KÜRD MEMO NEDEN ÖLDÜ ?..

12.02.2013 18:33:34
A+ A-

 

 

 

 

Kuş uçmaz, kervan geçmez bir dağın yamacında, akan bir çeşmenin başında Kürd Memo'yu ölü buluyorlar. Açıp, ölü Kürd Memo'un yanıbaşındaki çantasına bakıyorlar, içinde ne var diye. Görüyorlar ki, ekmek ve soğan var Kürd Memo'nun çantasında. Soruyorlar kendi kendilerine: Memo'nun ekmeği var mı, var. Memo'nun soğanı var mı, var. Zaten çeşmenin başında ölmüş, suyu da var. 'Peki, Kürd Memo neden ölmş' diye hayret ediyorlar.

Hikaye bu kadardır ve çoğunuz ya birinden duymuş ya da yeri gelince birilerine anlatıp gülmüştür.. Böylelikle Kürt Memo, ölümüyle hüzün ve üzüntü değil, neşe kaynağı olmuştur hepimize. Gülüp geçmişiz.

Bu hikayeyi, ölü Kürd Memo ve Kürd Memo'yu ölü bulanlar olmak üzere, iki açıdan yırtmadan, dikişlerinden söküp bakalım istedim.

1. Ölü Kürd Memolar açısından:

*. Hikayede adı Kürd Memo olarak geçen kişi ölüdür.

*. Ölü olan Kürd Memo, sağken 'Kürd Memo' olarak değil, sadece Memo olarak anılıyordur. Yaygın gözlem bize bu sonucu veriyor: Memo, ölmekle, hem de kaderleriyle ölmekle, bir ulusal kimlik edinmiş oluyor.

*. Kaderleriyle ölmek gibi 'uygunsuz' bir biçimde öldüklerinde, ulusal bir kimlik edinen, Memo gibi zatların adlarının başına 'Kürd' lakabı ekliyorlar garip bir biçimde; hem de nüfusa yazılırken değil, nüfustan düşülürken. İşte buna hayret etmek lazım. Kim bilir, belki de öbür dünyada Tanrının defterindeki tasnife uysun diyedir, bilinmez. Belki dedim.

Belki dedim, yanlış anlamayın, Çerkez Ethem, Laz İsmail, Arnavut Tuzsuz Bekir ve diğerleri açısından durum aynı değildir. Onlar zaten lakaplarıyla anılarak yaşıyorlardır. Belki de, dışardan göç etmemiş olmanın, yerli olmanın ayrıcalığıdır, Memo'nun kaderiyle ölmesiyle Kürd olması..

*. Ölü  bulunan Memo Kürdlerinin, evleri, tarlaları, meyve bahçeleri, bağları ve bostanları ve hayvanları yoktur ve kaçınılmaz olarak sefil ve yoksuldurlar. Divaneler gibi dolaşan, yerleşik hayata bir türlü geçememiş, tarih öncesinden kalmış, garip  bir ırk olduğu izlenimini veriyor bize. Anlatılan hikaye bize bunları düşündürüyor.

*. Bize bunları düşündüren Kürd Memoların, soğan, ekmek ve sudan başka talepleri yokmuş bu dünyadan. Anlıyoruz ki, Kürdlerin bugünkü talepleri, soy ve soplarına talepleriyle örtüşmüyormuş. Üzüldüm.

*. Üzüldüm. Anlıyorum ki, Kürd Memoların, yemek kültürleri ve bu anlamda bir menüleri de yokmuş. Misafirlerine sofra kurup, sofra kaldırmazlarmış. Adları bilinen bütün o yemek, kebap ve tatlı çeşitlerin onlarla bir alakası da yokmuş.  Sefil bedenlerinde bir deri, bir kemik yaşarlarmış. Vay babam vay.

*. Bir deri, bir kemik yaşayan Kürd Memoların, kaderleriyle öldükleri görülmemiştir ve bu nedenle, çeşmenin başında suyu, soğanı ve ekmeği olduğu halde ölmesi hayretle karşılanmıştır. Bunu hayretle karşılayanların mutlaka bir bildikleri varmış. Adamların hakkını verelim..

*. Çeşmenin başında suyu, soğanı ve ekmeği olduğu halde ölmesi hayretle karşılanan Kürd Memolar, jandarma kurşunuyla vurularak ya da mayın tarlasında mayına basarak ve daha bir çok gayri nizami biçimde ölürlermiş, Araştıra araştıra bulduk. Kaderince ölmek onların elinden alınmış. Siz bunların alınyazısının tahrifata uğradığını sayın.

