Roboski ve devletin katliam zihniyeti

06.05.2013 12:30:17
A+ A-

 

34 can, 34 evlat, 34 sevgili, 34 "Vatandaş"

Yüreğimize ateş düşüren, içimizi sızlatan , isyan ateşimize körük olan ; devletin vatandaşına , diğer bir ifadeyle "öteki" olana baktığı açıyı, biçtiği değeri bir kez "daha" anlamamıza sebep olan o katliam. 28 Aralık 2011 günü saat 21.00 sularında "şanlı (!)" Türk savaş uçakları adeta halkına açtığı savaşı bir kez daha gözler önüne sermek için harekete geçti ve "terörist" denilerek 34 sivil "insan"ını katletti. Hem de bir iki komutanın emriyle değil "koskoca (!)" başbakanın emri ile.

Daha sonra "terörist" diyemediler, e canım onlar "kaçakçı" dediler kendilerini suçsuz göstermek için. Baktılar o maya da tutmadı. En son "özürse özür, tazminatsa tazminat" sözleri çıktı ağızlarından; kendilerine, zihniyetlerine, politikalarına yakışır şekilde. Bu sözler, aynasıydı devletin katliam zihniyetinin.

"Zihniyet" diyorum çünkü Roboski ilk değildi, maalesef son da olmayacak. Çünkü, Dersim'de köyleri bombalayan, Maraş'ta insanları katleden, Sivas'ta aydınları yakan, Mardin'de 12 yaşındaki Uğur Kaymaz'ı 13 kurşunla öldürerek kendini savunan, fikirlerini idam ettiremedikleri için bedenlerini idam ettikleri Deniz'leri, Yusuf'ları, Hüseyin'leri katledenler. Ve ne yazık ki "niceleri".

Katleden ve katlolan şahsiyetler değişiyor belki ama iki şey asla değişmiyor. Birincisi bu katliamları yapan devlet zihniyeti, ikincisi ise katledenlerin vahşiliği ile katlolanların ölümsüzlüğü ve masumluğu.

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.