scorecardresearch.com Birsen Tezer ve İkinci Cihan üzerine - Burak Abatay - Radikal Blog

Birsen Tezer ve İkinci Cihan üzerine

11.02.2013 12:13:57
A+ A-

Türkiye'de hep kötü şeyler, hep felaket tadında olaylar olmuyor ya, bazı zaman(hakkını yemeyelim çok da sık olduğu zamanlar da oluyor) öyle şeyler, öyle güzellikler yaşanıyor ki, ciddden tadına doyulmayan, yıllar süren etkilerle yaşıyoruz o olanı biteni.


1-2 yıl evvel Hüsnü Arkan'ın Ezginin Günlüğü'nden ayrıldı haberi ile sarsılmış olmamız misal, biz Ezginin Günlüğü severleri en az 3-5 sene yaşlandırmıştı. O da neydi öyle, Hüsnü Arkan ne söyleyecekti, Ezginin Günlüğü ne söyleyecekti? Derken Murat Kurt geldi, onu bastık bağrımıza (Bu konuda eleştirye açığım); derken Hüsnü Arkan "Solo" albümünü çıkardı. Aynı söz bir daha çıktı ağızlardan: "O da neydi öyle!" Yaktı yıktı geçti. En az on yıllık aşk malzemesi bıraktı bizlere. Şiir güzelliğinde nefis bir tattı her bir şarkı. Ama bu albümle beraber de birçok insan daha evvelinden haberdar olmadığı bir güzel kadını tanıma imkanı buldu: Birsen Tezer. O bize "hoş geldin!" diyorken biz de ona tüm samimiyetimizle hayatımıza davet ediyor, önüne kırmızı halılar seriyorduk. Oysa daha öncesinin müzik birikimi vardı. Bir daha bir daha derken Cihan albümünü bulduk. Müzik zevkimizin derinliklerinde astral seyahate çıkmışken üst üste gelmişti hepsi. Aşk bu değil, Balıkesir, Bilsen, Çal kapımı, Değirmenler, Di gel yanıma, İstanbul... Ve üstüne bir de onlarca konser... Bu kadın da kimdi ki böyle? Ne hakkı vardı bizde bunca yarayı bırakabilecek kadar? Üstüne üstelik Ceylan Ertem ile Jehan Barbur'u yanına alıp Bülent Ortaçgil'in sahnesinde Ortaçgil'in şarkılarına sirayet etmişlerdi: Kadın sesi değmiş şarkılar! Çok başka gerçekleşiyordu her şey. Bir o kadar da şahane...


Bir süre evvel de İkinci Cihan adında yeni bir harbin ateşi yandı sevda dolu gönüllerde. Sıkılan canların tesellisi, seven gönüllerin çaresi gibiydi bu ses, seda... Ve takvimler Şubat'ın 1'ini gösteriyorken bir güzel albüm yayınlandı: İkinci Cihan.


Ada Müzik etiketiyle yayınlanan albümde kimler yoktu ki! Akın Eldes, Birol Ağırbaş, Bülent Ortaçgil, Erkan Oğur, İlhan Şeşen, Sibel Köse, Tarık Aslan... Hepsi de albüme kendi renklerini katmışlardı. Ve elbette ki sözü, bestesi ve sesiyle Birsen Tezer vardı. Baştan sona bir hikaye kitabı okur gibi dinlenecek bu albüm de inanıyorum ki yıllarca dillerden düşmeyecek, içilen şarapların mezesi olacak şarkıları bize armağan etti.


1. Nefes

Söz ve müziği Birsen Tezer'e ait olan şarkıda Erkan Oğur kopuz ile karşılıyor bizi. Yine aynı şekilde perdesiz gitarda da onun parmakları var. Tarık Aslan ise bendir ve erbaneyi almış kucağına. Yağmurlu bir sonbahar günü pencere ardında kahveyle dinlenecek bir şarkı. Zaten sonrasında Birsen Tezer gelip de kulağımıza fısıldayıp söylüyor:


"dağınık bir bahçe gönlüm
seçtin mi içinden gülü
bir ömürlükse yaşamak
ya seninle ya da sensiz"


2. Delikanlı

Balıkesir'den sonra tadı damağımızda kalan Zafer Cımbıl'a ait bir başka eseri yorumluyor Birsen Tezer. Bir erkek edası olduğu apaçık belli olan bu şarkıyı bir kadından dinlemek hikayeyi belki biraz daha iç burkar hale getiriyor. Saçı ağıran, yaşı bağıran ve yaşamı daralan delikanlının sararıp solmasına şahit oluyoruz. Bir yitip gitmenin şarkısı.


aşkı için ölecek
nerde kaldı öyle yürek
delikanlı yoruldu
bir o yana bir bu yana
sararıp soldu


3. Kuş Masalı

İlk dinlendiğinde "Ne yani, nasıl?!" dedirtecek bir söz öbeğine sahip bir şarkı. Aslına bakarsanız gayet politik de bir şarkı. Bende öyle bir izlenim de yarattı. Ama ifade çok hoş: "Sustunuz, susmayınız sadece boktan bir sabah bu sabah" Şarkıda söz ve müzik Birsen Tezer'e ait. Özer Arkut ise çelloda.


4. Kusura Bakma

Özgürlüğün farkındalık zamanı geldi çattı bu şarkıda. Kimse kusura bakmasın. Ne yaz, ne kış, ne sevgiler, ne dostluklar. Kusura bakmasınlar. Biz hepten olmasa da, bir süreliğine dahi olsa "hayatlarımızda bir şeyler yolunda gitmiyor!" diyeceğiz. Ve bu tembelliğimizden katiyen bıkmayacağız. Tembelliğimiz en büyük sorumluluğumuz olacak. Kusura bakmayın!

