İstanbul'dan bir hediye sözü

25.09.2014 08:12:49
A+ A-

Belli aralıklarla sürekli olarak İstanbul'da düzenlenen fuarlardan birisine daha geçen hafta şirket olarak katılım sağladık. Tabi 4-5 gün kadar süren fuar süreçlerinde bizim için gündüz iş, gece gezme hayatı olunca, günün bitip yerini akşama bırakmasını iple çekiyoruz da diyebiliriz. Her gidişimizde İstanbul'un yeni güzelliklerini keşfetmeye devam etsek de bu seferki diğerlerine göre daha bir güzel geldi bana. Her ne kadar İstanbul'da havaların durumu kimi zaman sert kimi zaman yağmurlu olsa da ben mutluydum bu durumdan. 
 
İlk bir kaç gün fuar sonralarında iş arkadaşlarıyla güzel bir akşam yemeğinin ardından farklı yerlerde yediğimiz yemeklerle küçük bir başlangıç yapsakta sonrasında gezilecek yerleri keşfetme adına çıktığımız yolculuk çoğu zaman eğlenceli kimi zaman ise trafik çilesi sebebiyle sıkıntılı geçebilmekteydi. Biz alışık değiliz tabi böyle trafiğe, Konya'nın düz ovasında trafik nedir bilmeyiz ki. Neyse şuydu buydu derken gerek tarihi gerek turistik ve eğlence mekanları bu gelişimizde de yine fethettik. İş yeri arkadaşlarıyla yine güzel anılara birlikte imza attık.
 
Asıl mesele ise dönüş hazırlığında başlıyordu. Çünkü başta eşim ve sevdiğim birkaç kişi olmak üzere dönüşte bir hediye alacağıma dair verdiğim söz beni düşündürüyordu. Koca İstanbul'dan geri dönerken hediye bulamadım demek ne kadar iyi olabilirdi ki. Neyse ne yapsak ne etsek diye düşünürken fuarın son gününü de tamamlayıp her zamanki gibi dolaşırken bir tablo dükkanına rastladım. Açıkçası daha vitrindeki örneklerini görür görmez tamam burası dediğim dükkana girmek için hızlı adımlarla yöneldim. İçeri girdiğimde ise adeta boyut değiştirdim. Burası tabloların, renklerin ve uyumun bir arada olduğu harika bir yerdi. Özellikle tablolar gerçekten bir harikaydı. Her ne kadar dünyaca ünlü tabloların dijital versiyonları olsa da yine de alacağım hediyeler için güzel bir seçenek olacaktı.
 
Şöyle böyle, şu mu bu mu derken 2 tane tablo seçmek için tam 1 saat vakit geçmiş, arkadaş telefonla aradığında fark ettim. Tabloların bir tanesi Konya'nın simgesi Mevlana temalı alırken diğerini İstanbul'un simgelerinden biri Kız Kulesi temasını aldım. Aklımdaki hangi hediyeyi alsam diye düşünürken karşılaştığım ve aldığım bu iki tablo gerçekten de çok hoştu.
 
Konya'ya döndüğümde ise hediyeleri ilk iş olarak yerlerine ulaştırdım. Eşimin ve sevdiğim insanların hediyeleri alırken gözlerinde gördüğüm o mutluluk gerçekten hiç bir şeye değişilmezdi. Size de lazım olur diye buyrun tablolara bu adresten göz atabilirsiniz. http://www.atlantistablo.com/
 
Belki benim gibi sevdiklerinize farklı ama güzel bir hediye almak için lazım olur.
 
Görüşmek dileğiyle...

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.