Tokyo'da İmkansızı Düşlemek

22.07.2013 16:47:10
A+ A-

Gaijin.
Japonya'ya turistik gezi dışında gelen her yabancının  eninde sonunda öğreneceği sözcük. Aslında "gaikokujin," yani "dış ülkenin insanı"  anlamına gelen sözcük, kısaltılarak günlük yaşamda "gaijin" oluyor, ve "dışarının insanı", "yaban insanı" gibi çağrışımlar yapıyor.
Bazı yabancılar bu sözden fena alınıyorlar. Her duyduklarında kızgınlıkla düzeltiyorlar, ya da yabancı düşmanlığının kötülüğüne dair bir söylev vererek, aslında bir art niyeti olmayan Japon'u yabancıların çok kavgacı ve hassas olduğuna kanaat getirtiveriyorlar.
Ben şahsen hiç üstüme alınmam.
Yabancıyız işte, suratımızdan belli, hangi sözün kullanıldığının ne önemi var?
 
Ama "gaijin" lafının kendisinden dan daha çok koyan bir şey vardır. Basit birşey ama..
 
Trendeyim. Kitabımı okuyorum. Tren tıklım tıklım değil ama ayakta duranlar var. Sağımdaki ya da solumdaki, bazen ikisi birden kalkar bir süre sonra. Ve yanıma kimse oturmaz. Acaba çok mu yer kaplıyorum diye bakarım kendime. Dirseklerimi toplarım. Küçülürüm. Yan gözle bakarlar, ama oturmazlar. Ben daha da küçülürüm yerimde kaybolmak, görünmez olmak için. Kendimden şüphe ederim. Tabii sakalımdan korkuyorlardır. Ya da bugün ter mi kokuyorum acaba? Gaijin olmak işte budur.
 
Alışık olmadıkları bir kültürden gelen ve nasıl davranacağını bilmedikleri birinin yanına oturarak risk almak istememeleri temel neden. Japonya bildiğiniz gibi adalardan oluşan bir ülke ve 17.yy dan 19yy ortalarına kadar 250 yıla yakın bir zaman dış ülkelerle çok kısıtlı bağlantıları olmuş. Japonya'da yaşayan yabancıların sayısı artsa da en büyük azınlık Koreliler ve Çinliler de fazla haklarında konuşulmayan gaijinlerden. Okinawalılar ve Aynular zaten "Japonlaştırılmış" durumda. Onlar gaijin değil. Japon olup dış ülkelerde çok zaman geçirenler de, dış görünüşleri Japon olsa da, davranışları gaijin gibi olduğu için Japon değil "gaijin"imsiler sınıfına giriyor. 
 
Yani kısacası dar anlamının dışında, bizden olmayanlar da geniş anlamda bir çeşit gaijin. Burası Japonya. Ya Türkiyemiz?
 
Etrafınıza bakın, gazetelere, televizyona. Sizin de etrafınızda gaijinler yok mu? Hikayelerini bilmediğiniz, zerre kadar da ilgi duymadığınız, sevinç ve korkularını hissetmediğiniz, hiç alışverişinizin olmadığı, hatta düşman olarak gördüğünüz gerçek insanlar yok mu? Onlar arka dekor olarak etrafımızdayken biz kendi yaşamımız, düşünce ve inançlarımızla ne kadar mutluyuz değil mi? İnce düşünme, boş ver denir zaten. Elin ....'sının derdi sana mı düştü? Sana ne? Sen kendine bak! Denir işte. Kim kime dumduma yaşayalım, hep böyle. Gaijinler onlar.
 
Neden diye düşürken geçenlerde gördüm, İsmet Özel "İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır." demiş. Ne kadar doğru. Ama aslında kör de.

İçinizden, derinlerden, ufak, cılız bir ses duyuyor musunuz şu anda? "Ben farklıyım", aslında "yufka yüreklinin tekiyimdir", "içim sevgi doludur", "yeterki insan olsun" ve "sen ben ayrımı yapmam" diyen? Özeleştiriye başlıyorsunuz, "farkında" olmak istiyorsunuz demektir. O ses işte, sizi ve bizi kurtaracak. İmkansız sağırlığa kulak kabartacak, görünmeyenleri görünür yapıverecek.
 
Siz de imkansızı düşleyin.
Kendi ülkesinde gaijin olanları görün, Öteki Değil Biz diyebilmeniz ve imza kampanyası na katılmanız umuduyla.


YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.