Zorunlu göçün diğer yüzü, arka mahallenin gerçeği...

21.09.2013 10:38:40
A+ A-

Göçün diğer yüzü, arka mahallenin ‘öbür’ tablosu…

Hafta sonumu,15 aydır süren bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan rapora ve o raporun sergilediği tabloya ayırdım.
Yıllardır çalışmalarını ilgiyle izlediğim Akdeniz Göç-Der’in öncülüğünde Batman, Diyarbakır, Van, İstanbul Göç-Der’lerin katkısıyla ve Mersin, Adana, Diyarbakır, Van, Batman, İstanbul’daki göç mağduru 1541 hane üzerinde AB desteği alınarak gerçekleştirilen çalışma. 
Çalışmanın ürünü olarak kitap haline getirilen “Zorla Yerinden Edilenler için Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Araştırma Raporu” …
Sağlık, eğitim başta olmak üzere, göç edenlere pek çok sorunun yöneltildiği ve alınan yanıtların genel ve illere göre dağılımının yer aldığı tablolar, önümüzdeki dönem çözmekten başka yolumuzun kalmadığı “en ciddi meselenin” günlük yaşam boyutunu ortaya koyması bakımından hayli ilginç, yer yer çarpıcı sonuçları da içeriyor.
Özellikle eğitim konusu, ders kitaplarını ücretsiz dağıtarak, kara tahta yerine akıllılarını sınıflara koyup her öğrenciye el bilgisayarı vererek eğitim konusunu çözdüğünü sanan Ankara’daki merkezi yönetimle yaşam mücadelesi veren göç mağdurlarının algılama farklılığını ortaya koyması bakımından öylesine derslerle dolu ki…
300 sayfalık büyük boy kitaba sığdırılan sonuçlardan yola çıkarak, 1541 ailenin özellikle eğitim alanında sorulanlara verdikleri yanıtların özeti sayılacak, çarpıcı bulduğum sonuçlar üzerinde ilgi duyan herkesi kimi zaman tokat yemişçesine rahatsız edecek, kimi sonuçlarla umuda sevk edecek bir tablo çıktı ortaya…
*Dini nedenlerle okula gidemeyenlerin oranı %1 gibi konuşulmaya değmeyecek düzeyde.
*Ana dilde eğitim olmadığı için okula gitmediğini söyleyenlerin oranı zorunlu göç eden ailelerin genel ortalamasında %17 olarak gerçekleşirken aynı oran; Diyarbakır’da %24, İstanbul’da %22’ye çıkıyor, Mersin’de %8’e Van’da ise %5 e kadar düşüyor.
*Etnik ayrım korkusu sanılanın çok altında ve umut verici. Çocuğunun okula gitmemesinde ayrımcılığa uğrama korkusunun etkili olduğuna inananların oranı %4 civarında iken, %96’sı böyle bir korku taşımıyor.
*Okula gidenlerin başarısızlığının altında anadilinin farklı olmasının etkisiyle ilgili oranlar ise hayli çarpıcı. %48 etkili değil derken, %52 gibi hayli önemli bir bölüm “ana dilin farklı olması nedeniyle okuduğunu anlayamamanın” etkili olduğunu söylüyor.
*İş anadilin yanında kültür ve inanç farklılığı konusuna gelince, durum değişiyor. Soruları yanıtlayanların %77’si farklılığın etkili olmadığını söylerken, etkili olduğunu iddia edenlerin oranı %23. Bir başka ifadeyle her dört kişiden biri kültürel farklılık nedeniyle dışlanmayı başarısızlığın nedeni olarak görüyor. Üstelik bu oran Mersin, Diyarbakır, Van’da %20 civarında iken İstanbul’da %34’e çıkıyor.
