Radikal?in yeni misyonu, toplumsal empati ve barış

09.01.2013 12:15:18
A+ A-

BİR gazetenin bir "misyon"u elde etmesi için, önemli olan -sadece- ne yazıp-ne çizdiği değil; o yazıp ve çizdiklerinin karşılık bulduğu zamandır.

Cumhuriyet'in sağ omzundaki "faşizm" apoletinin takılma zamanı 1930'ların sonudur aslında.

"Zamanın ruhu" idi o zaman "faşizm";

Tüm önemli devletler yönetim şekillerini faşizme kırıyordu.

Almanlar ise yol arkadaşlarımızdı bizim;

İnönü sevgiler ve saygılar gönderiyordu Führer'e.

Ve de Cumhuriyet de, bu yeni dünyada yerini almıştı.

Ve 2013 olmuşken yıl;

O "ruh" hala gazetenin içindeydi.

***

Sanırım Kadıköy taraflarından eski bir Hürriyet gazetesi bulmuştum. Satıcısıyla pazarlık yapmama rağmen varımı yoğumu ona verdikten sonra bir kafe bulup gazeteyi incelemeye başlamıştım.

Şaşırmıştım.

Çünkü Türk askerinin Kore'de öldüreceği askerlerle ilgili "pis komünist" ifadesini kullanılıyordu;

Gazete, devletin herhangi bir uygulamasına karşı eylem yapanlara "şerefsiz" demekten dahi çekinmiyordu.

Devam ediyordun Hürriyet gazetesinin eski sayılarını bulmaya.

Ve bakıyordum;

"CHP tarafı" tarafı değildi Hürriyet;

"DP/AP" tarafı da değildi.

Peki, bu "taraf olmama" durumu, Hürriyet'i "tarafsız" yapıyor muydu?

Hayır.

Taraftı Hürriyet;

"Devlet"ten yana.

Bu nedenle hep bir "koruma" iç güdüsü ile yaklaşırdı.

Ve bugün de öyle.

"Türkiye Türklerindir" deyip, aynı zamanda da Kürt Sorunu'nu çözmeye çalışıyor.

Bunu yaparken de;

Temele yine devleti ve devletin genlerini koyuyor.

***

Uzatmaya gerek yok:

Tanin'i, Vatan'ı (eski) ya da Vakit'i de bu "misyon gazeteciliği" saflarına koyup tartışabiliriz.

"Taraf"la ilgili çok uzun laflar edebiliriz.

Fakat geleceğim nokta: Radikal.

Çünkü "eski demokrat" yapısını Eyüp Can'la beraber küçülüp, başkalaşıp, yenilenince de korudu; ve bunun üzerine bir hedef koydu:

Kürt Sorunu'nun çözümü.

Ve de hatırlayın "Yeni Radikal"in ilk sayılarını; "Kürt Sorunu"yla ilgili kampanya başlattı ve günlerce sürdü bu kampanya. Ve bu kampanya çerçevesinde, Devlet Bahçeli dahi "olumlu" görüşlerini, gazeteye verdiği bir mülakatta ortaya koydu. (Umarım yanlış hatırlamıyorumdur.)

Ve de Bahçeli ile beraber Radikal'in ortaya koyduğu şuydu:

Bir Kürt'ün gözünden "Kürt Sorunu'nun çözümü" değil; Türkiye'nin gözünden "Kürt Sorunu'nun çözümü".

Türkiye:

Milliyetçilerin, sosyalistlerin, liberallerin, muhafazakarların ve tüm görüşlerin yaşadığı ülke.

İşte önemli olan;

"Toplumsal barış" için, "toplumsal empati"nin sağlanması.

Ve bu empati için;

Nasıl Öcalan için "bebek katili" demekten kaçınıyorsa; şehitlerimiz için de "bilmem kaç askerimiz öldü" demeyi aklından geçirmedi.

***

"Yeni" Radikal'in bu ilk "toplumsal barış" kampanyası başarılı olurken;

Asıl "misyon"unu bu günlerde elde etti.

Bu günler:

"Kürt Sorunu'nu ya çözeceğiz, ya da çözeceğiz" noktası.

İşte bu günlerde, bir "amiral gemi" oldu Radikal.

Tüm Türkiye'ye kulak verdi;

Her kesim samimiyetle yazılar yazıp Radikal'e gönderdi.

Parlamentodaki tüm siyasi parti mensuplarının seslerini aynı rahatça duyurabileceği bir platform oldu.

Ve de olması gereken;

"Kürt Sorunu'na Türkiyeli çözüm" gayesi hayata geçmeye başladı.

***

Bu sürecin kazananı Türkiye olacağı gibi;

Aynı zamanda da, bu "yeni" misyonu ile Radikal olacaktır.  

Çünkü bu zamana, bu zamanın ruhuyla karşılık veriyor.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.