Sen misin mobbinge karşı çıkan!

15.10.2014 01:34:11
A+ A-

 

Kısa süre önce kişisel Facebook sayfasından ‘mobbing’e uğradığını ve ölüm tehditleri aldığını yazan Artuklu Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Güner Coşkunsu, görevden alınarak yerine tarih bölümünden Yrd. Doç. Dr. Ercan Gümüş getirilmişti.

 Sosyal paylaşım sitesi Facebook’taki sayfasında ölüm tehditleri aldığını duyuran Coşkunsu, şu mesajı paylaşmıştı:

“Usulsüzlüklere, yolsuzluklara, haksızlıklara, nepotizme, anti bilimselliğe, intihale, her türlü kadrolaşmaya (ajanlar dahil olmak üzere), bölücülüğe, fişlemeye, kısacası kurumsal ahlaksızlığa karşı duran, gerekli yasal işlemleri talep eden veya uygulayan akademisyene mobbing yapmanın yanında aba altından sopa gösterenlerden veciz sözler: – Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin…”

Gerek Radikal gazetesi,   gerek bazı sosyal medya sitelerinde yer alan bu haber üzerine,  kendisi ile görüştüğüm Coşkunsu’nun ayrıca, kendisine yönelik  tehdit, hakaret ve küfür içerikli mesajları nedeniyle Mardin Müze Müdürü Nihat Erdoğan’la davalık olduğunu da öğrendim.

Mardin Müze Müdürünün Coşkunsu'ya ağır hakaret , tehdit ve bir kadına söylenmeyecek sözler içeren mesajlar göndermesi üzerine Coşkuncu,   bu mesajları Savcılık ve Bakanlığa bildirmiş. Savcılık tehdit ve hakaretten suçlu bulup mahkeme açmış. Gelecek ay bu mahkeme görülecekmiş.

Aylarca süren idari soruşturma sonucunda ise,   Bakanlığın sadece uyarı cezası verdiği Müdürün nasıl korunduğunun bir göstergesidir bu. Ayrıca aynı dönem içerisin de Müdür hakkında başka bir vatandaş soruşturma açtırmış ve bu soruşturmadan da ceza almamış.

Müze Müdürü sadece mesaj yolu ile tehdit ve hakaretle de kalmayıp, bir gün sokakta yürüyen Coşkunsu'yu görüp yanına yaklaşmış ve yolunu keserek rahatsız ettiği, gerek şahitlerle gerek kamera kayıtları ile tesbit edilip görüldüğü için Savcılık , Müdürü suçlu bularak bu olaydan da bir dava açmış.

“Türkiye'de artık görev yapabilmek, tarihimizi koruyabilmek için, meslektaşlarımızdan dayak yiyip hakaret görmemiz gerekiyor"diye de ekliyor Coşkunsu.

Tüm bu yaşadıklarından sonra Müze’de de darp edilen ve görev yapması engellenen Coşkunsu'ya Valilik koruma vermiş.

Coşkunsu'ya yapılan bu  psikolojik baskı çok yönlü olmakla birlikte, asıl hedefin bu yöntemle korkutup ve bu baskılara dayanılmaz hale getirip kendi isteği ile işten uzaklaşmasını sağlamaktır.

Burada ki bir başka önemli husus ise,  Coşkunsu'nun yalnız bir kadın olması ve kimsesizmiş gibi görülerek, daha kolay baskı altına alınıp, türlü iftiralarla kolayca uzaklaştırabilecekleri  düşünüldüğü anlaşılmaktadır.

Maalesef üzülerek söylemek isterim ki, yaşadıklarımından gördüm ve öğrendim ki, Kamu da işini yapanı, işini sevip saygı duyanı, kaytarmayanı, salla başını al maaşını yapmayanları, devletin malını mülkünü iyi koruyup gözeteni pek sevmedikleri gibi, mevcut düzene uymayanları da,   düzenin bekçileri bu olayda da görüldüğü gibi çok ucuz, basit ama bir o kadar da iğrenç ve insanlık dışı yöntemlerle bu güzel insanları harcamaya çalışırlar.

Bu gibi durumlarda devletin şikayet mekanizmasını çalıştırmaya çalışmak, çoğu zaman başınızı daha çok ağırtabilir ve bu da insanları şikayet etmekten uzak tutmaya çalışmanın göstergesidir.

Kimi zaman da haklı konumda olmanıza ragmen olayların akışı ve üzeriniz de ki baskı ve tehdit sizi haksız konuma düşürür.

Kimi zaman ise etrafınızda ki herkesin psikolijik baskısı tam da idarecilerin planlayıp istediği gibi sizi suç işlemeye sevk eder ve kolayca sizden kurtulurlar.

Bu gibi durumlarda devlet birimlerinden destek degil, yalnız bırakıldıgınızı görmeniz ise,   sizi gerek işinizden gerek kurumdan tamamem soğutabilir ve ayrılmanıza yol açarsa, bu da idarecilerin ve ona baglı personelin sizden kurtulmalarını kolayca ve sorunsuz sağlamış olur.

Şikayet hakkını hiç korkmadan ve çekinmeden kullanmak demek,   adalete olan güven duygusu ile eş anlamlıdır.Oysa adalet mekanizmasının çalışmadıgı yada taraflı çalıştıgı bir ülke de bırakın hak aramayı,   birilerini şikayet etmeniz tek kelimeyle başınıza bela almak demektir.

Herşeyden önce adalet sisteminin çalıştığına insan güvenmeli ve inanmalı ki,   hak,   hukuk ararken en ufak negatif bir tereddütte bile olmasın.