*Türkiye’de eğitim masraflarının devlet eliyle karşılanması, özellikle son 8 yılda okul kitaplarının parasız dağıtılmasından, okuyan çocuk başına anneye maddi yardım yapılmasına kadar söz konusu iken araştırma, bambaşka gerçekleri ortaya koyuyor. Örneğin göç mağduru ailelerin %65’i “okula giden çocuğun başarısızlığında okul ve günlük ihtiyaçların karşılanmasının etkili olmadığını söylerken, %35’i bunun başarısızlıkta etkili olduğuna inanmakta. (Burada da araştırmanın yapıldığı iller arasında büyük farklılıklar var. Örneğin İhtiyaçların karşılanmamasının başarısızlıkta etkili olduğuna inananların oranı Mersin’de %24’e inerken, İstanbul’da oran %40’a, Diyarbakır’da %42’ye ulaşıyor)
*Başarısızlıkta eğitim materyallerinin eksikliği konusu da tıpkı eğitim masraflarının karşılanması ile benzer bir tablo oluşturuyor. Anketi yanıtlayan ailelerin %26’ı materyal eksikliğini başarısızlık nedeni olarak görürken aynı oran Diyarbakır’da %38, İstanbul’da %28, Van’da %24, Batman’da %23, Mersin’de %18…
*Bu olumsuzluklara rağmen başarısızlıkta okulun evden uzaklığı gerekçesinde oranlar nispeten daha düşük. Soruları yanıtlayanların %15’i okulun uzak oluşunu başarısızlık nedeni görürken oran İstanbul ve Diyarbakır’da %10, Mersin’de %12, Van’da %19, Batman’da %22 olarak gerçekleşmiş…
Araştırmada ailenin çocuklarını okula göndermeme nedenleri de sorgulanmış. Buna göre;
*Ana dilde eğitim verilmemesini okula göndermemede etkin olduğuna inan zorunlu göçe uğramış aile oranı %27… (Oran Mersin’deki göç mağdurları arasında %16 iken, Diyarbakır’da %26, İstanbul’da ise %31)
*Kız çocuklarının okula gönderilmemesini dini ve kültürel nedenlere bağlayan aile oranı %4 gibi hayli düşük seviyede. (Bugüne kadar hayli kalem oynatılan bir şehir efsanesinin daha bu araştırma ile çöktüğü çıkıyor ortaya)
*Yoksulluk nedeniyle çocukların çalışma zorunluluğunun okula gitmeyi etkilediğine inananların oranı %24 gibi hayli yüksek. (İller arasında burada da hayli çarpıcı rakamlar söz konusu. Örneğin yoksulluk nedeniyle çocukların çalışması gerektiğini söyleyen ailelerin oranı Adana’da %42’ye çıkarken aynı bölgedeki Mersin’de %16’ya düşüyor. Diyarbakır’da %19 olan oranın İstanbul’da %30 olarak gerçekleşmesi üzerinde durulmaya değer bir sonuç)
*Göç eden ailelerin eğitim sistemine güvensizliği her şeye rağmen %10 gibi makul seviyelerde…
*Aileler çocuklarını okuturken önceliği %62 oranında başarılı olanlara veriyor. Erkek çocuklarına kızlara oranla öncelik verilmesi ciddiye alınmayacak düzeyde. (Okumada önceliği kızlara verenlerin oranı %8 iken, erkekler %9 civarında)
*Yerinden zorla göç ettirilmiş ailelerin çocuklarına verilen eğitim programlarıyla ilgili görüşleri, algıyı yansıtması bakımından ilginç: Örneğin yeterli bulanların oranı %18 olarak ortaya çıkarken, yetersiz bulanların oranı %58…
Ve gelelim araştırmanın eğitimle ilgili bölümünün en çarpıcı, hepimizin takkemizi önümüze koyup, Türkiye’deki adaletsizliği bir kez daha sorgulamamız gereken bölümüne:
*Araştırmaya göre; örgün eğitime katılan ailelerin çocuklarının devam ettiği okulların %57’sinde kütüphane yok. Bu oran Van’da %77, Diyarbakır’da %68, İstanbul’da %60 olarak gerçekleşirken Mersin’de %13’e düşüyor.
