scorecardresearch.com Kamusal alan ve Jürgen Habermas üzerine - rewşen çelik - Radikal Blog

Kamusal alan ve Jürgen Habermas üzerine

07.04.2013 18:25:45
A+ A-

Nedir bu kamusal alan, öncelikle açıklamamız gereken kamusal alanının tanımını yapmak olacaktır. Mersin Üniversitesi Çiftlikköy Kampüsünde farklı fakülte ve bölümlerdeki on beş öğrenciye "kamusal alan" nedir? Diye sorduk. Birbirinden farklı cevaplar aldık; çünkü günümüzde kamusal alan ile ilgili kesin bir tanım yapılamadığı için farklı bakış açılarına göre farklı yorumlamalar yapıldığını gördük.

Kamu ve özel alan ayrımının doğuşuna bakarsak 18.yüzyılda aydınlanma çağı ile birlikte feodal otorite kamusal otoriteye dönüşmüştür. 

Kamusal alan; "halksal alan " demektir. Halkın kendini ifade edebildiği yerler kamusal alanlardır. Devletin hakim olduğu yerler ise kamusal alanlar değildir; çünkü devletin olduğu yerlerde istediğin gibi konuşamazsın bir baskı aygıtı vardır.

Jürgen Habermas'dan bahsedecek olursak; Alman felsefeci, Felsefe Profesörü, Sosyolog ve Siyaset Bilimci olan Jürgen Habermas; İletişimsel rasyonalite, söylem etiği, müzakereci demokrasi, evrensel edimbilim, iletişimsel eylem ve kamusal alan üzerine çalışmalar yapmıştır.

Habermas kamusal alanı, 1962 yılında yayımladığı ilk çalışması Kamusal Alanın Yapısal Dönüşümü: Burjuva Toplumunun Bir Kategorisi Üzerine Araştırmalarda "özel şahısların, kendilerini ilgilendiren ortak bir mesele etrafında akıl yürüttükleri, rasyonel bir tartışma içine girdikleri ve bu tartışmanın neticesinde o mesele hakkında ortak kanaati, kamuoyunu oluşturdukları araç, süreç ve mekânların tanımladığı hayat alanı olarak tanımlar.

Yani kamusal alan, herkese açık demektir. Kamu kavramı da herkesi içerir.

Kamusal alan nedir diye sorduğumuz Fizik ikinci sınıf öğrencisi Pelin Güler, kamusal alan ile ilgili düşüncelerini şöyle ifade etti; "Kamuya hizmet veren kamu yararına düzenlenmiş yerler kamusal alanlardır."

"İnsanlar para verdikleri yerlere daha çok gidiyor."

Fizik üçüncü sınıf öğrencisi Özlem Paksoy, konuyla ilgili şunları aktardı; Tüm toplulukların bir arada bulunabildiği yerlere kamusal alanlar diyebiliriz. Yalnız ülkemizde genel olarak özel alanlara daha çok talep var. Örneğin; Okulda ücretsiz spor salonu da bulunmakta; ancak çoğunluk ücretli spor salonuna gidiyor. İnsanlar para verdikleri yerlere daha çok gidiyor."

Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik üçüncü sınıf öğrencisi Erdinç Eser; " Devletin olduğu her yer kamusal alanlardır. Kamusal alan deyince devlet yapısını anlıyorum." dedi.

Çevre Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi Duygu Yıldız; "Kamusal alanı, gündemi takip edebileceğimiz geniş alanlar olarak görüyorum." dedi.

 Resmi kuruluşların hepsinin kamusal alan olduğunu belirten matematik dördüncü sınıf öğrencisi Sevgi Kılıç, kamusal alanların toplumun yararına çalışan yerler olduğunu vurguladı."

 "Devletin sahip olduğu alanlardır."

Elektrik Elektronik Mühendisliği dördüncü sınıf öğrencisi Ömer Kulaç, kamusal alanı şu ifadelerle açıkladı; "Devletin sahip olduğu alanlardır. Resmi kuruluşlar kamusal alanlardır."

"Marina gibi yapılar bizi sahile çekebilir."

Mimarlık üçüncü sınıf öğrencisi Ali Fırat Çakan, kamusal alanların kamuya ait yerler olduğunu belirterek, konuyla ilgili şunları aktardı; "Halktan herkesin bir şeyler paylaşabildiği yerler kamusal alanlardır. Meydanlarda kamusal alanlardır; ancak üniversiteden örnek verecek olursak, Cumhuriyet Meydanı rektörlük binasına bakmaktadır. Baskı aygıtı taşıdığı için kamusal alan diyemeyiz."

Kimya üçüncü sınıf öğrencisi Hasan Askeroğlu; "Halkın her türlü tabakasının bir arada bulunduğu alanlardır. Örneğin; üniversiteler, çay bahçeleri gibi. " dedi.

Devletin sahip olduğu alanların kamusal alan olduğunu belirten biyoloji ikinci sınıf öğrencisi Gamze Düzgün, "Üniversitelerde özgürlükçü bir yapı olduğu için kamusal alan olmadığını düşünüyorum." dedi.

Radyo, Televizyon, Sinema ikinci sınıf öğrencisi olan Atahan Yılmaz, konuyla ilgili şu bilgileri verdi; "Toplumun bulunduğu her yer kamusal alandır. Birlik ve bütünlüğü sağlar."

"Devletin bulunduğu alanlardır ve baskı aygıtları vardır."

Gazetecilik ikinci sınıf öğrencisi Selin Gülseven, kamusal alanlarda devletin olduğunu ve baskı aygıtlarının bulunduğunu kaydederek şu bilgileri verdi; " Kamusal alanlar, sözde bize özgürlük vaat ettiğini söyler;  ama hiç bir zaman özgürlüğün olmadığı alanlardır. "

"Özgürlüğün kısıtlı olduğu alanlardır."

İktisat dördüncü sınıf öğrencisi Seren Özer, konuyla ilgili şu bilgileri verdi; "Devletin kendi kurallarının geçerli olduğu alanlardır. Özgürlüğün kısıtlı olduğu alanlardır. Devlet daireleri kamusal alan gibi gözükse de özelleştirildiğini düşünüyorum."

"Kamusal alanda kendin olursun."

Felsefe dördüncü sınıf öğrencisi Birgül İmece, "Kamusal alan insanların ortak kullanım alanıdır. Ortak yaşam alanı diyebiliriz. Dayanışmayı artırır. Özel alanların yasakları vardır; fakat kamusal alanda kendin olursun." dedi.

"Paris'te şehir bölge planlamasında meydanların çıktığı sokaklarda karakollar vardır."

Mimarlık ikinci sınıf öğrencisi Can Fida Çakırbay, Dünya'da bir kamusal alanın olmadığını belirterek şunları dedi; " Her sınıftan, her insanın oturup vakit geçirebileceği sosyalleşeceği alanlara kamusal alan diyebiliriz. Dünya üzerinde kamusal bir alanın olduğunu düşünmüyorum. Paris'te şehir bölge planlamasında meydanlar karakollara çıkmaktadır. Baskı aygıtlarının olduğu yerlere kamusal alan diyemeyiz."

Makine Mühendisliği ikinci sınıf öğrencisi Berkay Aysan, " Halka açık olan alanlar, kamusal alanlardır. Kampüs bir kamusal alandır." dedi.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.