Kürt Meselesinde Aşılan Bir Eşik

17.01.2013 13:59:10
A+ A-

İki haftadır tartışılan barış sürecinin baltalanması adına yapılan bir suikastin cenazesi yapıldı bu gün. Merkez medyanın ayıbı bir yana, milliyetçi bazı kesimlerin PKK bayrağına sarılmış diye eleştirmesi de ayrı bir ayıptı. Hiçbir haber kanalı, cenaze törenini yayınlamayarak büyük bir ayıbın içinde olmuş oldu. Şu eleştirilerinizi bitirin artık. Herkes Türk değil, herkes müslüman da değil. Bunu anlayabildiğiniz vakit bir şeyler olacak ve barış süreci artık baltalanamayacak. Cenaze olaysız sona erdi. Milliyetçilere, muhafazakarlara, faşistlere duyurulur. Habur'daki gibi korkulan olmadı.

 

Cenaze töreninin miting alanına dönüştürülmesi ayrıca bir eleştiri konusu; ancak şunu belirtmeliyim ki BDP Eşbaşkanları'nın hepsi barış çağrısı yaptı ve ne olursa olsun artık hükümetin bu işi bitirmesi gerektiğini ima eden açıklamalar geldi.

 

Bu manzaralar hepimizin iştahını kabartıyor sanırım. Umutluyuz. Herkesin birarada, öteki olmadan, kültürünü, dilini rahatça yaşatabileceği toprakları hepimiz istiyoruz. Hepimizin ortak temennisi budur. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da bu yönde açıklamalar yaptı. Demirtaş şunları söyledi:

 

"Barış cesaret ister. Bu halk hiç bir zaman barıştan kaçmadı. Barış için mücadele etti. Anneler parçalanmış evlatlarının mezarının başanda dururken intikam değil barış istedi. 3 şehidimizin başında barış iradesini ortaya koyuyoruz. Hodri meydan! Siz de barış iradesini ortaya koyun. Bu halk İmralı'da Öcalan'ın yürüttüğü görüşmelerin arkasındadır."

 

Açıklamalar ile birlikte Kürt halkının görüşmelerin arkasında olduğunun mesajı verildi ve herkesin barış talebi yinelenmiş oldu. Paris'te meydana gelen olay malumunuz Türkiye kamuoyunu derinden etkilemiş ve bu sürecin önüne set çekilmesi, bazı kesimlerin bu barıştan rahatsız olabileceği konuşuldu, tartışıldı. Bu suikastleri kim yapabilirdi? Barış sürecinin önüne böyle bir gündem saptırması koymak kimin eseridir, merak ediyoruz doğrusu.

 

Herkes, kendi zihniyetine göre bir komplo teorisi üretti günlerce. Kimisi PKK dedi, kimisi hükümet dedi, kimisi üçüncü bir ülke var dedi. Bu konuda en ihtiyatlı davranan elbette ki Taraf gazetesi oldu diyebiliriz. Olayın aydınlanmasını bekleyen Taraf, kimseyi bu hususta suçlamadı ve komplo teorileri üretmedi. Bu olayın tek tesellisidir Taraf gazetesi. Köşe yazarları da aynı hassasiyette davrandılar. Fransa'da yapılan soruşturma devam etse de oradan bir şey çıkmayacağı açık gözüküyor. Bu olayın ardından kimsenin, radikal gruplar dışından birbirini suçlamamış olması ise yine ayrıca bir tesellimizdir.

 

Paris'te meydanan gelen olayın ardından Türk ve Kürt halkının barış talebini her fırsatta dillendirmesi ise müzakerelerin başarıya ulaşacağının alametidir. Bu konu ile alakalı herkes her şeyi söyledi. Görüşmelerin başarıya ulaşmasında en büyük katkı, halkların her ne olursa olsun barış demesi çok önemli olacaktır. İmralı sürecinde devletin görüşmesi olsa bile demokrasinin ilkeleri ve halkların iradesi her daim görüşmelere yansıyacaktır, yansımalıdır.

 

İmralı süreci bu cenazenin ardından hız kesmeden devam etmelidir. BDP Eşbaşkanları, İmralı'ya gitmeli ve süreci hızlandıracak adımlar atmalıdır.

 

Hükümetin barış sürecindeki inanılmaz atağı, bu cenaze ile şekillenmemeli. Kürt halkını, Türkiye vatandaşı olarak gören bir anlayışın bu konuda da uygun adım barış diyeceğinden şüphem yoktur.

 

Halkların birarada yaşaması, kimliklerini ve kültürlerini yaşatabilmesi uğruna akıtılan kanların barış süreciyle sona ermesi kaçınılmaz sondur. Umutluyuz. Kararlı bir irade ile toplumun barış istemesi tek talebi olmalıdır. Bakın o zaman göreceksiniz anayasaya bile gerek kalmayacaktır.
 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.