Nil nehrinin kıyısında oturduk ağladık

10.09.2013 13:26:41
A+ A-

Ağlamak taşmaktır,
Çaresizliktir ,
Gidene son bir bakıştır.
Vedadır.
Bazen pişmanlıktır,
Suçluluk duygusudur .
Yıkanır mı ruhlar?
Ağlamak iyileştirir mi gerçekten ruhları?
Geri getirir mi?Ali İsmail'i, uğur kaymaz'ı, Esmay'ı.
Dün gece ağladık kuytularda ,
Ve suçladık birilerini,
Ve suçluyoruz birbirimizi.
Hala küçümsüyoruz öteki acıları.
Ortaklaşamıyoruz acılarda bile, İnsanlaşamıyoruz, zorlanıyoruz.
Yeni acılara gebe bırakıyoruz geleceği.
Herkes birbirini suçluyor ve kimse duymuyor diğerini.
Oysa Jean-Paul Sartre kendi gibi olmayan insanlara yapılan zulme katlanamadığından (Cezayir işgaline karşı çıkarak) kendi ülkesinde hain ilan edilmedi mi? Nobel ödülünü geri çevirmedi mi?
Stefan zweig insanlığın maruz kaldığı acılara daha fazla dayanamayarak intihar etmedi mi?
İsmail Beşikçi kendisi için çürümedi zindanlarda, insanlık ondan bihaberken.
Albert Einstein bütün insanlığa hizmet etmedi mi?
Edison buluşlarını tüm insanlığa sunmadı mı?
Dostoyevski vicdanın yüceliğini hissetiririken, kimseyi kimseden ayırmadı.
Tolstoy savaşın yarattığı yozlaşmayı anlamsızlığı öğretirken bizlere , ırkımızı sormadı.
Ve insanlığın kalbinde, vicdanında sonsuza dek ölümsüzleştiler.
Dün gece her birimiz bir köşede oturduk ve kendi cenazemize ağladık 
Oysa Sadece kendi cenazemize ağlamaktı bizi çıkmaza sokan,
Anlayamadık.
Kimse bir çıkış yolu bulamadı üstelik çıkış yolu bu denli basitken,
AĞLADIK AĞLADIK.

Öner GÖKÇE

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.