Reyhanlı Notları: 2

14.06.2013 04:15:24
A+ A-

Altmış beş yıldır dönen tezgah hep aynı! Ortadoğu halklarını birbirine kırdır! Silah sat, nüfuzunu arttır! Atatürk Türkiyesi olarak bugüne kadar kenarında durmaya çalıştığımız fakat bir yandan da adım adım içine çekildiğimiz bu yangının alevleri artık yüzümüzü yalamaya başladı! Barış süreci diye pazarladıkları şey, tam tersine büyük bir savaşa hazırlık sürecinin ta kendisidir! Ortada sadece bir yangın yeri kalacak! Yazıklandığımız Yugoslavya'dan beter olacağız, uyanın! Savaşa hayır!

...

Devletin bütün güvenlik ve hukuk aygıtları; savcısı, askeri, polisi, tam yetkili meclis komisyonu elinin altında olduğu halde Uludere katliamının faillerini bir yılı aşkın süredir bulamayan, açıklayamayanlar Reyhanlı katliamını yarım saatte çözüme kavuşturdular: "Katil Esed'miş! Reyhanlı'ya bir mim koyun. Bu, "Küçük 11 Eylül" Türkiye'nin siyasal tarihinde bir dönüm noktası olacaktır. ABD'nin 11 Eylül sonrasında attığı adımların aynısını atmaya yelteneceklerdir. Yayın yasakları, özel yasalar, kararnameler... Öyle ya da böyle on yıldan önce durulmaz bu sular. Durulduğunda ise bataklığa mı dönüşmüş olur yoksa arınır mı pisliklerinden kestirmek kolay değil. Ortadoğu coğrafyasının bu yüzyıldaki kaderi de az çok belli oldu. Cehalet ve yoksulluk hükmünü sürdürecek. Din ve paylaşım savaşları artarak devam edecek. Türkiye'nin seksen yıllık ayrıcalıklı konumu ise sona ermiş bulunuyor (çünkü o ayrıcalığın adı Atatürk'tü). Irak, Suriye derken sonrasında belki İran belki de Türkiye bu kör dövüşündeki yeni hedef tahtası olacak. Anlaşılıyor ki, Türkiye'nin iktidar elitleri komşularının yangınından mal kaçırmayı marifet saymaktalar. Fakat o yangın her an ve çok can yakıcı bir biçimde bizim evimizi de yakabilir. Reyhanlı bir kıvılcımdır ve bu coğrafyada her şey bir kıvılcıma bakar!

...

Çok hevesliydin, al senin de nurtopu gibi bir 11 Eylül'ün oldu! Güle güle kana bula şimdi ortalığı: Suriye'ye demokrasi götür! Kuzey Irak'ta federasyon kur! Gözün aydın senin de kutsal bir savaşın var artık! Musul ve Kerkük'e demokrasi götür bir an önce! Amerika'nın gözüpek fedaisi oldun yine haydi iyisin! Süleymaniye'de kafana çuval geçirilen kötü günleri atlattın gitti işte. Gırtlağını sıkıverdin mi şu meymenetsiz Esad'ın tamamdır bu iş! Yalnız küçük bir ayrıntı var. Türk halkını nasıl ikna edeceksin bu işe? Dört yüz komutanını zindanlara tıktığın, moralsiz, mecalsiz bıraktığın bir orduyla nasıl savaşacaksın? One minute noktasından müslüman kanı dökmeye ve döktürmeye bunca heves ettiğin bir noktaya gelişini biraz kalbi ve vicdanı olan insanlara nasıl anlatacaksın?

...

Taksici, "bunlar da çok değişti son zamanlarda" dedi! Belli ki iktidara oy vermiş birisi. "Aslında değişen filan yok, onlar hep öyleydi fakat nihayet sen gözünü açtın" demek istedim önce ama vazgeçtim. Sessizliğimden demek istediğimi anladı sanırım mevzuyu uzatmadı. Sosyal medya ortamlarına bakarsan, iktidar ilk seçimde zorlanacak havası var. Fakat ülkemde iktidarları getiren de götüren de bakkal Hüseyin abi, emekli Vildan öğretmen, bekçi Hamza, çiftçi Ramazan, ev hanımı Rukiye abla'dır. Alt ve orta gelir grubu bandının bilinçli olarak geniş tutulduğu bir ülkeyiz. Dolayısıyla internetteki bir avuç eleştirel insanın ülkenin bu ölçekteki seçimlerine niceliksel katkısı bana göre fazla değil. Benim 1.100 kişilik listemde andığım profilde insan sayısı yok gibi birşey. Sizlerin listeleri de kendinizle türdeştir sanırım. Gidip bakkalda manavda siyaset yapmadığımıza göre, eleştiri ve tespitlerimiz kendi aramızda voleybol oynar gibi bir hale bürünüyor bir süre sonra. Bu eleştirilerin sandığa dolaylı yansıyacak nitelikli tek şekli ve yararı, alanlara çıkıp, sızlandığımız konular hakkında kendimizi görünür kılmaktır. Gaz ve cop ikilisinden ötürü, senin benim gibi dizleri kireçlenmiş küçük burjuva da itirazı sokakta seslendirmeye çekiniyor! Gözünü budaktan sakınmayan grup olarak kala kala, toplumun genelinin "anarşik, militan, terörist" yaftası yapıştırıverdiği sosyalist gençler kalıyor. Umarım ki, halkın kendisi şu kanatılmalardan bir ders çıkarır da, taksici gibi "bunlar da çok değişti" diyerek homurdanmaya başlar artık. Yoksa, bir değil on tane Reyhanlı patlasa, bir şeylerin değişeceği yok bu ülkede!

...

Ata memleketim Simav'da deprem olduğunda yanlış bilmiyorsam sadece bir kişi hayatını kaybetti. Başbakan ilçeyi ziyaret etti, herkes memnun oldu, hayat normale döndü. Reyhanlı'da ise resmi rakamlara göre önce 52, ardından kaçak benzinlik patlamasıyla 10 kişi daha öldü, yüzlerce yaralı var. İlçe halkı çok gergin, mutsuz, endişeli. Başbakan ortada yok. Çözüm diye peşinden koşulan savaş bir çıksa kabak yine başta Reyhanlı olmak üzere sınıra yakın il ve ilçelerin başına patlayacak! Bütün olup biten olumsuzluklar karşısında, Hatay halkı "referandum yapıp, bizi yok sayan bu devletten ayrılmak, yeniden Bağımsız Hatay Cumhuriyeti olmak istiyoruz" dese ne olurdu çok merak ediyorum!