Kanunlarımız "Gezi"de mi?

17.07.2013 08:53:14
A+ A-

"Gezi Parkı" olayı ile alakalı belki de en hoşuma giden görüntüydü manşette ki fotoğraf. Oluş biçiminden ziyade görüntüsü, beni bu ülkede elbet bir gün "bahar"ın geleceğine inandırmaya yetmişti.

Gezi Parkı'nın bütün detayları konuşuldu. Tartışmaların, haberlerin ve köşe yazarlarının her çeşidine rastlanıldı. Farklı bir konunun bu bağlamda açığa çıkmasını bekledim fakat olmadı. "Kanunsuz ve Suç" kavramlarının bu kadar çok kullanıldığı bir ortamda, bu kavramların içinin dolu olup olmadığı konusunda kelamın ucunu açıyorum.

"2911 Kanun numaralı / Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu"nu, Gezi Parkı müdahalesinin ilk gününden itibaren bir hayli duyduk. Peki, bu kanunu okuyan oldu mu? Yoksa sadece, twitter hesabımızdan "Herkes, önceden izin almaksızın, bu Kanun hükümlerine göre silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir." maddesini mi paylaştık?

Kanunun maddeleri tek tek okunduğunda anlaşılıyor ki; "Ellerimizde karanfillerle önceden izin almadan yürüyüp (trafiği aksatmayacak şekilde vb.), bir parka oturup ve herhangi bir konu üzerine eylem veya açıklama da bulunduğumuz takdirde suç işliyoruz." Kanunun çıkış amacını bilmiyorum ama resmi gazetede yayımlandığı tarih "1983"

"Terörist değiliz biz."

Gezi Parkı eylemlerinde gözetim altına alınan birçok arkadaşın ağızından çıkan sözdü bu sanırım.

Günümüzde ülkelerin ortak bir "Terör" tanımı olmaması, bizim her an kanunen "Terörist" yaftası yememizi sağlayabilir.

"3713 Kanun numaralı / Terörle Mücadele Kanunu"nun 1.Maddesinde yer alan "Terör"; "baskı, cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemlerdir" şeklinde tanımlanıyor. Gezi Parkı Eylemleri ile alakalı olarak "…devlet otoritesini zaafa uğratmak" bölümü göz önüne alındığında, ne demek istediğim anlaşılabilir sanırım.

"…haydan gelen, huya gider."

Bizim kanunlarımıza göre, kanunlara uymuyor olarak görülüyoruz.

Kanun koyucuların hatası mı, yoksa bizim hatamız mı bilemeyeceğim. Çoğu kanun koyucuların ama çoğu bizim hatamız gibi aslında. Özeleştiri yapalım. Hangi kanuna uyuyoruz? Cevabınız "Kanun koyucular uymuyor ki kanunlara, ben uyayım" mı?

Kanunlarımız istediği kadar değişsin, dünyanın en özgür kanunları yer alsın bu topraklarda... Eğer ki; "vicdan" kelimesine yer yoksa bu bedenlerde, "haydan gelen huya gider."

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

* -

Oturun Mete Bey,sıfır.

8 8
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.