Karadeniz ve Kürt sorunu (1993 Sivas - 2013 Sinop)

20.02.2013 03:07:58
A+ A-

 

Kürt sorununda demokratik çözüm ve barış talebini anlatmak üzere pazar günü Karadeniz turuna çıkan (Halkların Demokratik Kongresi) HDK heyeti Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü, Levent Tüzel, Sırrı Süreyya Önder ve HDP eş başkanı Fatma Gök´ün içinde olduğu heyet Karadeniz turuna Çorum'da başladı.

Yıl 1993, Sivas.

Yıl 2013, Sinop.

Aradan tam 20 yıl geçti. Yirmi yıl önce 37 aydın, sanatçı gerici, ırkçı, milliyetçi faşistler tarafından Madımak Oteli'nde yanarak can verdiler.

Bugün ise Sinop öğretmen evinde Kürt milletvekilleri gerici, ırkçı ve Milliyetçi faşistler tarafından "Sinop´ta PKK´yi istemiyoruz" diyerek 200´ü aşkın kişi tarafından linç edilmek istendiler.

Gevşek davranan polislerin elinde ne bir gaz, ne de bir cop vardı. Polis değilmiş de sıradan bir insanmış gibi, kavga eden iki kişiyi ayırıyormuş gibi davranıyordu.

Kalabalık binleri bulsaydı ve ikinci bir Sivas vakası olsaydı ne olurdu? Sorumlusu olan AKP bunun altından nasıl kalkacaktı?

Göz ile görülen, 30 yıldır susmayan bir savaş süreci. 40 bin civarında ölü, bir halkın inkârı söz konusu. Yok sayılmış bir halkın uyanışı söz konusu. Tam 28 defa Kürt halkının mücadelesi bastırıldı ve dağıtıldı. 29. Kürt Halk mücadelesi Abdullah Öcalan´la var oldu. Barış ve özgürlük sürecinde Kürtleri bastırma, dağıtma zahmetine girmek isteyenler, bu defa bu Kürt özgürlük mücadelesinin önüne geçemeyeceklerdir. Halkın çoğunun barış istediği bir ülkede kendini bilmez bir kaç kişinin tekrar ortaya çıkması, süreci baltalama çabasını boşa çıkarmak da yine Kürtlere düşecektir.

Trabzon gezisini iptal eden HDK heyeti, barışa katkı sunduklarının bir göstergesi olarak büyüklük ettiler ve gezilerini ileriki bir tarihe ertelediler.

 

Başbakan Erdoğan: "BDP bölücü örgütün uzantısıdır"

 

Aslına inersek, yüzyılın sorunu çözüme gitme yerine her dönem gelen yeni hükümet sorunu saklamayı ve Kürtleri terörist ilan etmeyi tercih etmiştir. Türkiye´de yaşayan halkların gözünde, verdikleri özgürlük mücadelesi, başta Başbakanlar olmak üzere tüm devlet yetkilileri tarafından ötekileştirildi ve Kürtler hedef haline getirilmeye çalışıldı.

Türk polisi ve askeri tarafından işlenen olayları PKK ve Kürtlere mal ederek üçüncü sınıf vatandaş gösterme hedefini başararak, yandaş basın tarafından halka barış dili ile seslenme yerine, kin ve nefret söylemleri ile açıklamalarda bulunmuştur Başbakan Erdoğan.

Bugün "Bir milletvekili istediği yere gidebilmelidir" gibi açıklamalarda bulundu.

Başbakan ve Devlet Yetkililerin yaptıkları açıklamalara baktığımızda, Sinop ve Samsun gibi illerin ırkçılığın ve milliyetçiliğin aşılandığı yerler olduğu görülmektedir.

HDK-BDP gibi siyasi partilerin yüzyıldır çözülemeyen Kürt sorununa katkı için devlet ile Kürt halkın arasında yaptığı aracı rolünün üstlenmesine Başbakanın Deyimi "Terör örgütünün uzantısı" veya "İmralı ve Kandil talimatıyla hareket eden uzantı" söylemleri ister istemez halkın içerisinde sempati yerine kin ve nefreti aşılayarak antipati oluşturmaktır.

Bugün çok sıklıkla konuşulan başka bir deyim olan "Edirne´den Kars´a kadar, Güney´den Kuzey´e kadar hepimiz kardeşiz" söylemlerinin maalesef ki, yine yapmacık olduğu ortaya çıkmıştır.

Halkın temsilcileri Türkiye´nin dört bir yanına istediği gibi rahatlıkla girip çıkabilmelidir. MHP- AKP-CHP veya bir başka siyasi parti nasıl ki Diyarbakır, Batman, Mardin Dersim gibi yerlere rahat girebiliyorlarsa ve yaptıkları onca zulümlere karşı kimse sesini çıkarmıyorsa, HDK ve BDP gibi siyasi oluşumlar barış sürecini anlatmak ve halk ile toplantı gerçekleştirebilmek için Karadeniz, Akdeniz, Batı ve Doğu'ya, o rahatlıkla gidebilmeli.

 

 

Özcan Bozoğlu

20.02.2013

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

başarılı... -

çok iyi tespitler var...kaleminize sağlık

0 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.