Nabza göre adalet!

16.12.2013 22:59:01
A+ A-

Garip bir toplumuz kabul edelim, hiç grimiz yok, ya siyahız ya beyaz. Bundan dolayıdır ki ne zaman kabuk değiştirmeye kalksak, ağrılarımız çok sancılı olur. Bilmiyoruz çünkü gri rengin verdiği sınırı, ondandır hep uç noktalara gidip siyahımızı ya da beyazımızı seçmemiz. Beyazsak siyah çok kötü, beyazsak siyah. Savaşırız, çatışırız, kırıp geçiririz tüm benliğimizle farklı duyguları, fikirleri yeri gelir tarzları, inançları. İşte bu yüzden hiç bilmeyiz tartışmayı, dinlemeyiz karşımızdakini; deriz ki benim söylediğim doğru ya buna itaat et ya da ölümüne birbirimizi anlamayalım ama sakın konuşmayalım.

Bir de her insanın sahip olduğu, iç derinliklerinden gelen bir duygu var "Adalet Duygusu." Kiminde körelmiş olur umursamaz, kiminde biraz vardır zaman zaman başvurur, kimisi hayat felsefesi haline getirmiştir, debelenir durur. Fakat her durumda siyah ya da beyaz olan toplumumuz, bir ara tarafsal kırıma uğradı bu manada, her şey yer değiştirdi, siyahlar beyaz; beyazlar siyah oldu aniden, tabi yine grimiz olmadı. Aslında olayın üzerinden geçeli çok oldu, ne zamandır aklımdaydı yazamadım. Biraz siyaset biraz spor hukukunu harmanlayarak vereceğim bu örneği. Hatırlayın Ergenekon, balyoz vb. davalarının açıldığı günleri, ülke yine grisi olmadan ikiye bölünmüştü. Hükümet yanlısı olanlar sonuna kadar destek verdiler bu davaların inanırlığına, hükümet karşıtı olanlar ise tamamen bu davaların oyun içinde oyun olduğuna inanıyordu. O dönemin savcıları yerden yere vuruluyor, adaletin güvenilmez olduğunu, yargının bağımsız olamadığını savunuyorlardı. Herkes rengine göre marjinal tavrını sergiliyordu ve herkes bir o kadar emindi kararlarından, yargılamalarından. Bu dava içindeki savcıların hükümetin adamı olduğunu düşünüp, kararların çok önceden alındığını söylüyorlardı. Sonuç kesinlikle güvenilmez bir yargı sistemiydi belli bir kesim için. Sonra zaman geçti ve malum şike süreci başladı. Bakıldığında bu davayı da aynı savcılar yürütüyordu ve hükümet karşıtı olup, kesinlikle bu savcılara güvenmeyiz diyenler, iç adalet sisteminin taraftar olgusuna teslim olması ile bir gecede şike davasını kabul edip, kesin şike yapılmıştır yargısını koydular ortaya. Hükümet yanlısı olanlar ise ve daha önce bu savcıların kararlarına son derece güvenli gözlerle bakanlar, tamamen fikirlerini değiştirip, bu bir komplo naraları atmışlardı. Ne oldu da siyahlarımız beyaz, beyazlarımız siyah oldu? Her iki tarafta kendi benliklerindeki özgün ifadeleri kaybetti ve nabza göre adaleti seçti. Çünkü menfaat duygusu ağır basmıştı her iki taraf içinde.

İşte grimiz olmazsa, tartışacak ortamı bulamazsak, kendimizi, düşüncelerimizi sorgulayamazsak doğruyu çok geç varırız. Hiç olmazsa fikirlere saygı duyalım, dinleyelim sonra tartalım, birazcık siyah rengini açsın, birazcık beyaz rengini karartsın, ortada buluşalım, gri olup her şeyi tartışalım, tabi ki konuşalım.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.