Mutantlar ordusu, insan kırımı

12.01.2014 02:00:22
A+ A-

Dünya, İnsanlık var oldu var olalı insan insan doğurur, insan yavrusudur, dinsiz, dilsiz, renksiz, cinssiz, sadece insan yavrusu... Rengini, dilini, dinini, cinsini, ırkını bilmeden umut ve güven duyar kendini var edecek, büyütecek büyük insanlara... memelerine, ellerine, beyinlerine, dillerine sarılır. Ölümlü bir İnsan olarak büyüyüp ölümlü bir insan olarak koskoca evrenin küçücük bir noktasında var olmaktır amacı... böyle olmalıdır... Süreci dünyada var olan diğer tüm canlı cansız varlıklarla bir uyum ve denge içinde tamamlamalı, zamanı geldiğinde toprağa karışmalı yeni hayatlara can olmalıdır. Çok basit ve anlaşılırdır her şey... Kimse doğduğu kıtayı, doğduğu, ırkı, dili, dini, cinsi seçemez, seçimler hep var olduktan sonradır. Vahşet hep var olduktan sonradır... Neden ve nasıl öğrenir de mutasyona uğrar insan yavrusu masum ve güvenen bir durumdan vahşi ve kıran, kıyan bir varlığa dönüşür. Dünyanın içinde olduğu tabloya her baktığımda bir başka yerde yaşanan acılar yüzünden çıldıran, yaşamından vazgeçen insanlar gelir aklıma nadirde olsa sadece insan olarak kalabilmiş... Cellat, diktatör, kanlı katile dönüşmemiş... Evren herkese yetecek her şeyi barındırır oysa içinde, insanın onca dengesini bozmasına yok etmesine karşın halen içinde barındırdığı tüm varlıkları doyurup yaşatmak için direnmektedir. . İnsan denilen bu mutant yeni türün ise doymaya hiç niyeti yoktur... Oysa insan ömrü, dirayetsiz başını ve sonunu saymazsak en iyi ihtimalle 40-45 yıl gibi bir yaşam döngüsü içinde kendi kendini yok etmeye düzenlenmiştir. Oysa mutantlar bu gerçekleri görecek göz, düşünecek akıldan yoksun olarak değişime uğramışlardır. Adlarını kara bir leke olarak tarihe yazdırmaya kararlıdırlar... Hızla tırmanan bir şiddet, vahşet, birbirinin kıyımını, kırımını gözünü kırpmadan yapan ve bunu bir film izler gibi izleyen yeni bir türle karşı karşıyayız sanki... Yüzyıllardır cadı kazanları, dar ağaçlar, zindanlar, giyotinlerle sınanmak yetmedi bu yeni türe... Karanlık çağların kurbanlarını çabucak nasıl unuttular... Savaşları, ırk, din, cins kıyımlarını, adı tarihe kara lekeler olarak geçmiş diktatörler hafızalardan ne zaman silindi... Kırım, kıyım yapan hiçbir adı etrafında kaç yandaşı, yoldaşı, yalakadaşı olursa olsun tarih kahraman olarak yazmayacaktır. Tarihler ders alınmadığı sürece tekerrüre ve kötü kara lekeleri yazmaya devam eder... Belki bundan dolayıdır ki en iyi bilinmesi gereken ülkelerin kendi kahramanlıklarından çok, kara lekeleridir... Kara lekelerini, silen yok sayan, görmezden gelip kutsayanlar mutlaka yeni kara lekeler eklerler tarihlerine. Bunun adının din, dil, ırk soykırımı olmasının hiç mi hiç önemi yoktur bu insan kıyımı, kırımıdır en başta. Filmlerini izlediğinizde dahi dehşete düştüğümüz Bir Nazi Almanyası'ndaki soykırımı, Ruanda'da Tutsilere yönelik yapılan soykırımı hangi akıl haklı görebilir, hangi akıl unutabilir... Bir Bosna soykırımını, Srebrenitsa katliamını hangi zihin silebilir, hangi akıl tutulması unutturabilir. Kendini üst insan yerlileri insan altı, alt insan olarak adlandırmış mutantların Almanların Herero, Amerika'daki Yuki, Avustralya'daki Tazmanya soykırımlarını hangi üstinsan aklı açıklayabilir. Dünyaya medeniyet pazarlayan Amerika'nın 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar süren Kızılderili katliamını hangi tarih silebilir, Amerika'nın kara lekelerle dolu tarihine bakmadan medeniyet satmasına hangi aklı kıt inanabilir... Çok uzağa gitmeye gerek var mıdır kendilerine kırım yapan kendi mutantlarını yok eden Irak'ın Amerika tarafından hiçbirşeye dayandırılamayan kurtuluşunda nasıl kırıma ve kıyıma uğradıklarını ve halen devam ettiğini görmeyen körlerle doludur insanlık. Türk ve Müslümanlara 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başında Ermeniler tarafından yapılan soykırım, Çin Komünist partisinin Doğu Türkistan'da tüm dünyanın gözü önünde medeniyet yüzyılında yapmakta olduğu dayanılmaz soykırım, Azerbeycan'daki Hocalı soykırımı, hiçmi hiç uzak tarihe bakmak gerekmediğini insanlık denilen mutantların vahşetlerinin sadece kazınmakla hafızalardan silinemeyecek kabuslarıdır. Küçük bir araştırmayla dahi önünüze seriliveren yüzyıllar boyu yapılan ve devam eden vahşeti kim, nasıl silebilir zehirlenmiş zihinlerimizden... Şu an nerde okuduğumu hatırlamadığım bir cümle her şeyin özeti gibiydi... İnsanlık bitmiştir bütün pencerelerde THE END yazsın bitirelim. Yüzyıllardır bir kısım yolcunun sarıldığı erdem, felsefe, iyilik hareketleriyle bastırılan bu mutant vahşeti için yeni ve güçlü vahşeti tümden genlerden silebilecek bilim insanlarına acilen ihtiyaç vardır.

''Bir hayalim var: Gün gelecek dört küçük çocuğum, derilerinin rengine göre değil karakterlerine göre değerlendirildikleri bir ülkede yaşayacaklar'' diyen Martin Luther King, Her şeyin sonunda düşmanlarımızın sözlerini değil, dostlarımızın sessizliğini hatırlayacağız demiştir. İşte bu vahşi mutantların yaptıklarına seyirci kalan herkeste en az onlar kadar suçludur ne yazık ki. Asla unutmamalıyız ki Adolf Hitler'in Almanya'da yaptığı her şey yasalara uygundu der. Herhangi bir yerdeki adaletsizlik, her yerdeki adalet için bir tehdittir, ASLA UNUTULMAMALIDIR. Ve yine Martin Luther; Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik, ancak kardeşçe yaşamayı unuttuk, der. HİÇ BİR SÖZ sadece filmlerini yada fotoğraflarını gördüğünüzde dahi yüreğinizi dağlayan acıyı, bunu yaşayan insanların acısını ifade edebilecek güçte değildir. Bu yapılan katliama, soykırıma herkim seyirci kalır, göz yumarsa suçu paylaşmış demektir. Asla unutulmamalıdır ve tekrar edilmemelidir tarihin kara lekeleri.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.