Uğur Kaymaz'ı hatırlıyor musunuz?

21.11.2014 02:11:22
A+ A-

2004 tuhaf bir yıldı hatırlarsınız. Yunanistan oynadığı can sıkıcı futbola rağmen Avrupa şampiyonu olduğunda, memleket olarak nasıl da şaşırmıştık. Ülke insanının küllenmiş aşkı Eurovision, Sertab Erener'in birinciliği ile yeniden gündeme oturmuştu. Lakin Athena aynı başarıyı sağlayamayınca, memleketin önemli bir kısmı hüzünlere gark olmuştu, hatırlarsınız. Çok umut bağlanan Annan planı da sonuç vermemişti Kıbrıs'ta. Muhakkak daha birçok şey oldu o yıl.

Bir çocuğu, Uğur Kaymaz'ı öldürdüler soğuk bir kış günü hatırlar mısınız? Çocuklara 'Bayram' hediye edilen tek ülkede. 12 yaşındaydı... Masal dinleyecek, masalla gerçeği ayıramayacak bir yaşta. Öldürdüler, 2004 geçti, yıllar geçti ama o kış hiç geçmedi.

Onun doğduğu topraklarda kış çok sert geçer. Soğuktan eli ayağı buz kesilir insanın. Ama kıştan korkmaz çocuklar, kış yeni yeni oyunlar demektir onlar için. Kar yağar ve her yer temizlenir. Sonra devlet gelir, yakar, yıkar, öldürür. Tepeden tırnağa kirlenir dünya...

Evinden, doğup büyüdüğü mahallesinden, koşmaktan taşlarını aşındırdığı sokaklardan gayrısını bilmiyordu Uğur. 21 Kasım 2004 günü öldürüldüğünde, 12 yaşındaydı, vücudundan 13 kurşun çıkarıldı. Ve insanı çıldırtan,  soluğunu kesen  bir türlü geçmeyen bir öfke kaldı ondan geriye, bir de İnsanın yüreğine bıçak gibi saplanan bir fotoğraf.

10 yıldır o fotoğrafta bize bakıyor Uğur. Hani şair "Okur musun, gözlerimden akan kelimeleri?" diyor ya, işte öyle, gözlerinden kelimeler akıyor. Her sözcük utancımızı biraz daha arttırıyor, hesap soruyor. O gözler haksızlığa uğramış bir çocuğun gözleri çünkü.

Mardin'de öldürülen Uğur'un mahkemesi 'güvenlik' gerekçesiyle Eskişehir'e alındı. Katilleri beraat etti. 12 yaşındaki bir çocuğa karşı silahla kendileri 'müdafaa' etmişler. Başka türlüsü beklenemezdi, kendi bekasını çocukları öldürerek sağlayan bir devletten.

Uğur Kaymaz yaşasaydı 22 yaşında olacaktı. Belki bugün büyüdüğü topraklarda ölenlerin, sürgün edilenlerin hikayesini anlatacaktı. Sesi güzel olur Kızıltepe'li çocukların, belki şarkılar okuyacaktı Mezopotamya'nın sonsuz manzarasına. Ama öldürdüler onu,  bir oğlunu daha kaybetti Mezopotamya.

Adını her duyduğumda bir şey düğümleniyor boğazımda, bir türlü  geçmek bilmiyor.  Sana bir şeyler anlatmak istesem dilim mühürleniyor, sözcükler çaresiz kalıyor. Seni bir kış günü öldürdüler ya Uğur, işte bu yüzden bahar bir türlü gelmiyor...



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.