TÜRKLERİN SORUNU - I

08.01.2013 14:07:43
A+ A-

 

İnsan içinde bulunduğu, kendisini rahatsız durumu ne kadar net açıklayabilirse, bu rahatsızlığından daha kolay uzaklaşır. Doktor tedavi etmeden teşhisi bulması gerekir. Toplum olarak ta bu böyledir. Şu an Türkiye' de İçinde bulunduğumuz yaşam standartları, ölümler, acılar, kayıplar, işsizlik, insan onuruna verilmeyen değer, hiçlik hissi, haksızlıklar, hukuksuzluk. bunlardan muzdarip olmayan çok az bir kesimin dışında herkesin ortak dertleridir. Her gün televizyonlarda, radyolarda, gazetelerde, filmlerde bunu dile getiren büyük bir kesim ve bunları destekleyen milyonlar var. Bu kadar kesim bu kadar acı çekiyor, haksızlığa uğratıldığını hissediyor ve söylüyor ise neden hala devlet düzenine, sistemine bir karşı çıkış, isyan, kitlesel bir karşı çıkış ya da en azından düzene karşı mevcut iktidarı hedef alıp ses çıkaranlara kitlesel bir destek çıkmıyor?!

Buna bir çok neden sayabiliriz ama en başta belirttiğim insan psikolojisinden olaya bakarsak, sosyolojik bir çıkarsama yapabiliriz. Biz karşı çıkmıyoruz çünkü nedenini bilmediğimiz bir şey yok ortada ve neden biz değiliz. Ülkede her ne kadar kendilerini öyle adlandırmaktan kaçınsalar da kindar, ırkçı, faşist, ulusalcı vb. adlandırabileceğimiz bir kesim var. Ve bu kesim olmaksızın ülkede gerçek anlamda bir ses çıkaramazsınız ve bu kesim belki de ülkenin %80 'nini kapsamakta. Hal böyle olunca çıkardığınız her ses cılız kalıyor. Bu kesim -bu kesime bundan sonra KUFI (kindar, ulusalcı, faşist, ırkçı) diyeceğim- ülkeden yaşanan olayların içinde bulunduğu halin gerekçelerini bildiğini sandığı için de ses çıkarmamakta ve çıkarmayacaktır da. Taa ki gerçekleri gerçekten anlayabilene kadar.  Peki bildiklerini sandıkları şeyler nelerdir.

FUKI ülkedeki siyasal koşulları, ölümleri, çektiği acıların kaynağı olarak doğu sorununu (kürt sorunu demeye dilleri varmaz) olarak görürler. İşsizlik sorunu onlardandır, ölümler zaten onlar yüzündendir, ekonomi onlar olmasa çok daha iyi olacaktır, günlük hayatta başımıza gelen ve gelebilecek olan bütün felaketler onlar yüzündendir vs. yani çektiğimiz bütün acıların, felaketlerin nedeni "Kürtler" yüzündendir. Onlar olmasa Türkiye'de yaşam mükemmel olabilecek, refaha kavuşabileceğiz, ölümler olmayacak, işsizlik diye bir sorun olmayacaktır. Ki mantık doğrudur aslında hangi ülkeye giderseniz gidin, ülkenin bir kısmı bir anda yok olsa gerçekten de bu tür sorunlar ortadan kalkabilir bu ırkçılığın farklı bir boyutudur, farklı bir tartışma konusudur.

FUKI kendisinden olmayanlardan nefret ederler, bir de düşünün ki "Kürtler" hem kendilerinden değiller hem de kendilerine zarar veriyorlar. Dolayısıyla ülkede düşman bellidir. Düşmanın belli olduğu bir yerde onlarla ilgili düşünceler ve yapılması gerekenler, bu konuyla ilgili argümanlar bellidir. Devlet desteğinin de arkasında hissedildiği anda yerel bölgelerde neler yapabileceklerini maalesef sık sık görüyoruz. Yerellerde gördüklerimizi kitlesel olarak tüm ülkede görmemiz uzak bir ihtimal değil.

Bütün bunların sonucunda ülkenin büyük bir kesimini içinde barındıran bu kesim yaşadığı acıların sorumlusunu "sistem" olarak görmekten uzaklaşıp, devletin de kendisi yerine işaret ettiği Kürtler olarak görüyorlar. Suçsuz bir kesimi suçlarsanız sorununuzun ne olduğunu da unutuyorsunuz bir süre sonra. Ülkenin durumu bu şekilde şu an. Yazımın başında soruduğum sorunun cevabı burada yatıyor aslında. Sisteme karşı ses çıkarmıyorlar çünkü sorun olarak sistemi görmüyorlar, suçlanacak bir kesimleri var nasıl olsa. Kendilerine bu kadar büyük felaketlerin, acıların, ölümlerin, her şeyin nedeninin azınlık bir kesim olamayacağını anlayamıyorlar, kimse de anlatmıyor zaten. Kürtler değil kim olsa bir ülkeyi bu duruma devlet düzeninin yarattığı etkinin milyonda birini yapamaz. FUKI için piyonda bir vezir de, vezir piyonu işaret ediyor onlarda piyona saldırıyorlar. Bende bir piyonum demek akıllarına gelmiyor çünkü aynaya baktıklarında at olduklarını göremiyorlar. 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.