Ortak geleceğin inşası

21.03.2013 23:09:48
A+ A-

 

Dün Tüm Türkiye dört gözle Diyarbakır Newroz’unda PKK lideri Abdullah Öcalan’ın mesajına kilitlenmişti. Beklentiler PKK’nin silahlı güçlerinin geri çekilmesi yönünde bir açıklama yapılmasındaydı. İki milyona yakın insan Newroz alanında, milyonlar ise televizyonlarının başında Türkiye’nin kanayan yarası Kürt sorununun akıbeti hakkında yapılacak açıklamayı dinledi.

Öcalan’ın okunan mektubundan sadece “geri çekilme” veya “ateşkes” mesajı çıkmadı. Böyle anlaşılması yaşanan tarihi anın farkına varmamak olur. Öcalan ateşkes-geri çekilme gibi kısa süreli çözümler getirecek, fakat kanayan yaranın daha şiddetli akmasına neden olacak (1999 geri çekilme sonrası gibi) bir açıklama yapmadı.

O zaman bu mektuptan ne anlamak gerekir?

Öcalan Türklerin ve Kürtlerin tarihsel kardeşliğini ve ortaklığını anımsatarak yeni bir geleceğin inşasının mesajını verdi. Yeni bir Türkiye, demokratik ve özgür Anadolu-Mezopotamya birlikteliğini ne için ve nasıl inşa edileceğini anlattı.

Tam da bu noktada Öcalan’ın ne kadar riskli bir misyonu üstlendiğini, sorumluluğu sahiplendiğini de iyi görmek gerekir. AKP hükümetinin güven vermeyen tutumları karşısında Kürtleri ikna etmenin zorluğunun yanında, gerilla güçlerini barış sürecine dahil etmenin zorluğu ortada. PKK yönetim ve yapısının bu hususta hiç de haksız olmayan, gerçeklik payı oldukça yüksek tespitleri söz konusu. 1999 geri çekilme sürecinde devletin saldırılarının unutulmamış olması bir yana Ortadoğu’daki konjonktürel durumun PKK’ye sağladığı olanakların (eskiden Irak-İran-Suriye ve Türkiye ile savaşıyorlardı, şimdi ise İran’la yapılmış kalıcı bir ateşkes, Kuzey Irak’ta federe Kürt devleti ve kuzey Suriye’de de facto PKK yönetimi mevcut) farkındalar. 2013 yılına bu tespitler üzerinden hazırlandıklarını ve “devrim” hedeflerini açıklamışlardı.

İşte bu yüzden Öcalan’ın barış misyonu ve Türkiye halklarının bir arada ortak yaşamının tek güvencesi olduğu dünkü açıklamayla tekrardan ortaya çıkmış oldu. Kardeşlerimiz, ablalarımız, babalarımız ve arkadaşlarımız ölmeden; kimsenin savaş için kan ve gözyaşı akıtmadığı bir geleceği barışla, demokrasiyle, özgürlükle ve halkların kardeşliğiyle yaratmak istiyor.

Önümüzdeki günlerde her iki taraftan da sürecin nasıl ilerleyeceğine dair açıklamalar gelecektir. Eğer barışı gerçekten istiyorsak, etnik milliyetçi duyguları bir tarafa bırakıp bu açıklamanın gereklerine tarafların yaklaşımını iyi gözlemleyerek ortak gelecekten yana tavır almalıyız. Hiçbir şey barıştan ve kardeşlikten önemli olamaz. Milletini gerçekten seven buna engel değil destek olur. Barış sadece Kürtlere değil, hepimize lazım.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.