Bu ülke de milyonlar şikayet etmekten korktukları için seslerini çıkartamıyorlar...

Bu da demektir ki kimsenin adalete güveni yoktur...

Bugün Coşkunsu'ya yapılanlar yarın bu sessiz kalanlara yapılmayacağının bir garantisi var mıdır?

Coşkunsu'nun her tür baskı ve  tehdite  maruz kalmasının nedeni üstün özelliklere sahip, zeki, başarı odaklı, yaratıcı, kendisini işine adamış, dürüst, insanlara güvenen, iyi niyetli, politik davranmayan, kurumuna bağlı, işiyle özdeşleşmiş, kendine saygı duyan ve yetkinlik düzeyi yüksek olmasıdır.

Her tür haksızlığa, yolsuzluğa ve adaletsizliklere karşı dik durması sonucu,   ona  karşı bir karalama kampanyası başlatılmış. Asılsız dedikodular çıkarılıp, çeşitli iftiralara maruz bırakılıp, bu ahlak dışı yöntemlerle  gerek kurum içinde,   gerek çevre de küçük düşürülmeye çalışılarak,   toplum tarafından dışlanması hedeflenmiş ve gözden düşürülüp istifaya zorlamanın manzarasıdır Coşkunsu'nun yaşadıkları.

Coşkunsu'nun dün Facebook sayfasından paylaştığı bir yazıyı aynen aktarıyorum:

KAMUOYUNA, AKADEMİSYENLERE, ÖĞRENCİLERE, ARKEOLOGLARA, MARDİNLİLER'E ÖNEMLİ VE ACİL ÇAĞRI: MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ ARKEOLOJİ BÖLÜMÜ'NE VE ÜNİVERSİTENE SAHİP ÇIK!!!

18 Eylül 2014 tarihinde Bölüm Başkanlığı görevime son verildiğinden beri Arkeoloji Bölümü'nün geleceği hakkında karanlık planlar yapılmaktadır. Skandal niteliğindeki bir teşebbüsü ve mimarlarını şimdilik saklı tutmalıyım.

Henüz bölüme hiç öğretim üyesi alınmamışken ve asaleten bölüm başkanı atanmamışken 7 tane araştırma görevlisinin alınmasıyla kadrolaşmanın temelleri en başından atılmıştı. Araştırma görevlilerinden bazılarının nasıl işe alındığını ve olumsuz raporlarıma rağmen iş sözleşmelerinin nasıl uzatıldığını ve soruşturma taleplerimi bilen biliyor. Üç yıl boyunca anti bilimsel ve anti akademik olan dini, siyasi, rantsal, cinsiyetçi ve ahbap çavuş ilişkisine dayalı kadrolaşmaya hiç bir zaman izin vermedim. Bir taraftan her adımdaki sit alanlarının imara açıldığı bu değerli şehirde bulunan Mardin Müzesi'nin malum arkeologları tarafından bizzat Bölüm Başkanı olduğum halde bana değil Rektör'e ve Dekan'a gönderilen akademisyen, okutman ve araştırma görevlisi adaylarına, diğer taraftan ilahiyatçıların, çeşitli cemaatlerden hatırı sayılırların ve siyasilerin tepeden sokmaya çalıştığı kişilere asla tolerans göstermedim. Hakkını yemeyeyim, Rektörümüzün bu konuda hiç bir baskısını görmedim. Ona yapılan başvurulardan zaman zaman beni haberdar etti. Bu bağlamda yapmadığı şey beni kurtlar kapanında savunmasız bırakmaktı.

Lütfedip bana da görünen adaylara kibar bir dille iş başvurusu nasıl yapılır, adaylar hangi akademik özelliklere sahip olmalıdır ve kadro anonsu yapıldığında adayın dosyasında bulunması gereken belgeleri vs. anlattım. İş başvurusu yaparken referans olan kişinin kartvizitini değil en azından CV'lerini yanlarına alma tavsiyemi de eksik etmedim. CV nasıl yazılır bilmeyenlere anlattım. Ben bu güne kadar kendim, kardeşlerim ve dostlarım için de bir başkasının hakkını gasp edebilecek hiç bir etik ve akademik prensiplerimi çiğnememişken şimdi bunları neden vurgulama ihtiyacı hissettiğimi anlıyorsunuzdur.

Geçmişini, şimdini ve geleceğini düşünüyorsan üniversitene, ilkeli akademisyenine, ülkene ve onuruna sahip çık....

Yrd. Doç. Dr. Güner Coşkunsu
Adil, ilkeli, onurlu ve korkusuz olduğu için mobbinge uğramış bir akademisyen ve arkeolog
Mardin Artuklu Üniversitesi
Arkeoloji Bölümü

 

BİR KİŞİYE YAPILAN HAKSIZLIK

"Bir kişiye yapılan haksızlık,

bütün topluma karşı

işlenmiş bir suçtur.

bu bilinci paylaşmak ve

bu sorumluluğu yerleştirmek

zorundayız.

Uygarca paylaşılan sorumluluk bilinci,

özgürlüğün de,

demokrasinin de

tek güvencesidir.

Bu güvence sağlanmadıkça,

demokrasinin temeline

tek bir taş bile konmuş olamaz.

Unutmayalım ki "cesur bir kez,

korkak bin kez ölür".

Önemli olan,

insanın böyle bir toplumda

"mezar taşı" gibi

suskunluk simgesi

olmamasıdır."

Ugur MUMCU

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.