ONLARIN BABASI YOK- ÖZGÜR MUMCU- DELAL DİNK

19.01.2013 13:48:38
A+ A-

"O öldü. Onlar öldü.

Bileylendi yürekler.

Saçım uzadı,

Altıncı hissim oldu yağmur.

Uzakta, yangınlarda

Külü savruldu çığlıkların.

Gündüz koptu dalından.

Tutsak, ham bir yaşam oturdu boğazıma.

 

Saçım uzadı,

Tüm göçmenlerin yakasına

Hüzün iliştirildi.

 

O öldü. Onlar öldü.

Büyüdü kalabalıklar,

Büyüdü sesler.

Korteje katıldı

Sokaktan gözü yaşlı kediler!.."*

Ve 24 Ocak 1993 tarihinden beridir Özgür Mumcu, kızı Özge Mumcu ve 19 Ocak 2007?de Şişli Halaskargazi caddesi üzerindeki Agos Gazetesi'nin çıkışında, 14.54?de yakın mesafeden yapılan 3 el silah atışıyla öldürüldüğü tarihten beridir Hrant Dink'in çocuklar: Kızları Sera ve Delal Dink ile oğlu Arat Dink BABASIZ yaşamak zorunda bırakıldı.

Hrant Dink, Türkiye'de 1909 yılından bu yana, suikast sonucu öldürülen 62. gazeteci oldu. Gerek Uğur Mumcu ve gerekse Hrant Dink bu ülkenin yetiştirdiği, ülkenin barışının yerleşmesi, demokrasisinin geliştirilmesi ve çok kültürlü yapısının, yani farklılıklarının korunması için mücadele vermiş, şiir yürekli insanlardı. Kalemlerini de bedeli ne olursa olsun bu amaçlar doğrultusunda kullanan cesur babalardı.

Ne var ki, güzel düşünmenin bedelini suikast sonucu öldürülen diğer yazar ve gazeteciler gibi HAYATLARIYLA ödediler.

***

Özgür Mumcu artık büyüdü ve kocaman bir adam oldu. Babası gibi sağlam ve dimdik. Lâkin O büyüdükçe babasızlığın verdiği acı da hep büyüdü ve dinmek bilmedi. Nasıl dinebilir ki, katledilerek elinizden alınmış bir baba. Geride bir daha yeri doldurulamayacak bir boşluk bırakarak.  

İşte bir 24 Ocak Günü daha yaklaşıyor.  Ne acıdır ki, Özgür Mumcu'nun babasını katleden FAİLİ AFİŞELER hâlâ aramızda ve çocukları onlara "Baba," diyor. "Baba," devam edecekler de. Elbette ki bu onların çocukların en doğal hakkı. Babalarının suçlarının cezasını, o masum çocuklara çektirmenin anlamsızlığını söylemeye bile gerek yok. Çünkü o caniler ile çocukları arasında yalnızca bir kan bağı vardır ve hiç kimse doğarken anne ve babasını seçme özgürlüğüne sahip değildir.

***

Benim asıl istediğim Hrant Dink için hukuki adalet. Failleri bilinen bir cinayetin (Uğur Mumcu) ve cinayetlerin nedense çözülmek istenmemesi. Bu noktada YARGI mekanizmasını elinde tutan kurumların başında bulunan zatı muhteremlerin, ne kadar dibe vurmuş olurlarsa olsunlar ve kalmışsa hâlâ bir parça vicdanları, kendilerini yeniden sorgulamaları lazım gelir, diye düşünüyorum.

Bunu bugün, yani 19 0cak 2013 tarihinde, Babalarına bir daha "Baba!.." diyemeyecek olan çocuklar için istiyorum. Çünkü o çocukların babaları yok ve bir daha "BABA" diyemeyecekler. Babalarını öldürdüler, babalarına işkence ettiler, babalarını faili meçhul (aslında faili afişe) ettiler. Ettileeeeeeeeeeeeer.

Babaları suçluydu. Çok büyük bir suç işliyorlardı. Onların en çok korktukları şeyi yapıyorlardı: DÜŞÜNÜYORLARDI. Düşünüyor ve yazıyorlardı. Çocuklarımıza daha güzel ve yaşanılır bir dünya bırakmak için.            

Adalet. Terazinin kefelerinin dengede durması için yalnızca adalet Tanrım!.. Duy sesimi.

Öyle anlaşılıyor ki, ...... babanın kulakları sağır. Ya da beni duymamazlıktan geliyor.

En çok korktuğumda bu.

***

Doğru ya, beni niçin duysun ki!.. Alt tarafı otuzlu yaşları geride bırakmış, babasını on bir yıl önce kaybetmiş,  ama yüreğindeki çocuğu hâlâ yaşatan bir yurdum insanıyım. Yaşasaydı eğer babam, inşaatçı ellerinden öpüp sıkı sıkı sarılacaktım. O da iki yana açık kollarıyla ilk kez bana sarılacak ve "OĞLUUUM!.." diyecekti. Ben bu duyguyu hiç yaşamadım ve babamdan o büyülü sözcüğü de hiç duymadım. Güneşin ilkin yükseldiği coğrafyada doğdum,  ailem kalabalıktı ve yoksulduk, babam da sevgisini göstermiyor veya göstermeyi bilmiyordu. "SEVGİ" sözcüğü, dağarcığımıza yıllar sonra kitaplarla girdi.

Netice itibariyle artık çok geç kaldığımı da biliyorum, çünkü babamı yitirdim ve zamanı geriye döndürmek gibi bir şansım da yok. Lâkin umudum var benim, bir gün baba olursam eğer ki çocuğumun annesine DİLARAM'a çok şükür rastladım. Ne büyük mutluluktur ki aynı geç kalmışlıklarımı yaşamayacağımı biliyorum.

Sizin bir babanız var mı? Sizin bir anneniz var mı? Var. Bu cevabı verdiğinize göre ister çocuk, ister yetişkin olun; demek ki siz de hayattasınız. Bugün erkenden kalkın, babanıza koşun ve ona sıkı sıkı sarılın, sarılmanızın değeri paha biçilemezdir. Nedeni bir babanızın olduğu ve yaşıyor olduğu için yapın.

Sonra aynı şeyleri anneniz için yapın. Ve mutlu olun bir anneniz ve babanız olduğu için. Onlara teşekkür edin.

Ey çocuk, bugün babana ve annene sevgini sunma fırsatı buldun şanslısın. Ey baba, bugün önemsenme duygusunu yaşadın, şanslısın. Ey anne, bugün mutlu bir aileye sahip olduğunu bir kez daha keşfettiğin için şanslısın.

Şanslısınız.

Bir farklılık yaratmak adına. Hayat için.

www.abbaskarakus.com abbas_karakus@mynet.com

*Özgür Mumcu'nun "Babam İçin" -Uğur Mumcu- şiiri olup, Aralık 1996 Öküz dergisinde yayınlanmıştır.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.