Söz ve Müzik: Birsen Tezer / Elektro Gitar: Akın Eldes


5. Arı Maya

Birsen Tezer sesiyle buyur ediyor bizi. Şahane çözümlemeleri var şarkının. Bence inanın albüm bu şarkıdan sonra hikâyesini olgunlaştırıyor. Ve inanın oldukça politik bir başka şarkı daha. Girişte söylediğim çözümleme sözü de tamamıyle bu politik ruha ilişkin. Misal şarkıda deniyor ki: "Zaten biz özeli özet/ Pulu mülkü tek roman / Sofraya güce aç olanın/ Sırtını sıvazlayan..." ve devam ediyor, "Sormazlar mı şu büyük adama/ Bunca erdem var hamurunda/ Yoğrulup hayattan dünyadan/ Neden kaçmak, nereye koşmak/ Duramamak ah içten!"


6. Şarkıcının Şarkısı

Sözü ve müziği Birsen Tezer'e ait bir başka şarkısı albümün. Ve baştan sona sözleriyle en ağır basan şarkısı. Süre olarak da en uzunu. Açık ara da en iyisi. Sibel Köse düetinin de hakkını vermek gerekir. İlişkilere, mutsuzluk ve umutsuzluklara dair söylenecek pek de söz bırakmayan türden. Hele ki nakarat sonrası bir serenatla yalan etmekte genç dimağları. Niyedir bilmiyorum Turgut Uyar yalnızlığı hissediliyor. Şu sözlerden dolayı bilmem olabilir mi:


"üstümüze biçilmiş elbiseler gibi 

çıkarılır atılır bir tarafa yalnızlık
kesik kesik sözler verilir yarınlara
unutturur gerçeği bugün var ya "




7. Boşver

Birsen Tezer'in intihar çağrısı. Sami Batok'la anlaşılmış bir katliam fermanı. Basitin ve sadeliğin güzel olduğunun en hakiki kanıtı. Sayfalarca yazdırır da, saatlerce susturur insanı. Buruk bir gülümseme tadındaki bu şarkı albümün çıkış şarkısıdır kanımca. Klip dahil birçok dinamik bu şarkının üzerine kurulduğu takdirde, albüm satışlarını mutlaka sırtlayacaktır. Lirikal manada fevkalade olmasıyla, müzikal dinginliğin de had safhada oluşu ciddi ciddi insanı nirvanaya sürüklüyor. Hele ki:


"hani bazı şeyler vardır, bedeli ne olursa olsun!
bu da öyle bir şey, zorlama.


8. Ne Tuhaf

Haydi şöyle bir geriye dönüş yaşayalım ve Hüsnü Arkan'ın "Hoş Geldin"inde şarkı ortalarına kadar uzanan Birsen Tezer sesini hatırlayalım. Enteresan bir benzetme olacak fakat inanıyorum ki bunu düşünmüş ilk kişi ben değilim. Hoş geldin şarkısını geneli ve Birsen Tezer odaklı düşündüğümüzde, var mıdır böyle güzel bir yemek? Akabinde gelecek olan tatlının habercisi olacak bir güzellik. Heh işte Hüsnü Arkan'ın girişini hatırlayın lütfen: "Bugün günlerden güzellik/ sefa geldin hoş geldin!" O derin sessizliğin içinden çıkan bir büyülü ses... Ne tuhaf şarkısında da benzer bir patlamanın habercisi yine ve yeniden Birsen Tezer oluveriyor. Şarkı ortalarına kadar güzelim sofra Birsen hanım tarafından kuruluyor ve o esnada evin babası İlhan Şeşen çıkıp, bizleri sofraya davet ediyor. Şahane!


Söz Müzik: İlhan Şeşen / Çello: Özer Arkun


9. Kendi kendime (Eylül)

Birol Ağırbaş ile Gürol Ağırbaş'ın bir Ortaçgil şarkısında buluşmasını Birsen Tezer'in sesiyle şahitliğini yaşadığımız büyülü bir şarkı. Albümün genelini yansıtan hava bu şarkıda da hakim.  "Bir duysan ki her şeyin sesi var" tavsiyesi öncelikli duyulması gereken seslerden.


Söz: Bülent Ortaçgil / Müzik: Gürol Ağırbaş / Perküsyon: Birol Ağırbaş / Akustik Gitar: Bülent Ortaçgil




YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

- -

Teşekkür ederim efendim güzel yorumlarınız için. Cihan gibi bir albümden sonra nasıl bir albüm olsa enteresan geleceği kesindi :) tekrar sağolun.

0 0
.... -

Öncelikle yazınızı çok beğendiğimi söylemek istiyorum, albümü çok güzel anlatan bir yazı olmuş.Birsen Tezer sevdalısı olan ben albümün çıktığı ilk gün bir tane edindim. Bir haftada çok kez dinledim albümü. İlk izlenimim şudur ki, cihan'dan daha ağır bir albüm. Lakin dinleyicisini fena halde saran bir büyüsü var. Arı Maya gibi ismi güzel kendi güzel bir şarkıyı Birsen Tezer'den başkası bu kadar manalı bir şekilde yorumlayamazdı herhalde. Delikanlıyı da es geçmek istemiyorum yalnız o şarkıda bir Ezginin Günlüğü havası almadım değil bu yüzden de sevmiş olabilirim. Ezginin Günlüğü demişken, Murat Kurt'u da sevdik dediğiniz gibi ama Hüsnü Arkan çok başkadır benim için. Güzel yazılarınızın devamı dileğiyle...

0 4
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.