O FOTOĞRAF

20.03.2013 23:01:22
A+ A-

O FOTOĞRAF Yaşadığımız dünya doğal ve yapay felaketlerin eşiğinde, hatta içinde! Ortadoğu yangın yeri! Ülkem acılar içinde! Her güne bir felaket haberiyle uyanıyoruz. Bir fotoğraf karesi. O karede bir anne Başı yazmalı, saçları kırlaşmış, Yüzündeki her bir çizgi acılarını anlatıyor. Ağlamıyor! Gözyaşlarını içine akıtıyor. Beklemede. Beklediği yer: Adli Tıp Kurumu DNA örneği alınacak ondan. Ölen oğlunun teşhisi için. Geçen her an ömründen bir ömür çalıyor sanki. Öne eğilmiş, derin düşünceler içinde. Zaman tünelinde bir yolculuğa çıkıyor. Oğlunun hayatına girdiği ilk anlara? Doğum sancıları, ıkındıkça artan ve en sarsıcı olanıyla can kuzusunu, pamuğunu kucağına verdikleri an hayatının seyrinin değiştiği o an! Sonrası: Gecelerce süren uykusuzluk ve herkes derin uykudayken oğluyla kurduğu ilk kucaklaşma. İçine çektiği o koku: Tarifsiz. Hayatta yaşadığı en güzel duygu annelik. Bir zarafetlikti, yücelikti,sevgilerin en soylusuydu ve daha pek çok şey? Oğlunun ilk gülüşü,ilk anne deyişi, ilk adımı? Hayatının anlamlı ilk düğünü: sünneti. Yaşattığı küçük acılar: düşmeler, yaralanmalar? Okula başlamasıyla ilk öğretmeninden-anneden- ayrılıp sosyal hayata karışırken yaşanılan tedirginlikler. Acabalarla geçen yıllar: Birileriyle dövüşüyor mu? Dersi iyi dinliyor mu? Yaramazlık yapıyor mu?Terliyor mu? Cevabı net bu soruların. Sınıfın en iyilerinden. Çok iyi bir dinleyici. Hemen büyümek, okullar bitirmek ve insanlığa hizmet etmek istiyor: kavgasız, sevgiyle, barışça? Gurbete gidiş. Doymuyor annesi. Nasıl doyabilir ki! Daha dün gibiydi yaşanılan o koca çocukluk ve ilk gençlik yılları. Uzun bir gurbetlik, çekilen sıla özlemi. Başarıyla bitirilen okul ve ardından iş bulma mücadelesi. Sırada askerlik Daha büyük özlemlere gebe ayrılıklar. Askerliği bitti bitecek derken gelen kara haber! Sevmeye, koklamaya kıyamadığı biricik can kuzusu artık yok! Bir gecede ağaran saçları, Bedeni yangın yerine dönen bir anne! Acıyı bal eylemek bu mudur? Giden oğul hiç gelir mi yerine? Bunu ancak evlat acısı çeken anneler bilir. Gazetelerin manşetleri ortak: Bu acı bitsin, ağlamasın analar! Hiçbir şey bir anneye yaşatılan acıdan daha önemli değil. Dünyanın hiçbir yerinde kadınlar bu coğrafyalardakiler kadar acı çekmedi, çekmiyor. Kader midir yaşanılanlar? Oğullarını düğüne uğurlar gibi ölüme uğurlama! Buna yürek nasıl dayanır? Sorun koca bir boşluk mu? Yoksa barışa, akla, sağduyuya ve sevgiye inanan insanlarla onu çözmek mümkün mü? YANITLAMAKTA ÇOK ZORLANIYORUM?.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.