*Ailelerin örgün eğitim sürecine katılan çocuklarının okullarının %75’i laboratuardan yoksun. Okulunda laboratuar bulunanların oranı Adana’da %5, Mersin’de %10, Diyarbakır’da %18, İstanbul’da %38…
Karatahtanın yerini akıllılarının alacağı, tüm okul çağındaki çocuklara el bilgisayarlarının dağıtılacağı söylemlerine karşın, göç eden ailelerin çocuklarının okulları bilgi çağına nasıl hazırlanıyor, gelecekle ilgili umutlar ne durumda derseniz?
*Çocuğunun okulunda bilgisayar olduğunu söyleyenlerin ortalaması %32 iken, okulunda bilgisayar laboratuarı olmayanların oranı %68… (Burada da iller arasında uçurumlar var. Örneğin göç mağdurlarının çocuklarının devam ettiği okullarla ilgili sorulara verilen yanıtlara göre Adana’da okulunda bilgisayar olduğunu söyleyenlerin oranı %7, Mersin’de %11 iken, aynı oran Diyarbakır’da %28, İstanbul’da %52, Van’da %59)
*İnternet bağlantısıyla ilgili oranlarda durum daha da vahim. Resmi kurumların tüm okulları internete kavuşturduk iddiasına rağmen, çocuklarının okulunda internet bağlantısı olduğunu söyleyen göç mağdurlarının oranı %17. (Bu oran Adana’da %1, Mersin’de %7, Diyarbakır’da %10 civarında seyrederken, İstanbul’da %37’ye ulaşıyor)
*Okulunda spor salonu olduğunu söyleyenlerin ortalama oranı %15 (Adana’da aynı oran %1,Mersin’de %5, Diyarbakır’da %17, Van’da %20, İstanbul’da 33)
*Top oynanacak saha olanların oranı %22 (Adana’da %8, Mersin’de 11, İstanbul’da %24, Diyarbakır ve Van’da %28)
*Okulunda su akmayanların oranı, ister inanın ister inanmayın %15 (Mersin’de %2’ye düşen oran İstanbul’da %14, Diyarbakır’da %18, Van’da %26) 
*Okulunun suyunu kirli olduğu için içmeyenlerin oranı %20 (Mersin’de %7,5, Adana’da %11, Diyarbakır’da %5 olan oran İstanbul’da %54’e çıkıyor)
*Devam ettiği okulda düzenli temizlik yapılmadığını söyleyenlerin oranı %26,5 (Mersin’de %9, Adana’da 17 olan oran İstanbul’da %27, Van’da 37, Diyarbakır’da %40)
*Lavabo, tuvalet eksikliği oranı %22 (Mersin’de %9, Adana’da 16, İstanbul’da %25, Diyarbakır’da %34)
*Göç eden ailelerin çocuklarının devam ettiği okullarda fiziksel veya psikolojik şiddet görme dağılım sonuçları ise tabloyu biraz daha vahim hale getirmekte:
Çocuğun okulda şiddete maruz kalmasıyla ilgili dağılıma bakıldığında; ailelerin %46’sı bu konudaki soruları yanıtsız bırakırken, %38’i görmedi, %15’i gördü diye cevaplandırmış. Asıl mesele kentlerdeki dağılım oranlarında.
Buna göre zorunlu göç mağdurlarının çocuklarının devam ettiği okullara bakıldığında; Mersin’de psikolojik-fiziksel şiddet olduğunu söyleyenlerin oranı %28, İstanbul’da %21 iken, Diyarbakır’da %34, Adana’da %60 olarak ortaya çıkmakta…
Evlerinden yurtlarından edilen, bir gecenin sabahında kendisini bambaşka iklimlerin yabancı sokaklarında bulanların; bilmediğimiz, hissetsek te yüzleşmeye korktuğumuz, “etle tırnak” gibisinden masallarla yıllardır avunduğumuz, birbirimizi avuttuğumuz öbür mahallenin acıtıcı ama gerçek, bugüne kadar söylenen yalanlara inat yalın fotoğrafı, diğer yüzü…
Merak edenlere, yüzleşmek isteyenlere, kanayan vicdan sahiplerini çoğaltmanın çözüme sağlayacağı katkı umuduyla, devam edeceğiz karamsarlık yanında bazen içimizi aydınlatan gerçeği tüm renkleriyle anlatmaya…