kinder suprise vs demokrasi paketi

06.10.2013 03:35:59
A+ A-

 Missouri eyaletnin Kansas City şehrinde küçük bir kırtasiye işleten iki kardeşten 1917 yılında sıradışı yoğunlukta bir Noel sezonu geçiriyordu. Bu yoğun alıveriş sonunda kullandıkları normal kağıtları tükendi. Çare ararken akıllarına depolarındaki, mektuplarda astar olarak kullanılan süslü Fransız kağıdını yedek olarak satmak geldi. Bir deneyelim dediler ve süslü kağıdı, yaprağı 10 cent’ten satışa sundular. Kağıt kısa sürede tükendi. 1918 yılında bir daha denediler. Yine aynı süslü kağıtların tuttuğunu görünce bunun ‘anlık bir sonuç değil bir tercih’ olduğuna karar verdiler ve 1919 yılı Noel sezonu için kendi özel tasarımlı hediye paketi kağıtlarını üretmeye başladılar. Ve böylece günümüzde 3.2 milyar dolara ulaşan sektör doğdu.
Joyce ve Rollie Hall adlı kardeşlerin bu tesadüfi mirasıyla yıllardır insanlar sevdiklerine hediye ettikleri şeyleri paket yapıp öyle veriyorlar.
Asıl amacı hediyeyi süslemek olan bu paket, içinden ne çıkacağının son ana kadar belirsiz  oluşu sebebiyle işe sürpriz ve heyecan da katıyor çoğu zaman..
Öte yandan paketi açacak kişinin yani hediyenin alıcısının ya da hediye paketinin de muhatabının beklentisi içinden çıkacak şeyin oluşturacağı reaksiyonu da belirliyor büyük ölçüde, şımartılmış bir çocuğun ve harçlık almadan büyümüş başka bir çocuğun  aynı hediyeye tepkileri farklı olabilir mesela.
Aynı şekilde uzun zaman beklenen hediyeler konusunda da insanlar daha hassas olabilirler, sözgelimi başarılı bir okul sezonu sonunda büyük bir paketle ödüllendirilen çocuk, bir taraftan paketi yırtmadan açma telaşı yaşarken diğer yandan  haklı olarak  büyük bir beklenti içine girebilir, sürekli yeni bilgisayar hayalini dillendirdiği halde, kendisine uzatılan kocaman paketin içinden yalnızca üç harfli bir klavye çıktığında yaşayacağı hayal kırıklığını düşünün mesela.
Ya da henüz sadece annesiyle konuşabilen minik bir çocuğa; hiç para istemeyen özel okullar bir anda açılırsa şayet ya da  normalde her yıl birer yavru doğuran koyunlar şans eseri yirmişer adet kuzu doğururlar da babası hepsini büyütüp satabilirlerse ve aynı zamanda bu tür mucizeler gerçekleşirken herhangi bir kışladan herhangi büyüklükte bir havantopu mermisi minicik bedenine isabet etmezse eğer ‘artık annenle konuştuğun gibi öğretmeninle de konuşmaya başlayabilirsin yavrucuğum’ şeklinde gökten düşen bir elma kadar alaycı bir ödül vermek ona kırmızı başlıklı kız masalını başka türlü anlatmaktan öteye geçmeyecektir sanıyorum.
Uzun lafın kısasını tavsiye eden birçok Çin atasözü vardır, ben de bu doğrultuda hareket edip Çin’de katliam yapan 41 tane eşek arısı başta olmak üzere, insanları eşek yerine koymak suretiyle insanlık suçu işleyen herkese, ırk ayrımı yapmamayı, insanlara, inançlara saygı göstermeyi doğayı ve hayvanları sevip korumayı sevgi ve barıştan yana olmayı tavsiye ediyorum.
Bu konudaki muhatapların her türlü güzel ve faydalı telkine 'biz bağzı şeyleri sizden mi öğreneceğiz yani' şeklindeki , kendine güven duygusuyla sıkıca ilişkili ifadelerini hatırlayıp, halk arasında karşı çıkmayı asla göze alamayacakları yüce bir varlığa ait kapsamlı beyanatı da ekliyorum.
Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder; çirkinliği, fenalığı ve azgınlığı da yasak eder.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.