Kilisede iftar yemeği ve beyaz kitap

04.08.2013 23:47:05
A+ A-

Tarih boyunca halklar kültürel deneyimlerini, düşüncelerini, değerlerini ve mallarını paylamış, bunu bazen sanat, bazen ticaret, bazen de, göç yoluyla, ama en önemlisi bu vesilelerle girdikleri diyalog yoluyla yapmışlardır.

Kültürlerarası diyalog bu bakımdan önemli bir role sahiptir. Böyle bir diyalog; etnik, dini, dilsel ve kültürel ayrım hatlarının oluşumunu önlemeye imkan tanır. Kültürlerarası diyalog, birlikte ilerlememizi, farklı kimliklerimizi yapıcı ve demokratik bir biçimde, ortak evrensel değerler temelinde ele almamızı sağlar.

Günümüz dünyasında yaşanan karışıklıkları göz önüne getirdiğimizde; dinler ve kültürlerarası diyalogun ne kadar önemli olduğu görülmektedir.

Avrupa Konseyi'nin birçok alanda olduğu gibi, Kültürlerarası Diyalog için geliştirdiği Beyaz Kitap; her bireyin başucunda bulundurması gereken bir yüzleşme belgesidir.

Beyaz Kitap; birlikte insanca yaşama koşullarının yaratılması için insanı kendiyle barışık tutmaya ve yüzleşmeye götürüyor.

Kültürlerarası diyalog, yalnızca belirli ön koşullar karşılandığında gelişip serpilebilir. Bunu sağlamak üzere Beyaz Kitap; kültürel çeşitliliğin demokratik bir şekilde yönetiminin pek çok yönden uyarlanması, demokratik vatandaşlık ve katılımın güçlendirilmesi, kültürlerarası bilgi birikiminin öğretilmesi ve öğrenilmesidir.

Beyaz Kitabın amaçları açısından, kültürlerarası diyalog, farklı etnik, kültürel, dini ve dilsel geçmişleri ve mirasları olan bireylerle gruplar arasında, karşılıklı anlayış ve saygı temelinde görüşlerin açık ve saygılı bir şekilde değişiminden oluşan bir süreç olarak anlaşılmaktadır.

Kültürlerarası diyalog, bir bireyin kendini ifade etme özgürlüğü ve yetisi yanında, başkalarının görüşlerini dinleme isteği ve kapasitesini gerektirir. Kültürlerarası diyalog, kültürel olarak çeşitlilik gösteren toplumların siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik entegrasyonu ve uyumuna katkıda bulunmaktadır.

Kültürlerarası diyalog, Eşitliği, insan onurunu ve ortak hedef duygusunu beslemektedir. Çeşitli dünya görüşleri ve uygulamaları hakkında daha derin bir anlayış geliştirmeyi, işbirliği ve katılımı artırmayı, kişisel gelişme ve dönüşmeyi sağlamayı, hoşgörü ve başkalarına karşı saygıyı ilerletmeyi hedeflemektedir.

Kültürlerarası diyalog, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne karşı tam saygıyı ilerletmek temel hedefi doğrultusunda pek çok amaca hizmet edebilir. Kültürlerarası diyalog, hiç kimseyi marjinalleşmiş ya da dışarıdan gelen olarak tanımlamayan, kapsayıcı toplumların asli bir özelliğidir.

Kültürlerarası diyalog, güçlü bir aracılık ve uzlaşma aracıdır: Entegrasyon ve sosyal uyumu beslerken, bir yandan da kültürel fay hatlarını aşmak suretiyle eleştirel ve yapıcı bir etkileşim sağlayarak, sosyal bölünmüşlük ve güvensizlik hakkındaki gerçek kaygılara hitap eder.

Seçme özgürlüğü, ifade özgürlüğü, eşitlik, hoşgörü ve insan onuruna karşılıklı saygı, bu bağlamda rehber ilkeler arasındadır.

Kültürlerarası diyalog, demokratik istikrarın güçlendirilmesine, kamu hayatında siyasi söylemlerde önyargı ve genellemelerle mücadeleye, çeşitli kültürel ve dini topluluklar arasında koalisyon oluşturmayı kolaylaştırmaya katkıda bulunmak suretiyle,  çatışma sonrası durumlar ve "donmuş çatışmalar" dahil olmak üzere, çatışmaların önüne geçmeye ya da yeniden canlanmasını önlemeye çok zor da olsa, yardımcı olur.

Kültürlerarası diyalog bütün kötülüklerin çaresi ve bütün soruların yanıtı da değildir; kapsamının sınırlı olabileceği teslim edilmelidir. Çoğu kez, haklı olarak, diyalogu reddedenlerle diyalog kurmanın imkânsızlığına işaret edilmekle birlikte, bu durum açık ve demokratik toplumların daimi diyalog fırsatları sunma yükümlülüğünü de ortadan kaldırmamaktadır.

