Ölüden hüküm kalkar!

05.09.2013 02:26:03
A+ A-

Sözde çözüm sürecinde 6 aydan fazla bir süre geçmişken adımların atılması beklenirken olumlu gelişmeler olurken ölümler gelmezken devlet sistem politikalarından vazgeçmiyor geçtiğimiz gün devletin askeri 43 PKK'linin gömüldüğü Agit Suruç adlı mezarlığı saldırması sonucu mezarlık tahrip edilirken yakın tarihte toprağa gömülen PKK gerillasının cesedine el koyması belki de tarihte görülmemiş bir vakadır. Çözüm süreci denilen bir dönemde barıştan bahsedilirken böyle bir saldırıyı insani bir bakış açısında bakıldığında kabul edilmesi bir yana ahlaki değildir. Öyle bir zihniyet ki ölen kişiyi insan olarak görmezken terörist olarak tanımlarken bu Kürtler üzerinde derin bir etkiye ve onur kırılmasına yol açmıştır.

 

Ölüden ve deliden hüküm kalkar!

Toplum olarak ölümlere, mezarlara, mezarlıklara karşı hem dini açıdan hem insani açıdan büyük saygı duyulurken sistemin çarkı olduğu yerde durmadan devam ediyor. Geçtiğimiz gün mezarlığı tahrip edenlerin hiç bir açıklaması olmazken bu olay bir Filistin de veya Suriye de gerçekleşmedi bu olay Kürtlerin Türkiye Kürdistanı’nda gerçekleşti ölen PKK'li olunca Kürt olunca yapılanlara da sessiz kalan çevrelerin savaştan kandan beslenen çevreler olduğu aşikârdır. Bu olay insani olarak ele alındığında hiçte basite indirgenemez.

 

Demirtaş: Bu bir isyan gerekçesidir!

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Bagok Dağı'nda bulunan 'Agit Suruç Şehitliği'ne yapılan saldırıya sert tepki gösterdi. "Evlatlarının mezarlarını tahrip etmek, o halkın isyan etmesi için yeterli bir gerekçedir. Buradan halkımıza açık çağrı yapıyorum; mezarlar kutsaldır. Partimiz, halkımız en duyarlı tavrı göstersin. Bunun süreçle alakası yoktur" dedi. Demirtaş tepkisini en sert şekilde ifade ederken kullandığı sözleri de yabana atmanın doğru olmadığını görmekteyiz öyle bir dönem ki Çözüm sürecinde beklentiler karşılanmıyor,Kürt Ulusal Kongresi ikinci kez erteleniyor ve konuşulanlar dışarıdan kongrenin engellemeye çalışan güçler olduğuna diğer bir taraftan Rojava kendi bölgesini savunurken El Nusra türü çetelerin Türkiye üzerinde giriş çıkış yapmaları tüm bunlar yaşanırken anadilde eğitim hakkı adına yapılan bir gelişme yokken sürecin ne kadar devam edebileceği konusunda tereddütler yaşamak yanlış olmazsa gerek.

 

İHD: Mezarlara saldırının izahatı yok

İHD Mardin Şubesi, Bagok Dağı'nda bulunan "Agit Suruç Şehitliği"ne yapılan saldırıda mezarların tahrip edilmesine ilişkin rapor hazırladı.

Raporda, mezarların tahrip edilmesinin hukuki ve etik izahının olmadığının altı çizilerek, "Mezarların eski hale getirilmesi için adli ve idari makamların hiçbir engel çıkarmaması temel talebimizdir. Yine idari makamların, mezarlara verilen tahribat için ailelerden özür dilemelidir" denildi.

Diğer bir taraftan Nusaybin Belediye Başkanı BDP'li Ayşe Gökkan Kürtlerin bu girişime karşı sessiz kalmayacağını ifade eden Başkan Gökkan, "Cenaze en hassas, en tahammül edilmez örnek. Ateş Kürtlerde sadece düştüğü yeri yakmaz. Kürtlerde bunun toplumsal bir karşılığı vardır; sadece cenazeye değil, kendisine de sahip çıkma meselesi olarak görür. O cenaze sadece ailenin değil; Kürtlerindir ve halk kendisine ait hissettiği bir şeye bu denli rahat yaklaşılmasına sessiz kalmaz. Devlet yetkililerinden bir açıklama ve bir özür bekleniyor. Cenaze de halkın benimsediği şekle getirilmeli. Bir yandan faili meçhul cinayetler için mezarlar açılırken, bir yandan da bu durumla karşılaşırsak güven sarsıcı bir sonuç doğurur. Devletle halk arasında zaten güven sorunu var" dedi.

 

Hükümet özür dilemeli!

Barışın dili böyle olmamalı Roboski’de (Uludere) Kürtlere karşı özür borcu ve hesap borcu varken böyle bir süreçte yapması gereken ailelerden özür ve açıklama yapması gerekmektedir ki onuru kırılan Kürt kardeşlerinin gönlünü alabilsin ki süreç ilerleyebilsin.

 

05. 09. 2013

Mazlum Karakoyun

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.