Newroz'un tarihi Kürtlerin politikleşmesinin tarihidir

21.03.2013 10:38:28
A+ A-

 

Hayatımın ilk newrozuna gittiğimde lise birinci sınıftaydım. Newroz'da zaten öyle büyük alanlarda değil, ilçelerde, küçük topluluklarla kutlanırdı. Okulum Gazi mahallesinin ? ki Gazi mahallesi o zamanlar devrimcilerin en önemli kalelerinden biri durumundaydı- hemen yanı başındaydı. Okulun hemen üst tarafında büyük bir arsa vardı, hem okulun olduğu mahalle, hem de gazi mahallesinden gelenler toplanarak orada kutlanacaktı bayram. Bin kişiye yakın bir kitle toplanmış, ateşler  yakıp, halay çekmeye başlamıştık ki, polis dört taraftan saldırmaya, önüne geleni, orada, o çamurlu sahada dövmeye başlamıştı. Kimseyi gözaltına almıyor, nerede olduğu fark etmez, otobüs durağında, kahvede, yolda, alanda kimi bulduysa dövüyordu. Alandan çıktığım vakit, bir kahvenin önünden geçmek üzereydim ki, arkamdan biri beni yakalayıp içeri attı. O an bir yandan kalbimin duracağını düşündüm, bir yandan yiyeceğim dayaktan çok elbisem yırtılırsa yarın nasıl okula gelirim diye düşündüm ama beni yakalayan kişi beni tuvalete götürüp yüzümü yıkamamı söylediğinde, kendime gelmem birkaç dakika sürmüştü. Ateşi yakan kişi olduğumdan, suratım tamamen kararmıştı.

Ondan sonraki yıllarda bütün newrozlara, ister izinli, ister izinsiz olsun katıldım. Her yıl biraz daha artan, biraz daha fazlalaşan bir kitle ile kutlanılan newrozlar oldu bunlar. Hiçbir zaman, en yogun baskı olduğu zaman bile, kitlede bir azalma ya da inançta bir şüphe göremedim. Newroz bir bayramdı ve bütün bayramlar gibi kutlanılmayı hak ediyordu.

Bilinenin aksine, newroz artan baskılardan dolayı değil, her yıl halkın bayram olarak daha çok kabul etmesinden dolayı kitleselleşmiştir. Her yıl bir önceki yıla göre daha fazla insan bugünü bir bayram olarak kutlama kararı almıştır.

Zaten bu kitleselleşmeden dolayı da devlet her yıl biraz daha kendi ile çelişmeye, kendi kararlarına, kurallarına uymamaya başlamıştır. İlk yıllar şiddetle bastırdığı newrozu bazı yıllar serbest bırakmış, bir süre sonra "aslında Türk bayramı bu" diye biraz paskalyadan, biraz noelden, biraz ortadoğudan aldığı gelenekleri harmanlaştırıp, acayip bir kutlama şekli çıkartmış, buna kendisini ve bürokratlarını da iyice inandırmıştır.

Bir yıl önce "bunlar provakatif eylemler" diyen bir vali ile emniyet müdürü elele tutuşup bir avuç korun üstünden atlamakta, boyanmış yumurtaları tokuşturmakta, kelli felli tarihçiler, kanal kanal gezip, aslında bir türk bayramı olan ve birden anlaşılan bu bayramla ilgili halkı inandırmaya çalışmışlardır. O güne kadar hiç bilmedikleri bir bayramın olduğunu gören halkın şaşkınlığını anlatmaya gücüm bile yetmez.

Kendilerinin bile inanmadığı, inanmak zorunda bırakıldıkları saçma sapan bir tezi insanlara dayatmaya çalıştıkça güvenilirliklerini yitirdiklerini ise söylemek istemem. Bir dönem ismini bile yazamayan gazetelerin birden, şımarık ergen çocuk tavrı ile "newroz değil nevruz" gibi bir ucubeye sarılıp, bunun üzerinden yıllarca uğraşmaları ama yine de bunu halka kabul ettirmemeleri bile bir çok şeyi göstermektedir.

Bayramlar bir siyasi göster falan değildir, siyasi bir anlamı da normalde yoktur ancak siz tutar sıradan bir bayram kutlamasını bile tehlikeli diye yasaklamaya çalışıp, kutlamak isteyenleri öldürür, onlara işkence yaparsanız ortaya çıkan sonuca da katlanmak zorundasınızdır. Newroz da işte böyle bir bayramdır. Sıradan bir bayram kutlamasını, Kürtleri tanımamak, onları yok saymak açısından kullanırsanız, politikleştirirsiniz. Bugün eğer, bir halkın kutladığı bir bahar bayramında politik simgeler yoğun bir şekilde kullanılıyor, haklı newrozun politik kimliğini benimsiyorsa, bunun sebebi politik olarak yok sayılmasından gelmektedir.

Yüz yıllara yakın bir süredir politik olarak ezilen ve isyan etmek zorunda kalan bir halkın her adımı da politik olacaktır. Kimse hiçbir şekilde bundan kendini soyutlayamaz.  

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.