Kürtler Neden Müslümanlıktan İstifa Etti!?

21.04.2013 18:11:24
A+ A-

 

Yazıma başımdan geçen iki hadiseyi anlatarak başlayacağım.

1.Vakıa: 1980'lerin sonu eğitim için İstanbul'a gitmiş bir yanı cemaat bir yanı tarikat olan bir ortamda üniversiteye hazırlanıyorum. O zamana kadar her Türk ve Kürtlerin büyük bir çoğunluğu gibi PKK'yı ve sempatizanlarını memlekette nifak çıkarmaya çalışan ülke huzuruna kast edenler olarak kabul ediyorum. Saddam'ın Halepçe ve Enfal katliamlarından kaçan Kürtler ile Bulgaristan ve Afganistan'dan kaçan Türklere gösterilen çifte Standard aslında Kürt-Türk kardeşliğinin slogan olduğu gerçekte böyle kabul edilmediklerini de sorguluyordum. Çünkü Bulgaristan'dan ve Afganistan'dan kaçanlara ev iş arsa verilirken Halepçe zulmünden kaçan Kürtler Muş, Urfa ve Diyarbakır'da etrafı yüksek tellerle çevrili kamplara alınmış ve dışarıya bile çıkmalarına müsaade edilmiyordu. Nitekim bunların hepsi Saddam'ın zulmünü bu koşullara tercih edip geri döndüler. Bir yandan bu ne biçim kardeşlik diye sorgularken aynı süreçte Kürtçe yayınlanan bir haftalık gazeteyi takip ediyordum. Çok geçmeden okuduğum gazete aynı odayı paylaştığım Müslüman Türk! Kardeşlerimin dikkatini çekti ve beni Kürtçe'nin ayrı bir dil olmadığına ve bu yayınların bizi bölmek isteyenlerin oyunu olduğuna dair ikna ve ıslah çalışmaları başladı. Ben bu dili bize Allah vermiş ve isteyerek bu dile mensup olmayı seçmedim ayrıca tek amacım okumayı ve yazmayı bilmediğim anadilimi öğrenmek olduğunu her ne kadar söylesem de bölücülük yapıyorum diye kovulmaktan kurtulamadım.

2.Vakıa: Üniversiteye başlamış birazda birinci vakıadaki olay münasebeti ile namazlı-niyazlı olmama rağmen Kürt öğrencilerle sıkı diyalog içinde olup amaçlarını ve İslama karşı neden mesafeli olduklarını sorgulamaya çalışıyorum.

Bir gün "Konvers" marka pantolunumun cebi üzerindeki yıldız şeklinde olan marka amblemi Müslüman Kardeşlerim(!) tarafından "Komünizmin Yıldızı" olarak yorumlanıp; aslında namaz- niyazla alakası olmayan biri olduğum gerekçesiyle saldırıya uğramama sebep oldu.

Yani Kürtlere hep bu dayatıldı. Eğer müslümanım diyorsan Kürt ve Kürtçe ile ilgili hiçbir şeyi ağzına almayacak zinhar kardeşin bile olsa bu tür meyli olanlarla selam bile vermeyeceksin dayatması yapıldı.

Zaten içinde Kürt tebaa olan dört Müslüman ülkesi (Türkiye, İran, Irak, Suriye) ağız ve el birliği yaparak Kürtlerin hak taleplerini ezme konusunda bir birleri ile yarış içinde idiler. Kürtlerin derdini dinleyen ya gayrı Müslimler ya da bu devletlerle hesabı olanlardı.

Yani Kürtler zorla gayrı Müslimlerin ittifakına itilmiştiler. Gün yoktu ki muhafazakar basın ve cemiyetler tarafından, Hak arayan Kürtlerin Ermeni, dinsiz, Siyonist ortağı, Ateist, Zerdüşt vs olduklarına dair bir belge(!) ya da kayıt(!) yayınlanmasın. Öyle bir haldi ki Kürtler'in derdini yazmak bu günün ulusalcıları dünün İP'si kalmıştı. Denize düşen yılana sarılır gibi, gerçi Kürtlere yılana bile sarılmayı kabahat görüyordular. İran eziyor Türkiye kandırıyor diyordu, Türkiye eziyor Ermeni oyunu diyordu, Saddam-Esad katlediyor Siyonist maşası diyordu.

Kürtler bir yerden sonra "Eğer İslam bu ise biz Müslüman değiliz" dediler (ki İslam'ın bu olmadığını biliyordular ve hiçbir zaman İslam'a düşman olmadılar) ve sizlere aynı safı tutup, aynı iftar sofrasına oturup hakkı inkar edip türlü iftiralara ortak olmaktansa bu Müslümanlıktan istifa ediyoruz demek zorunda kaldılar.

Onlarca kez cami imamlarının inançlı basının(!) dağa çıkan Erkek ve Kadınların hayvansı bir ilişki yaşadıklarını peydahlanan çocukları gömdüklerini söylediklerine şahit olduk. Oysa İslam'da görmediğin şeyi söylemek iftiradan sayılıp dinden çıkmaya sebep oluyordu.

Bu gün açılım  süreci bağlamında aklına "Kürtlerin bir halk, Kürtçenin hak" olduğu  hakikati düşen çok sevgili dindarlar dönüp yine o süreçte hak arayan Kürtleri karalıyorlar. Neymiş siz bölünme siyaseti güdüyordunuz. Kürtler hiçbir zaman bölünmek istemediler fakat Allah'ın bize bahşettiği hakları inkar etmeye devam ederseniz bu koşullarda birlikte yaşamamız, aynı camiyi paylaşmamız, aynı iftar çadırına oturmamız mümkün olmaz dediler. şimdi süriyenin batısı kürt çoğrafyasının doğusu olan ROJAVA diye anılan bölgede yaşayan kürtlerin meşru taleplerini kirletmek ve bastırmak için katliam dahil her türlü kirli oyun oynanıyor. Müslüman camia da aynı nakarat kürtler siyonistlerin maşası...Allah iman ve akıl versin..Boşnaklar Filistinliler hak talebinde bulunurlar kurtuluş mücadelesi olur kürtlere gelince onun bunun maşası...

İnşallah bu süreç samimi devam eder araya başka kirli hesaplar girmez Kürtler de Türkler le aynı vatanı, camiyi, ve sofrayı paylaşmaya devam ederler.



ETİKETLER: PKK,İstanbul,Türkiye,Diyarbakır,İran,Irak,Suriye,İslam,Afganistan,Bulgaristan,Esad,gazete

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.