scorecardresearch.com Sevgili Sünni kardeşim bu mektubum sana - Empati Mektupları - Radikal Blog

Sevgili Sünni kardeşim bu mektubum sana

31.07.2013 00:11:46
A+ A-

Empati Mektupları projesinde ilk mektubumuz: 

Sevgili Sünni Kardeşim,
Seninle paylaşmak istediğim o kadar çok sorunum var ki. Belki de bunun için ilkokul sıralarımdan başlamam en uygunu olur. 4. Sınıfta almaya başladığım zorunlu "din kültürü" derslerimden; bana okutulan ve anlatılan ile gördüğüm ve yaşadığımın taban tabana zıt olduğu ve bu sebeple daha o yaşlardan karmakarışıklaşmaya başlayan kafamdan; sebebini bilmeden kendimi sürekli bir reenkarnasyon tartışmasında bulduğum din öğretmenlerimden; bana saygı duyulmadan çocukluğumun masumiyetini ve bilgisizliğini kullanarak dayatılan kültüründen. Bundan senin haberin bile olmadığını biliyorum, o yüzden tüm bunları yazarken seni zerre kadar suçlamadığımı bil lütfen. Bil ki kendimi yanlış anlaşılacağımı düşünmemenin vereceği rahatlıkla ifade edebileyim, gönlümce, en içimden.

Sevgili kardeşim, Antakyalıyım ben; etnik kimliğin, ırkın, rengin, inancın, kısacası ayrımcılığın ne demek olduğunu üniversiteye gelene kadar bilmiyordum. Hatta o kadar bilmiyordum ki bana "sen Arap'sın, üstelik de alevisin, sen git Irak'ta, İran'da yaşa, Türkiye'de yeriniz yok sizin!" dendiğinde ilk defa, nasıl bir bağlantı kurulduğunu bile anlayamamış ve yanlışlığın bunun neresinde olduğuna kafa yormaktan cevap bile verememiştim.

Sonrası çok hazin tabii, ailemi arayışım, bilmediğim şey her ne ise, onu bana neden anlatmadıklarını sorgulayışım, aslında bunun onların da düşündüğü gibi çok da önemli olmadığını kavrayışım ve bunu öğrenmemiş olmaktan gurur duyuşum ama arkadaşımın bu ayrımı öğrenerek yetişmiş olmasından ötürü ona üzülmüşlüğüm. Beni yeterince tanıyabileceği kadar zamanı beraber geçirmiş olmamıza rağmen bir "etiketin" nasıl da her şeyi hiç yaşanmamışçasına ters düz edişine tanık olmuşluğum. Ama en acısı da, sebebini sorduğumda, bunu kendisinin bile bilmediğine ağzım açık kalmışlığım, hem de 21.yüzyıl Türkiyesi'nde, sırf onun memleketinde Aleviler sevilmez diye, ailesinden öyle görmüş, öyle duymuş, ben ne duymuş ne de görmüşüm diye. Demek istediğim, biz seninle tüm kimliklerimizden arınıp da saf insanlığımızla aynı ortamda bulunduğumuzda o kadar iyiyiz ki ve o kadar güzel.

Sen vardın yanımda kaza yaptığımda, karanlıkta yapayalnız kaldığımda sen. Gelmemi istediğinde ben, telefonun öteki ucunda hep ben. O yüzden inan çok da umurumda değil kimin ne olduğu. Sorun da değildi ama ne zaman ki devlet ailelerin içine sızdı, aileler de çocuklarının beyinlerine aynı oran ve hızda sızdı. Bu kimi ailelerde çok hissedildi, arkadaşımınki gibi, kimilerinde de hiç hissedilmedi, kimileri korktu yaşadıklarından, uygulanan işkencelerden, asimile girişimlerinden, katliamlardan, çekildi içine, saklamaya çalıştı benliğini, kimliğini. O yüzden bunun adı bir sorunsa, bu sorunu başımıza devletin sardığı apaçık ortadayken seninle ben neden kırdık birbirimizi bunca zaman, anlamadan ve dahi tanımadan? Neden kırıldık, kırdırıldık? Neden yandık, yanıldık, koca koca yangındık unutturulmadıkça en içimizde küllenen? Neden sakladık kardeşim, neden saklandık? Halbuki "farklılıklarımız zenginliklerimiz"di, yadırgamadığımız gibi yargılamadık da. Ama neden yadırgandık, neden yargılandık kardeşim, neden?

