Ölümden boşanmak istiyorum

13.02.2013 13:17:01
A+ A-

Herkes çıplak dolaşıyor, üryan değil ama.
Kimse giyinmiyor bir diğerinin ölüm acısını.
Acısının başında nöbetçi bırakılıyoruz sıramız geldikçe...
İşte tam bu noktada buradan böldükçe böldüler bizi.
Parçalamparça olmaya doğru hızla gidiyoruz sanki. freni patlak bir ülke...
Ama, daha çarpıp, infilak etmedik, bir intihar münübüsü gibi, sınırda.
Bir bedenimizin olması kocaman bir yalan, yanılsama.
Ölüyoruz herbirimiz, bir ölümle kendi payımıza, duyduğumuz anda.
Çoğaldıkça insanı yanlızlaştırarak bölen , bölücü oluyor ölüm hayatımızda.

Ocağına ateş düşen acıyı giyiniyor bir başına.
Herkes o acıyı anında soyunup, duymuyor, görmüyor, konuşmuyor...
Naylon oluyorlar, dillerini, kapı gibi kapatıp içeriden, sürgülüyorlar...
Sesler kesiliyor, görüntüler parça parça, vicdan ayak altına alınıyor anında...

Ölün, bir şey demiyorum, ama siz siz olun, ölü evi olmayın,  ölü yakını, acı duyanı, bir kese kağıdı gibi içine çökeni olmayın...
Önce ölünüz şuçlu ilan edilir hep bir ağızdan.
Sonra panzer, panzehiri olur ölümünüzün, yaşarken esameniz okunmasa bile, ölünce suçlu olursunuz anında...

Yalandır, düğün ve cenazeler bile, artık bizi bir araya getirmiyorlar.
Otuz küsür yıldır, sanki sayfaları yazılır yazılmaz yırtılıp çöpe atılan bir defter olduk, tarihin elinde.
Hayatın içini boşaltıp, mezarlarlıkları doluyorlar, aleni ve sinsice...

Alıştırldık, kimimiz tiryakisi oldu bu gölgesi bile olmayan ölümlerin.
Sabah uyanır uyanmaz, vurdumduymazlığı yakıyoruz bir sigara gibi, çekiyoruz içimize.
Damarlarımızaa bir rehavet yayılıyor, bir hayata sırt dönme...
Kahve suyu koymaya gidiyoruz ateşe, ama gitmiyoruz o ölümün cenaze evine...

Acısını giymiyoruz, tam tersine o acıyı soyunup, çıplak dolaşıyoruz bir ülke içinde.
Onun utanmadığı, bizim ondan utanacağımız kadar çıplak dolaşıyorlar içimizde...
Yalın değil ama, sade değil, temiz hiç değil; kirli bir yapışkanlık...
Vicdanı soyunup çıplak kalacak yere vardık, vardırıldık...
Hayattan değil, ölümden medet duyar hale;
‘’Ölüm bizi ayırana kadar’’ denen yere. geldik, getirildik...
Mezar taşları yastık oldu insanlarımıza, gençlerimize...
‘Ben hakimim, masum bey’, ölümden boşanmak istiyorum...

Fadıl Öztürk

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.