TDK'ya öneri: 'Kürt' bir kuş türüdür!

10.12.2013 00:53:37
A+ A-

‘Kürtler Sürekli polisin havaya açtığı ateş sonucu hayatını kaybediyor. Bilmeyenler de sanır ki ‘Kürt’ bir kuş türüdür’ Bu söz günlerdir tumblr, facebook, twitter v.b. sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılıyor.

Gezi’de ortaya çıkan ve herkesin güzünde bir gülüşle okuduğu ‘orantısız zeka’nın başka örneği bir nevi. İçinde iki tane çok önemli hiciv barındırıyor. Üç gün önce Yüksekova (Gever)’da mezarlıklardaki tahribatlarla ilgili basın açıklaması yapmak isteyen kitleye, polis müdahale etmiş ve iki kişi polis kurşunuyla can vermişti. Yapılan ilk açıklamalarda; Havaya ateş açıldığı kimsenin hedef alınmadığı dillendirildi. Oysa otopsi raporlarında bile ölüm şeklinin silahla yaralanma sonucu ölüm olduğu yazıyordu. 

Kimse şaşırmadı bile. Çünkü Lice'de kalekol inşaatını protesto etmek isteyen gruba da aylar önce jandarma müdahale etmiş ve yine Jandarmanın havaya açtığı ateş, toprakla -yürümek veya koşmak suretiyle- temas halindeki Medeni Yıldırım'ı bulmuş ve Medeni vücuduna saplanan mermiyle can vermişti.

Kürt için ölüm şeklinin sorgulanması artık üzerinde düşünülecek bir şey değildi zira havada, karada, sokakta, kuytuda her türlü 'ölebiliyordu'. O’na kalan ölüsüne evinde ağıt yakmaktı… Biçilen buydu…

Bildiğiniz gibi Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçalin’e ‘Kürt’ kelimesinin anlamı nedir, diye sorulduğunda büyük incelik göstermiş, hayli çaba sarf edip yazılı bir şekilde cevaplamıştı gazeteciyi; ‘Kerestelik Bir Tür Ağaç’…

Bütün kamuoyu gibi Kürtler olarak biz de çok şaşkındık. Nasıl şaşkın olunmasındı ki? ‘Kürt’ daha önce hiç kimsenin varlığına bile tanık olmadığı ‘Dağ Türkü’ veya ‘ Karda Yürürken Çıkan Kart Kurt Sesi’ gibi soyut bir şey olmaktan çıkmış, elle tutulur gözle görülür bir metaya dönüşmüştü!

Açılımlar cennetine dönen ülkede var mıydı bu açılım kadar somut bir açılım daha?

Ama gel gör ki Profesör Bey’in işi zordu. Ne Başbakan ne devlet erkânı dinleyen Provakatörler iş başındaydı. Ellerine malzeme geçmişti ve bunu kullanmaları boyun borçlarıydı. Hemen bir kuş profili çizdiler ve üzerine ilgili yazıları yerleştiriverdiler bir tıkla… Ve sosyal paylaşım sitelerine dağıttılar. Bir defa hedef tahtasına oturtturmuştu hainler ve ne Prof takıyorlardı ne Dr…

Artık Profesörün Vah halineydi…

Velhasıl bu iki durumu da olağanüstü bir hicivle çizivermişlerdi iki satırda.

Prof. Dr. Mustafa Kaçalin ve Türk Dil Kurumu Ekibi’ne çağrımızdır; 'Kürt’ü yeniden tanımlasınlar!

Evet evet yanlış okumadınız.

Türkiye Devrim Tarihi’nin önderlerinden Hikmet Kıvılcımlı’ya sorulan; ''Ulus deyince somut olarak nasıl bir topluluk hatıra gelir?'' Sorusuna verdiği;

''1- Yurt birliği

2- Öz dil birliği

3- Kültür Birliği

4- Ekonomik Birliğini bütün halinde temsil eden bir topluluk'' sözleri referansımızdır. Bu dört kritere göre baktığınızda çok açık göreceksiniz ki; Kürtler bir Halk-ULUS'tur. Bu sizi üzebilir, hücreleriniz dahi bu gerçeğe itiraz edebilir ve hayat sizin için çekilmez bir hal alabilir, biliyoruz.

O zaman da biz yine sineye çekip size deriz ki; ‘Yaz Profesör yaz ‘Kürt Bir Kuş Türüdür’.

Vatanında daima göçebe olan… Bir kanadı hep kırık…

 

Not:

*Resim ve söz sosyal paylaşım sitelerinden alıntıdır.

*Hikmet Kıvılcımlı: Yedek Güç: Ulus (Doğu)- İhtiyat Kuvvet: Milliyet (Şark)

YORUMLAR

Vatanında daima göçebe olan. Bir kanadı hep kırık. -

Olayları ve Kürt halkının durumunu çok iyi özetleyen bir yazı. Spas hevale Naile :) " Vatanında daima göçebe olan. Bir kanadı hep kırık " en çok hoşuma giden söz ayrıca.

9 6
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.