Yeter ki siz kirletmeyiniz

10.05.2013 14:29:13
A+ A-

Kılıçdaroğlu kahvaltı yapmış bu sabah bir yandan da sürece destek vermemelerinin dört nedeni olduğunu söylemiş?;

''Birinci nedenimiz; Bilmediğimiz bir sürece nasıl dahil olacağız. Bilmediğimiz bir maceraya ortak olmak bizim sorumluluk anlayışımıza uymaz.

İkinci nedenimiz; Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere süreç hakkında açıklama yapan bütün AK Partili'ler ''Öcalan'la pazarlık yapmadık, süreç iyi gidiyor'' diyor. Süreç bu kadar başarılı gidiyorsa AKP, CHP'yi sürece niye dahil etsin?

Üçüncü neden; ''AK Parti'nin hukuksuzluğa meşruiyet aramak, olası başarısızıkta bir günah keçisi aramaktan başka niyeti yok.

Ve son olarak dördüncü neden; CHP Kürt meselesinin kalıcı çözümü için atılacak sağlıklı adımların hepsinin destekçisidir. Ama, bu çözüm sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi gerekmektedir.'' ?
Kılıçdaroğlu, çözüm süreci ile ilgili kaygılarının da olduğunu belirterek ''Silahların susması yeterli değildir'' dedi. ??''Süreç, PKK'nın değil hükümetin belirleyeceği kapsayıcı bir yöntemle yürütülmeli'' diyen Kılıçdaroğlu, ''Çözüm süreci ile yeni anayasa çalışmaları içi içe geçti''
Demiş ve demiş...

Herhalde en çok değer verdiklerim tutumunu açık alanlardır.
Tutumunuz belirsizlik olsa dahi bunu açıklamak da cesaret ve cürettir.

Süper parlementer demokraside ne yapacaklarını bilmediğimiz vekillere senelerce oy veriyorken, yetkisiz ama sorumlu olanlar biz değil miydik? Bedelini hep biz ödediğimiz halde bir böyle diyemedik gitti.
Macera demiş nitelerken Kılıçdaroğlu.Barış macera iken savaş değilmişcesine. Bizim açımızdansa olan biten gerçeğin ta kendisiydi. Macera değildi.
Ne acayip! Evvelden sosyalistleri halktan uzaklaştırmak için, devlet propaganda yaparken '' ağabeyle kardeş arasına giriyorlar'' demişti.Bu savaş neydi halbu ki.
Hiç mi okumadınız iki kardeşten biri gerilla iken diğerinin asker olduğunu. Hiç mi okumadınız çocukları anne babalarına şikayet eden kolluk kuvvetlerinin haberlerini...

Aslında pekala biliyorlar sonunu ve sonucunu. Hepimizin bildiği gibi.
Siyasi çıkarımlarımız farklı farklı olsa da biliyoruz elbette.En azından bilebildiğimiz kaç kişinin daha canının yanmadığıdır.(Bülent Arınç'ın ise şimdiden bildiğini de söyleyebiliriz; cehenneme gitmişler...Hadi biraz daha uzatayım; cennet ülkem retoriğinin bir başka halidir söylediği, bizden gayrısı cehennem işte...)

Oysa gizli toplantıların olması bugünün meselesi midir? Nato ile İmf ile veyahut G20'lerde yaptığınız toplantılar açıkmıydı ki! Dün de kapalıydı bugün de kapalı.

Ama açık olabilirdi de.
Gerçekten ve inanarak söylüyorum.
Benim hakkımda kapalı toplantı mı olurmuş allahaşkına.
''E o zaman ne zor olur memleketi yönetmek'' değil mi?
Yoo aksine kolaylaşır, demokrasiyi siz farklı anlıyorsunuzdur ama bu karmaşa ve zorlu durumları da içerir, dışına atmaz.Tamam tamam anladık gizlilik herşeyinizdir.
Naif naif konuşacağım ben yine de; ordular yoksa savaş da yok, gizlilik yoksa macera da yok.

İkinci argüman ise Kılıçdaroğlu'nun, AKP 'yi anlatırken aslında kendini anlatması ile ilgili.Doğru rekabetler dünyasında başarılıysanız kimseyi dahil etmezsiniz, ancak başaşağı gidiyorsanız insanları çağırırsınız.

Bu anlamada aynısınız eleştirdiğinizle.

Oysa biz rekabetin değil kardeşliğin dünyasını istiyor ve özlüyoruz.

2'nci gerekçesiyle birleşik Kılıçdaroğlu'nun 3.cü gerekçeside.
''Biz günah keçisi olmayacağız'' diyor.

Öyle ya da böyle milyonlarca insan dahi, bu yetkisiz ve biçare haliyle barışa destek verdiği için saldırılmayı göze alıyorsa siz parti olarak bırakın öncü olmayı gericinin ta kendisi oluyorsunuz.

Başı sonu belli durumlarda mı ancak konuşacaksınız.

Dördüncü neden olarak ise ileri sürülen sağlıklık ise silahların bırakılması yeterli değildir'le kapanıyor.

Ama nihayet bu ilk adımdır.

Sorumluluk alma kısmında ise birden bire herkes halkçı oluveriyor. ''Halkda karşılığını bulursa'' diye devam ediyor.Karşılığı hep vardı hep.Yeter ki siz kirletmeyiniz.

Ben de böylesi durumlarda tedirgin oluyorum.
Neden beni işaret etmeye başlıyorlar diye.
Belki de olumsuz birşeyler olunca topu bana atmak için mi?
''Neden karşılık vermedin'' diye mi?

Ambulans ve dahi itfaiyelerin haklarını talep ederken siz, ola ki ölürseniz 12 maaş ikramiye isterken siz, sorumluluk kısmında benden dahi geride durmanız pek hoşmuş ama.

E siz bu hakları istiyorsanız, belli ki yangınlara koşturacak, can kurtaracaksınız.

Koşturunuz öyleyse.
Kurtarınız öyleyse.

Ne demişti İdris Küçükömer; Türkiye de sağ soldur, sol da sağdır.

Chp sadece gölge artık.
Akp ise kendisi için özgürlük istiyor. Biliyorum elbette.Ama kendi inandıklarımın kanıtlanması için bir kişinin dahi kirli bir savaşa kurban gitmesine onay veremem.

Gerçek barışı mı soruyorsunuz.
Benim açımdan devletsiz ve sınıfsız bir dünyada mümkün ancak.
Mülkiyet ve sömürü varsa şavaş da var... (üzerinizdeki pantolanlarınız felan kastedilmiyor, üretim araçlarının mülkiyetidir mevzu olan)
Kapitalizm bir savaş bitiriyorsa bir diğerine başlayacağından bitiriyordur elbet.
Şehrin meydanlarının bu kritik süreçte hepimize kapatılmasını, olası bir yeni savaşta ( kimle olabilir acaba!) protestoları engellemek için olduğunu düşünüyorum bittabii...
Akp diğerine başlamak için eldeki savaşı bitiriyorken, CHP yenisine başlamamak için eldekinin sürmesini yeğliyor...
Biri sağdan biri 'soldan' olsa da Chp'de Akp'de aynıdır benim için.
Kapitalizmle ilişkileri aynıdır da ondan.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.