Türkiye'de barışın sevinci

13.03.2013 21:53:09
A+ A-

 

Yürütülmekte olan barış süreci, bugün somut olarak ilk meyvesini verdi. Kaçırılarak Kuzey Irak, Kürdistan Federal Bölgesinde bulunan 8 kamu görevlisi bugün özgürlüklerine kavuşarak ailelerine teslim edildiler.

Barışın bu denli güzel olduğunu artık Türkiye Cumhuriyeti; siyaseti, halkları ve tüm kesimi gördü. Ailelerine kavuşan kamu görevlileri ve ailelerinin mutlulukları hepimizin mutluluğu ve temennisi oldu.

Her ne kadar rehineler resmi bir ülkenin elinde olmasa da; Yürütülen “Kamu Diplomasisi ve yumuşak diplomasi” amacına ulaşmıştır. Kaba ve katı kuvvetin yerini artık Kamu Diplomasisi aldığını ve başarı sağlandığını görüyoruz. Askeri müdahalenin ve savaşmanın zarardan başka bir işe yaramadığını en 30 yıldır sürdürülen katı ve savaşçı politika anlayışının bu tür yapılanmaları sonlandırmadığı ve aksine devamını getirerek, yenilendiğini askeri komuta generalinin bile defalarca vurguladığına şahit olmuştu bu ülke vatandaşları.

Yumuşak Kamu Diplomasisi ve sürdürülen diyalog aynı şekilde devam ettiği takdirde ülkemizin içinde bulunduğu bilinmez bir savaşın sonunu getirecektir.

Yürütülmekte olan Barış Süreci’ne bugünden itibaren tüm kesimin katkı sağlamasını ve bunu vatandaşa güven kapsamında yapmalıdır. Yeni bir devlet politika anlayışı ile bu süreç devam getirilerek, sürdürülebilir bir anlayışa dönüşmelidir.

Devletin gücü ve iradesi vatandaşı için her şeyi yapabileceğine, kaba kuvvetin olmadığı anlayış ve hoş görü dilinin hâkim olduğu bir uslub ile itibarinin ne denli olduğunu böyle barışçıl diyalog ve yollarla buğun 8 aileyi sevinci ile bizlerde bir nebze olsun yaşamış olduk.

Bu diyalog devam ettiği takdirde yarınlarda 30 yıllık sorunlar bile mutabık bir şekilde çözüleceğine herkes inanarak devletin yeni politikasından “Barışı” isteyecektir.       

Barışın bu denli özlendiği ülkemizde artık kimse savaşmayı istemiyor. On yıllar böyle geçince barışın özlemi aranır ve istenir oldu ülkemizde, her ne olursa bu süreç böyle devam ettirilmelidir.

Vatandaşa huzuru, istikrarı ve güveni sağlamak zorundadır devlet siyaset politikası.
Savaşmadan yeni geliştirilen diyalog ve çabalarla; ikili ilişkiler, görüşmeler vatandaşın yaşam hakkını güvence altına almış olur.

Barışı bu yüzden yüksek seslen dillendirmeli ve tüm enstrümanları ile devreye sokup sağlamalıyız barışın bu denli yaşamsal hakkını.


İBRAHİM TAŞKIRAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.