McCarthyizim ve Silivri

07.10.2013 11:38:42
A+ A-

12 Nisan 2013 Cuma

McCarthyizim, demokratik bir ülkede siyaseti devlet mekanizmasını ve medyayı kullanarak çamur atma, insanları haksız yere itham eden, temel hak ve özgürlükleri zedeleyen, bütün toplumu baskı altına alan antidemokratik uygulamanın adıdır. 1950 yıllarında Amerika Birleşik Devleti'nde yaşayan politikacı bir senatörün Joseph McCarthy adını alması tesadüf değildir. Amerika'da bir kısım medyayı ve istihbarat örgütünü arkasına alarak demokratik bir ülkede kişisel hırsları uğruna anti demokratik uygulamalara yöneldiği için; bundan sonra antidemokratik uygulamalara yönelen yöneticiler bu isimle anılır olmuştur. McCarthy iftiralarla tutuklattığı aydın ve bürokratların yargılanması sırasında, halkın isteği üzerine 36 gün medyadan canlı olarak yayın yapılması bu senatörün sonunu hazırladı. Çünkü halk delillerin ne kadar çürük olduğunu öğrenmiş oldu. Sonra hızla siyaset sahnesinden silindi, ama onun uygulamalarını yapan kişiler halen onun adıyla anılmaya devam ediyor. Bu satırlar bana Silivri olaylarını çağrıştırdı. 8 Nisan da Silivri'de mahkemeyi takip etmek için giden halkın ve Milletvekillerin maruz kaldığı şiddet, bizleri tekrar bu olaylar üzerinde düşünmeye sevk etti. Neden baştan beri halka ve medyaya kapalı tutmak için bu kadar çok çaba harcanıyor? Ayrıca yargıya müdahale ettikleri yaygarasını kopartarak, uygulanan her türlü şiddeti halkın hazmedeceği duruma getirmeyi iyi beceriyorlar. Düşünce bazında bile olsa hiçbir muhalefete tahammül edemeyen iktidar, ne tuhaftır ki barış getirmek için uğraşıyor! Tam iktidarın yapısına uygun sakat bir barış sürecinden geçiyoruz. Halkın yarısıyla kavgalı olan iktidar (bu kavga önceleri devlet kurumlarına yönelikti; kurumlardaki bürokratlar tasfiye edilince bürokratlar halk kapsamına dahil edildi) özgürlüklerden mahrum bırakılmış olanların durumu karşısında hiç bir rahatsızlık duymuyor. Halkına karşı kin güden halkıyla ve partilerle barışık olmayan bir iktidar, devlete karşı silah kullanan güçlerle barışmak için "analar ağlamasın" sloganına sığınarak barışsever olduğunu ilan ediyor... Hem de bu barışın gerçekleşmesi için baldıran zehiri içmeyi bile göze alacak kadar barışsever !

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.