yıllarca. Onlar bu paradoksu yaşarken biz de hep barışı diledik. Yalnızca Türk-Kürt barışını değil, her kesimin barışını diledik. Kürt kökenlilerin dili yasaktı yıllarca, ben yaşımdan dolayı o dönemde neler yaşandı o kadar hatırlayamıyorum ancak şimdi geriye dönüp baktığımda o alçak ego bir halkı perişan etmişti. Aynı minvalde Ermeni kökenliler ve Rum kökenliler de varlıklarından dolayı aşağılandılar ve bu ülkenin kurucu ırklarının hışmına uğradılar. İlhan Selçuk'un annesini hatırlayalım. İlhan Selçuk annesinin Ermeni kökenli olmasını hep saklamıştı içinde bulunduğu ortam yüzünden. Rahmetli Mehmet Ali Birand'ı hatırlayalım, o da annesinin Kürt kökenli olmasını sakladı yıllarca. Böyle aşağılık bir ortamda hiç kimse gerçek kimliklerini açıklayamadı ve yıllarca herkes acı çekti, Türkler hariç. Kimlik sorunu büyüktü ancak bir de dil sorunu vardı. 

 

CHP Basın Sözcüsü Haluk Koç, geçen hafta Sinop ve Samsun'a giden BDP heyetindekilere ağır ve bir o kadar faşizan bir ifade kullandı. Bu ifade ile CHP, ırkçılıkta 2-0 öne geçmişti. Bkz. Birgül Ayman Güler. Haluk Koç'un BDP'liler hakkındaki ''kaba dilleriyle siyaset yapıyorlar'' ifadesi hem heyetin kişilik haklarına saldırıydı hem de faşizan bir eylemin bayraklığını yapan bir ifade olarak kayıtlara geçti. Bu ikinci facia ile CHP, bir kez daha MHP ile aynı safta ve sağcı bir parti olduğunu ortaya koydu. CHP, muhafazakar savım daha da kuvvetlenmiş oluyordu bu ikinci vak'a ile.

 

Sayın Haluk Koç, siz bu ifade ile nasıl bir dil kullanıyorsunuz peki? Bu kullandığınız ifadeler kibar bir dille yapılınca kabalık olmuyor mu? Kibar olunca kaba ifadeler örseleniyor mu? Hangi amacı benimseyerek bu barış ortamında marjinallik yapmaktasınız? Yapmayın. Sizin bu sözleriniz elbette bu barış ortamını sarsamaz. Çünkü siz siyasetçisiniz. Toplumun iradesiyle girilen bu barış ortamını sarsacak bir kuvvet yok sizde. Siz de bu toplumun seçimiyle oradasınız çünkü. Politize hareketleri toplum kendi içinden başlatır. Aşağıdan yukarı bir hareketle başlatır. Ama siz bunu da bilmezsiniz doğru. Çünkü siz ve sizden önceki kuşaklar, bu tür hareketleri yukarıdan aşağıya yapmışlardır. Bunu bilmeniz için toplumla iç içe olmanız gerekir ama bu fonksiyonlar sizde de yok o da doğru. 

 

Toplumdaki kaba ifadeler için de onlar adına ben özür dilerim Sayın Koç. Biz kabayız. Biz halkız çünkü. Kibar ifadelerle kaba sözler söylemeyiz biz. Biz kaba ifadelerle güzel sözler söyleriz. Biz böyleyiz.

 

Sizin örselemeye çalıştığınız Kürt kimliği ve Kürt siyaseti bugün size bir şeyler söylemeye çalışıyor. Bunun farkında mısınız? Bunları değer görüp takip ediyor musunuz? Ediyorsanız bu barış sözleriyle ilgili neler söylersiniz CHP olarak? 

 

Bunları anlatın bize. Milletvekillerini azarlamayı bırakın. Barışı istiyor musunuz? Yoksa Türkiye Türklerindir  kafasında mısınız?

 

90 yıldır asimilasyonla, kanla bu ülkeyi paramparça ettiniz. Bu toplumu yerle bir etmek için ordularınızı da kullandınız. Devriniz tükenince ele geçirdiğiniz mahkemeleri kullandınız. Onları kaybettiniz şimdi de ırkçılığa sarıldınız. Peki ırkçılık bu ülkede marjinal bir çizgiye inince ne yapacaksınız? Neye sarılacaksınız?

 

Kaba dille siyaset yapıyorlar diyerek o milletvekillerine dil öğretmenliği mi yapacaksınız siz? Bakınız sizin kimseye bir şey öğretme hakkınız yok. Size soracak değil kimse nasıl bir dil kullanarak siyaset yapacağını. Irkçılık, hüviyetinizde olan bir şey bunu bilmeyen yok ama içinizde yaşayın, içinizde yaşayın ki bu toplum daha da bu barıştan yana olsun.

 

Türkiye'de temsil ettiğiniz %25'lik bir kesimi de bu barışa hazırlamak bu toplumun hakkı. O yüzden bu işe siyasetçiler bakmasın artık.

 

Türkiye Türkiyelilerindir.

 

Bu barışı bu sözler ile istiyorum. Barışı, Türkiye için, bu toplum için istiyorum. 

 

 

 

 

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.