Suriyeli kadınlar ve Kilis'in dini bütün erkekleri

21.01.2015 12:50:43
A+ A-

Ortaokul birinci sınıftayken, önlüğün altına beyaz bir diz çorabı giymemizi istemişlerdi bizden. Okuldan gelen istekler annemin korkulu rüyasıydı o sıralar, çünkü bir kalem bile alacak paramız olmazdı bazen.

(Babam, Almaya’dan gönderdigi 100 Mark'la, bizim birkaç ay rahatlıkla geçinebileceğimizi, okula giden altı çocuğun masraflarının rahatlıkla karşılanacağını sanıyordu o zamanlar.)

Hayatımız tamamen yanlış anlaşılmalar üzerine kuruluydu o yıllarda, ama neyse..

Çorap meselesini birkaç gün sonra kapıda komşularla oturan anneme söyledigimde, ‘nereden alayım?' diye sordu doğal olarak. Para mı var, bilmiyor musun, nereden alayım..Tanıdık üçlü.

Ben görmedim ama, meğerse o sırada işten gelen karşı komşumuz Ahmet abi, bizi dinlemiş. (Onun varlığının genelde farkına varmazdık; çünkü hiç konuşmazdı.)

' Köşedeki  tuhafiyeci açıktır, hadi gel, gidip alalım çorabı', dedi bana. 'Madem ögretmen istemiş.' Yok Ahmet abi, istemem, falan dedim ama dinletemedim. İlla da alacağım diyince, takılıp gittim peşine.

Çorabın karşılığında sarkıntılık yapmadı Ahmet abi bana. Suriyeli kadınlar diyince..Korkmayın, ama o anı her hatırladığımda bir kızgınlık dolar yüreğime. Şu an yazarken yine öyle. Çorabı aldım mı, giydim mi hatırlamıyorum şu an ama o olaydan geriye sadece iki duygu kaldı bende: Kızgınlık ve eziklik.

Neden derseniz eğer, o çorabı beni sevindirmek için almadı da ondan. Yaptığını sandığı iyilik kendisineydi; bana değil.

Dükkana girer girmez, tuhafiyeciye babamın bizleri perişan ettiğini anlatan Ahmet abi, beni orada babasının bir çorap bile alamadığı, sefil bıraktığı, acınası bir kız konumuna koydu.

Babam hakkında tek bir söz bile söylemeye hakkı olmayan bir insan, benim için satın aldığı bir çift çorap karşılığında böyle bir hak gördü kendisinde ki, yalın ayak gezmekten, ögretmenlerin tafrasını çekmekten, hergün patates yemekten çok daha kötü bir duyguydu bu. Onur kırıcı ve küçük düşürücüydü, çünkü şartlarımız eşit değildi.

 

O çorap beni sevindirebilirdi oysa.

Hayata bakışımı değiştirebilir,  iyiliğe erken yaşlarda inanmamı sağlayabilirdi.

Şimdi Kilis’te, Urfa'da, Antep' teki kamplarda kalan, çaresiz, Suriyeli kadınları bir günlüğüne, bir saatliğine, ikinci, üçüncü eş, ya da sevgili olarak ‘alan' bekar, evli- barklı, yaşını başını almış erkeklerle ilgili haberleri okuyunca bu çorap hikayesi geldi aklıma birden. Onun bende bıraktığı o pis duygugeldi. Sığınmacı kelimesinin anlamını bilmeyenler, emanete ihanet edenler, fırsatçılar, akbabalar geldi. Midem bulandı.

Misafirperverliğimizle de pek bir ünlüyüzdür güya.

Nazar değmesin.

Leş kargaları gibi, kampların başına üşüşmüşler hemen. Dakika geçirmemişler. Müslüman ülkelere sığınan kadınların vay haline. Savaş, mavaş  sadece detay. Yalnız bir kadınsınız, nokta.

Hiçbir Avrupa ülkesinde, sığınmacılarla ilgili, böyle bir habere rastlamadım ben. Yazarken bile tiksiniyor insan. Kanı beynine çıkıyor. Hele de yaşlı bir bakkalın, yanında çalışan onbeş yaşlarındaki sığınmacı bir kıza göz koyduğunu okuyunca...

Bataklık resmen ve kimsenin de bunu kurutmaya niyeti yok, çünkü kamplara gözcülük edenler de, oraya sosyal görevli olarak gidenler de, sorumluları da aynı zihniyetteler. Gazeteye çıktıktan sonra kamplardaki kadın ticareti hakkında suç duyurusunda bulunulup bulunulmadığı bile belli değil.

O yüzden; her kimki, savaştan canını zor kurtarmış bir kızın, kadının çaresizliğinden faydalanır, elini sürdüğü kadınlara kendi kızına, bacısına, anasına yapılmasını istemediği şeyleri yaparsa eğer, vijdanı kurusun diyorum. Lanet olsun.

Sanmayın ki o kadınlar sizin bu yaptıklarınızı hakediyorlar. Sakın ha! Sizler kendinize layık gördüğünüz şeyleri yapıyorsunuz sadece. Şimdi onlar, yarın başkaları..

Elbet birgün bugünler de geçecek ve o kadınlar sizinle eşit bir konuma geldiklerinde, sizi hiçbir zaman siz olduğunuz için sevmediklerini bir şekilde gösterecekler size.

Hakettiklerinizi bulacaksınız birgün. Er, ya da geç.

Unutmayın; kullanan aynı zamanda kullanılır da..

 

 

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/189033/Katalogdan_kuma_seciliyor.html

YORUMLAR

Tebrikler -

Ben de Kilisliyim. Yorumunu beğendim. Kilis'in köklü bir değişime ihtiyacı var.

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.