“Muhafaza” etmek en büyük yenilemedir

26.05.2014 21:53:28
A+ A-

Boğaz Köprüsü yapılmadan önce Anadolu ve Avrupa yakalarını birleştiren tek bağ, Haydarpaşa Garı'ydı. Anadolu'dan trenle gelinir, Haydarpaşa'da iskelede vapura binilir, oradan da Avrupa yakasına gidilirdi. Köprü yapıldıktan ve karayolu ulaşımının sıklaşması nedeniyle Haydarpaşa, eski yoğun günlerini artık geride bıraktı. Ancak yine de çoğu insanın uğradığı, içinden geçtiği, salonunda beklediği, bir yakınını uğurladığı, peronlarında ağladığı ya da son kez sarıldığı yerdi Haydarpaşa.

Sadece uğurlanılan dostlar, arkadaşlar, askerler değildi tabiî ki. Ayrılıklar gibi kavuşmalarında yaşandığı noktaydı. Anadolu’ya açılan bu kapı aynı zamanda bir dizi seti, film seti oldu. Çekilen  yüzlerce filmde rol alan bir oyuncuydu.Şimdi  sadece filmlerde kalacak bir eser. Eser olmasının yanında içinden milyonlarca insanın geçtiği, filmlerin çekildiği, Galata’ya, Ayasofya’ya, Sultan Ahmet  Camii’ne ve boğaza karşı çayların içildiği, Anadolu'dan gelenlerin merdivenlerinde İstanbul’la kucaklaştığı bir dünya… Bu dünya 2013 Haziran’dan beri çok sessiz.

Hızlı tren çalışmaları nedeniyle tüm tren ve banliyö seferleri yaklaşık bir senedir durmuştu. Pendik-Haydarpaşa banliyö hattındaki Göztepe istasyonu bu çalışmaların bir parçası olarak yıkılmasıyla ilgili söyletiler var. Bu söylentiler üzerine Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı bir açıklama yaptı. Açıklamada “Göztepe Tren İstasyonu yıkılmayacak ve olduğu gibi muhafaza edilecektir. Mevcut istasyonun 400 metre batısına Marmaray projesi kapsamında yeni ve modern bir istasyon inşa edilecek ve o istasyon kullanılacaktır” denildi. Bu da tarihi istasyonun kullanılmayacağı anlamına geliyor. Böylece istasyon kaderine terk edilme tehlikesiyle karşı karşıya. Tabi  Kızıltoprak, Feneryolu, Göztepe, Erenköy, Suadiye, Bostancı, Maltepe, Kartal, Yunus istasyonları da bu tehlikeyle karşı karşıya Bu istasyonların yanı sıra, hattın ana damarı olan Haydarpaşa’nın da ne olacağı muamma. 

Diğer istasyonların ise bu şekilde yenileme adı altında kaderine terk edilmesi hattın tarihi dokusuna büyük zarar verecektir. Bir başka istasyon yapılmadan yenileme yapılamaz mı? Ya da yenileme istasyonun içerisinde tarihini yansıtacak bir müze olsa tarihi dokusuna bir nebze de olsa güzellik katmaz mı? İstasyonların içinde o istasyonu anlatan ufak müzeler kurulsa, o istasyonlar gerçek anlamda yenilenmiş olurlar. Çünkü müze ile o istasyonda ki her unsur, her hikaye nesilden nesle aktarılarak tarih “muhafaza” edilecek ve hafızalar yenilenecektir. Bu da müzeden geçmektedir.

Kadıköy Belediyesi bu konuda Haydarpaşa-Bostancı arasındaki tren istasyonlarının "müze ve kültür merkezi" olarak değerlendirilmesi için Ulaştırma Bakanlığına Sunay Akın’ın öncülüğünde talepte bulunmuştu. Fakat talepleri Bakanlık tarafından reddedildi.

Unutulmasın ki müzeler toplumların hafızasıdır. Müzeleri olmayan toplumlar Alzheimer olmaya mahkumdur.

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.