Kana doyamayanlar

24.03.2013 06:47:50
A+ A-

 

Cumhuriyet, kurulduğu günden beri bu ülkede farklı her sese tahammülsüz bir yapılanmadır.

Sırrı Süreyya Önder

 

Bu ülkede artık barış var diyebiliyoruz. Haksızlığın, ırkçılığın, ayrımcılığın olmadığı bir Türkiye var diyebiliyoruz. Kürt diyebiliyoruz. Abdullah Öcalan diyebiliyoruz. Türk'üm, Kürt'üm, Laz'ım, Gürcü'yüm, Yahudi'yim, Ermeni'yim diyebiliyoruz. Böyle bir Türkiye tahayyülü hayallerde saklıydı 10 yıl önce. Demokrasi böyle bir şey işte. Nasıl da istiyorduk bunu, bu ülkeyi 90 yıldır bölenleri kovmayı nasıl da istiyorduk. 21 Mart'ta bu toplum olarak başarıldı. Asıl bölücü olan Kemalist ideoloji ve onun mihrakları olan Türk milliyetçiliği, Türk Tarih Tezi vs. vs. artık tarih sahnesinin en derin saflarına gömülmüş ve demokrasi, aslolan yerine sahip olmuştur. Artık bayram zamanıdır, gülme zamanıdır.

Bazı kesimler ise yas tutmakta ve bu durumun kendileri için iyi olmayacağını bildiğinden barışa, dolayısıyla demokrasiye karşı çıkmakta ve kendi faşizmlerini yaşatamamanın üzüntüsü içerisindeler olsa gerek. Eğer bir ülkede tahammül sınırları üst düzeyde ise faşizmin, milliyetçiliğin ve uzantısı Kemalizm'in yaşaması biraz zordur. Hatta imkansızdır. Böyle bir durumda ancak bunları toprağın en derinine göndermemiz gerekirdi ki bunu toplum kendisi yapmıştır.

Heyecanlı olduğum kadar da umutluyum. Ben seviyorum ülkemi çünkü. Bu ülkeye faydalı olabilmek, insana faydalı olabilmek en büyük isteğim ve amacım. Bu ülkede bir takım kan seviciler var sayın okur.

Dünkü MHP'nin Bursa'da yaptığı mitingden bahsediyorum. Bu kan seviciler öyle fütursuzca konuşmalara sahipler ki, konuştukları cümle bile kendilerine ait değil. Düşünme fiilinden yoksun olan bu kan sevicilerin tek amaçlarının kendilerini yaşatmak için kan dökmek olduklarını cümle alem biliyor. Başka seslerden korkuyorlar mesela. Başka sesler çıkarsa kendi seslerinin kaybolacaklarını biliyorlar. Malum diyalog sosyal medyada çokça söyleniyor, tekrar hatırlatmaya mahal görmüyorum, ancak bu kan sevicilerin artık beslenme vakitleri bitmiştir. Artık bu kan seviciler açlıktan ölecekler ve bu zihin problemi de tarih sahnesindeki yerini almış olacak. Düşünce ve fiil eksenindeki amacın yalnızca kan olması gerçekten sorunlu bir insan psikolojisi barındırıyor. Saygı, dinleme tefekkürü, hoşgörü gibi, kan sevicilere aşina olmayan bir takım değerleri burada onlara hatırlatarak vakit kaybetmek istemiyorum, aslında bunları hatırlatmakta fayda var ancak dünkü mitingde yaşanan diyalog, buna gerek olmadığının bir kanıtıdır.

Devlet Bahçeli, ayrıca, PKK'nın silah bırakmayacağını ve bunun yalan olduğunu söyledi mitingde. Bir kez daha kana doymadıklarını fark ettim o konuşmayı dinlerken. Bu kadar kanı bu millet ne yapacaktı Allah aşkına? Alınlarına mı süreceklerdi, yoksa yollara saçıp gözdağı mı vereceklerdi? Bu ülkedeki tekçi zihnin nelere, hangi facialara mal olduğunu en çok onların bilmesi gerekirken, onlar aynı zamanda, bu tekçi zihniyetin kanla yaşatılacağının da farkındalar. Bundan bu kan seviciliği ve kana doyamama. PKK silahları bırakıyor ve MHP buna yalan diyor. Yani PKK silahları bırakmasın, oylar AKP'ye kaymasın derdindeler. Bu sözlerin altında bu psikoloji yatıyor. Bilmeyen mi var sevgili okur?

Barış umudu yerini buldu, kan seviciler de toplumdaki asıl yerini. Bu süreç ile ilgili olumsuz düşünenlerin, ilerde yine fakir çocukların ölmesini televizyonlarda küfrede küfrede izlemesi çok mu iyi olacak? Ne olacak? Fakir çocuklar ölürken sen yine aynı nidalarda bulunacaksın. Neden bu nidalar bitmesin ki? Neye karşısınız yani? Daha fazla kişi ölünce tatmin mi olacaksın? Yaşamaktan, yaşatmaktan mı korkuyorsun? Neden kendi içinde barışık, dış dünyada etkin bir Türkiye hayalin yok? Neden hala bir takım küçük hesaplarla yaşıyorsun? Yalnızca ırkçılık ve milliyetçilik yapamayacaksın diye mi bu nidalar? Kimse seni ve senin gibileri dinlemez, bunları anlamak için de bir düşünce dünyası gerekir, biat kültürüne aşina olmamak gerekir. Öyle değil mi sevgili okur?



YORUMLAR

Düşünmek ve Yazmak -

Eskiden de insanlar güzel düşünebiliyordu ama yazamıyordu. Çünkü yazmak çok tehlikeli bir iş idi. Artık insanların düşübdüğünü yazabilmesi, o yazıların serbestçe okunabilmesi "anlayana göre" ne büyük mutluluktur. Teşekkürler Eyüp Tekin...

0 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.