"Mesele bölünmek değil dayı"

28.09.2013 02:00:12
A+ A-

Böyle bir başlık seçerek bugün vefat eden, ömrümde kıskandığım nadir insanlardan biri olan  TUNCEL KURTİZ'i de anma ihtiyacını giderdim. Kendisi benim için sivil itaatsizliğin simgesidir ve o tarifsiz sesin sahibidir. Nur içinde yatsın. Bundan sonra  bize düşecek sivil itaatsizliği göstermek.

Mesele bölünmek değil. Hele de anadilde eğitim yüzünden bölünmek hiç değil. Yıllarca devlet, iktidarlar ve hükümetler üstüne basa basa bu ifadeyi kullandılar. "Anadilde eğitim ülkeyi böler". Şimdi bu nedir, nasıl böler, bölerse kaç parçaya böler, bölünmezse nasıl bölünmez üzerine konuşup tartışıp kendimce AKP'nin oyuna gelmeyeceğim. Çünkü anadilde eğitim, çok değil 3-5 yıl içinde Kürdistan'da başlayacak. Bunu da Kürt dili ve edebiyat bölümüne alınan cemaatçilerden anlıyoruz. Anadilde eğitim başladığı takdirde meydanı Kürt özgürlük hareketi ne terk etmek istemiyorlar. Eğer şuan hak tanınırsa bunu devlet ve AKP çok iyi biliyor ki; devrimci demokrat öğretmenler Kürt çocuklarını yetiştirecek. Bunu engellemek içinde hala o meşhur cümleyi sarf ediyor. "Anadilde eğitim ülkeyi böler."

Ancak olaylara bardağın boş tarafından değil de dolu tarafından bakmak lazım diye düşünüyorum ve hipotezimi Anadilde eğitim ve öğretimin başlamış olduğunu farz ederek kuruyorum. Şimdi düşünün ki korkulan oldu ve anadilde eğitim hakkı Kürtlere tanındı. Daha da korkulan oldu ve ülke bölünmedi. Kürtler daha da ileri giderek çocuklarına Türkçe değil de İngilizce öğretmeyi tercih ettiler. Peki böyle olunca Türk çocukları ve Kürt çocukları nasıl anlaşıp oynayacaklar? Bunun cevabı çok basit. Tabi ki İngilizce ile. Yani demem o ki Türk'e Türkçe'nin yanında İngilizce, Kürt'e de Kürtçe'nin yanında İngilizce öğreterek; hem o çok korktuğumuz bölünme hastalığından kurtulmuş olacağız hem de artık bu topraklarda herkes hem dilini özgürce konuşabilecek aynı zamanda herkes mükemmel bir İngilizce'ye sahip olacak. Düşünün ki Türk bir öğretmen yazın gezmeye Hasankeyf'e gittiğinde çocuklar o hocayla İngilizce konuşacak, bırakın çocuğu hocanın bile İngilizcesi gelişir. Her yıl binlerce insan İngilizce kursuna gidiyor. Hala da mesele İngilizce konuşmaya gelince "ben anlıyorum ama konuşamıyorum " diyoruz. Ben bu sorunun da bu şekilde çözüleceğine inanıyorum.

Şaka gibi ama gerçekleşse kimsenin itiraz edeceğini sanmam. 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.