*. Kaderince ölmek ellerinden alınmış Kürd Memoların, 'vatani görev' adına, silah altına alındıklarından itibaren, adlarının 'Kürd' kısmının kışlaya sokulmadığı; Kürd Memo isminin anında Türk Mehmetçik'e çevrildiği günümüze kadar süren bir başka gerçekliktir.

*. Kürd Memo isminin anında Türk Mehmetçik'e çevrildiği yerde, istemedikleri bir çatışmada yaralandıklarında gazi, öldüklerinde ise şehit olduklarını, anında 'Türk kahramanı' ilan edildikleri; memleketteki evlerine Türk bayrağı cenazeden önce ulaştırılıp, evinin girişine hemen asıldığına az tanık olmamışızdır.

*. Az tanık olmadığımız bu uygulamalarda, Memo Mehmetçikleri silah altına alındıklarında, eğer Türkçe dil bilmiyorlarsa, Aleviliğine, Sünniliğine veya Yezidiliğine bakmaksızın, hepsini 'Ali Okulları'na gönderip, kendi dillerinde değil de, Türkçe 'okur yazar' yapıldıklarını, sağır sultan bile duymuştur.

*. Sağır sultan bile duymuştur ki, Kürd Memo, yanında soğanı ve ekmeği olduğu halde çeşme başında bir kurşunla değil de kaderiyle ölmüştür. Bu ölüm her ne kadar hayret ve şaşkınlıkla karşılanırsa karşılansın, dileğim o dur ki, doğmakla edindikleri yaşamak haklarını kaderleriyle ölmelerine kadar kullansınlar. Çünkü, üzüntüyle değil, hayretle karşılanan tek ölümdür, Kürd Memo'nun ölümü.

Bir de Kürd Memo'yu ölü bulanlar açısından:

*. Hikayeden anlaşıldığı kadarıyla, Kürt Memo'yu çeşmenin başında ölü bulanlar, Kürd değillerdir. Ama Kürdün çeşmesinden, kendi çeşmeleriymiş gibi, su içme hakkını kendinde bulan, oranın yerlisi değil, o toprağa dışarıdan gidenlerdir. Kürd Memo'yu ölü bulanlar Arabi ya da Farisi olmadıklarına göre, hikayenin de Türkçe anlatıldığına bakılırsa, safariye çıkmış Türkler olmalılar, diye düşünüyorum. Elbet bütün Türkleri aynı kefeye koymuyorum, bu anlamda onlara Safari Türkleri olarak adlandırıyorum.

*. Bir nedenle safariye çıkmış Türkler, bir ölüm karşısında üzülmemiş, tersine hayrete düşmüşlerdir. Bunu bir kenara koyalım, Kürt Memo'nun çantasında ne olduğunu açıkladıklarına göre, Safari Türkleri bir ölünün çantasını ne amaçla karıştırmış olabilirler acaba? Ya çantada değerli şeyler çıksaydı, bu hikaye anlatılıp bu güne gelir miydı acaba? Düşündürücü.

*. Düşündürücü. Kürd ölüsü bulmuş Safari Türkleri, ölü Kürd Memo ile kendi aralarına ulusal ve sınıfsal farklar olduğunu, bunu gizli bir aşağılama ile dışa vurduklarını; onların çantasında, soğan ve ekmekten daha başka şeyler olduğunu açıklamaz mı bize?. Peki Safari Türkleri'nin çantalarında farklı olarak ne olabilir acaba? Çanta karıştırmaktan vazgeçelim. Başkasının çantasını karıştırmak ayıptır.

*. Ayıptır, ille de ölü çantası karıştırmak. Yine, ölü Kürd Memo'nun öldüğü yerin onun yurdu olduğunu ve başka bir ülkede yaşayıp, orada ölmediğini hikayeyi günümüze kadar Türkçe olarak taşıyan Safari Türkleri'nin anlatımından öğreniyoruz. Safari Türklerini Yaşatma ve Kalkındırma Derneği'nden (STYKD) öğreniyoruz ki, orası Safari Türkleri'nin yurdu değil, av sahasıymış.

Olanlar zaten ayan ve beyan ortada, fazla karıştırıp b..kunu çıkarmayalım hikayenin. Tam burada bir önerim olacak: Memo'nun kaderiyle ölerek, kendi ulusuna yaptığı katkı göz önüne alınmalı, uygun bir dağ yamacında akan bir çeşme bulunmalı ve o çeşmenin başında, aynen Memo'yu ölü buldukları gibi, çanta karıştıran Safari Türkleri, soğanı ve ekmeğiyle birlikte 'Ölü Kürt Memo' anıtı yapılmalıdır. Bu anıt, Safari Türkleri ile bağlarımızı, kız alıp, vermekten daha da çok güçlendirecektir.

Fadıl Öztürk

http://fadilozturk.com



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.