Yukarıda Beyaz Kitabın içeriğinden alıntılar alarak ifade etmeye çalıştığım gibi, insanı insan yapan özelliklerden biride, beyin mucizesini pozitif anlamda kullanmasıdır. Yaradılışta var olan iyi ya da kötü genlerin mücadelesinde, iyilik ve insansı bakışın yaşamın her alanında dışa yansıma gerçeğidir.

Maalesef; Ortadoğu'da yaşanan savaş felaketinin ağır yükü altında acıları yüreğimizde hissediyoruz. Müslüman dünyanın kendi içinde yaratamadığı hoşgörü ve adil olmayan kin, savaş ve paylaşım sorunları ağırlaştırıyor. Hem de Ramazan ayında.

Barış, hoşgörü, dayanışma olarak kabul gören bayram öncesi yaşanan bu ilkelliğe karşı, Mersin dinler ve kültürlerarası etkileşimin örneğiyle adeta ders veriyor bütün dünyaya.

Katolik Kilisesi ve MEKADİM, din ve mezhep temsilcilerini, politikacıları, STK'ları, vatandaşları bir araya getiriyor. Hem de iftar yemeğinde ve Katolik Kilisesinin huzur veren salonunda. Bu salonda herkes var. Din, dil, ırk, mezhep, ideoloji hep geri planda. Dünya kardeşliği anlatılıyor. Tüm insanların tarihsel süreç içinde kardeş olduğu, faklılıkların bir zenginlik olduğu, bu zenginliğin yaşatılması için, dinler ve kültürlerarası diyalogun önemine özellikle vurgu yapılıyor.

İftar yemeğinde muhteşem bir hoşgörü ve birbirini anlama kültürü hakim. Hıristiyan Lina ablamız ilahi okuyor, papaz kurandan alıntı alıyor, MEKADİM yöneticileri insan değerini ön plana çıkaran birlik ve kardeşlikten örnekler veriyor. Ayrılıkları körükleyenlere inat, Alevi sözcüleri insanı, barışı, kardeşliği yaşamın bütün değerleriyle özdeşleştiriyorlar.

Ve bu yaratılan değerler ramazan ayının birçok gününde tekrarlanıyor. Elbette bu geleneğin sadece ramazan ayında değil, yaşamın her günü ve saatinde insanı sarmalayan bir anlayış birliğine evrilmesi en doğru olanıdır. Süreç bunu da kendi gerçeğinde yaşatacaktır elbet.

Bu dinler ve kültürlerarası diyalogun en çok devlet yönetiminde söz sahibi olanlara gerekli olduğu bir gerçek. Avrupa Konseyi Beyaz Kitabı kaleme alırken, temel hedefi başta devlet yöneticileri olmalıydı. Tüm dünyada geçerli olmak üzere, her başa gelen yöneticinin üzerinde yemin etmesi gereken ve zorunlu olarak uyması gereken kurallar olmalıydı. Devlet Başkanları dinler ve kültürlerarası diyaloga olan bağlılıklarını demokrasi kültürü içinde ifade edebilmeliler.  

Konsey bu yarattığı kardeşlik projesine;  bu kapsayıcılığı da eklemeli ve yaşanan ilkel savaşların, Haksızlıkların önünü alma girişiminde bulunmalıdır.  

Mersin Kültürlerarası Diyalog Merkezi Derneğinin 2 yıllık bir süre içinde, Mersindeki çalışmaları göz ardı edilemez. Toplumları, farklılıkları bir araya getirmek, tüm dünyaya birlik, barış, kardeşlik mesajları vermek anlamlı ve değerli bir hizmettir. Bu değerli hizmete her toplumsal yapılanmanın sözcülerinin de katkı sunması Mersin farkındalığını da ortaya koyuyor.

Geçmişte birçok yanlış yapılmış, insanlar dinlerinden, dillerinden, kültürlerinden dolayı büyük acılar çekmişler. Bu acılar yakın tarihimizin sayfalarında yüzümüze karşı mahcup bir şekilde bakıyor. Üzerimize büyük bir ağırlık yaratarak bıraktıkları bu kirli mirası temizlemenin ön koşulu, tüm önyargılardan arınarak, farklılıklar arası diyalogun en üst seviyede geliştirilmesidir.

Dünyamızın her türlü kötülüklerden kurtulmasının en öncelikli yollarından biride budur. Diyalog olmadan iletişim sağlanmadan, birbirimizi anlamadan yaşama katacağımız hiçbir şey değerli olamaz. Acıdan, kavgadan, yıkımdan başka.

Önümüzde bir Bayram var. Bayramın derin anlam ve önemi içinde herkesin barışa, kardeşliğe, huzura, insan sevgisine katkı sunması dileğiyle.

BEDRETTİN GÜNDEŞ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.