Severiz biz Hz Muhammed'i, İsa'yı, Musa'yı. Kutlarız Müslüman olmayanla paskalyayı, boyarız ailecek yumurtaları, tokuştururuz da sonra. Orucunuza duyduğumuz saygıdan çocuk yaşta kalkışırız tutmaya, açlıktan öleceğiz zannederiz de tüm ısrarlara rağmen dönmeyiz yine yolumuzdan. Öyleyse neden "dinsiz" olmakla suçlanırız biz kardeşim? Kılmıyoruz diye namazımızı camide, seviyorsak Hz Ali'yi en az Muhammed kadar, "Gel" diyorsak ne olursa olsun insana, bağlama çalıyor açık fikirliliği, laikliği, barışı savunuyorsak kanımızın son damlasına kadar neden dışlanıyor, ötekileştiriliyoruz can dostum güzel insan, bana açıklar mısın lütfen? Yine üniversitede karşılaştığım o mum söndü saçmalığını bana kim neden yakıştırmış, anlatır mısın rica etsem? Sen de bilmiyorsun değil mi? Biliyorum bilmediğini. Bunların hepsinin bizim birbirimize ulaşmamızı engelleyen uçurumun küçük küçük çukurları olduğunu biliyorum. Bunları aşabileceğimizi de biliyorum, nitekim ne olduğumu merak bile etmeyen, beni dönüştürmeye, "doğru yola" getirmeye çalışmayan senin gibi Sünni birçok arkadaşım var.

Lütfen şimdi sana giydirilen önyargı kıyafetlerini bırak Asi'nin kenarına. Seninle tersine akan bu ırmağın başında, tam da çan ile ezanın kesiştiği noktada, bu medeniyetler beşiğinde sohbet edelim sabahlarca. Gel, ne olursan ol, sadece insanlığınla. Bak kaç canımız gitti bu direnişte, seninle el eleyiz biz bu dirilişte, ruhumuzla, kanımızla, tüm varlığımızla! Görüyorsun, duyuyorsun, biliyorsun, bildiğini biliyorum, o yüzden lütfen gel. Birlikte bitirelim bu en büyük oyunu, şahı beraber çekip matı tek hamlede tek yürek tek bilekle yapalım.

"Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine."

En İçten Sevgilerimle,

Kardeşin Cansu Dayan

 

NOT: MEKTUPLARINIZI AŞAĞIDAKİ ADRESLERDEN ULAŞTIRABİLİR  VE MEKTUPLARI DA O ADRESLERDEN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. 

İletişim Adresleri:

E-Posta : empatimektuplari@gmail.com

Twitterhttps://twitter.com/empatimektuplar

Facebook : https://www.facebook.com/empatimektuplari



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

Aleviler Önce Kendi Kimliklerini Öğrenmeli ve Aralarındaki Asgari Mutabakatı Sağlamalı -

Ama benim önerim önce Alevilerle diylog kurun. Onlar 300 yıldır birbirinden habersiz, dağılmış tesbih taneleri gibi. Ne iman esaslarını biliyorlar ne de ibadet ve diğer ritüellerini. Onları kınamıyorum tam tersine onları bu hale düşürenlere yuh yuh diyorum. Aleviler bir birlerini, temel kaynaklarını, 12 imamlarını öğrenmeli önce. Sonra kendilerini kullanmak isteyenleri. Düşmanlarını da tanımaları şart ama onları tanımaları o kadar zor değil. Asıl dost gözüküp kendilerini yıllarca sömürenleri tanımalılar. Yorum farklarını, inanç ayrılıklarını bilmeliler. Önce kendi içlerinde birlik olmalılar. Çaldıran sonrası yaşadıkları yakın tarihlerini çok iyi öğrenmeliler bence. Sünnilerden öğreneceğiniz çok fazla bir şey yok. Onlar da sizi bilmiyorlar. Hatta çoğu sünniliği de bilmiyor. Bilginin olmadığı yerde diyalog istenen başarıyı sağlayamaz. Alevi aleviliği bilir, ve yaşarsa pek çok problemini çözebilir, birlik ve beraberliğini sağlayabilir. Dost ve düşmanını tanır. Hürmetlerimle, esenlikler dilerim.

0 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.