scorecardresearch.com Sadece Aşıklar Hayatta Kalır: Müzikten Beslenen Vampirler - Burak Hazine - Radikal Blog

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır: Müzikten Beslenen Vampirler

28.09.2013 02:26:54
A+ A-

Bir yönetmen düşünün, hiçbir filmi ülkemizde vizyon şansı bulmamış olsun. On yıllardır bağımsız sinemanın marjinal çocuklarından biri olan Jim Jarmusch'un filmlerini festivaller de olmasa perde karşısında seyretme şansımız olmayacak. Usta yönetmenin Tilda Swinton ve Tom Hiddleston'ı da yanına alarak çektiği son filmi Sadece Aşıklar Hayatta Kalır (Only Lovers Left Alive) da Filmekimi 2013 kapsamında seyretme şansına eriştiğimiz ve Cannes'da Altın Palmiye için son anda yarışma bölümüne kabul edildiği açıklanan bir vampir öyküsü. Kendi çizgisinden ödün vermeden kotardığı bu postmodern vampir uyarlamasında Jarmusch, sinemada son dönemlerde hak ettiği değeri bulamayan bir kültün yepyeni bir bakış açısı ile; biraz romantizm ve biraz da mizahın tuz biber olması sonucu seyirciye sunmayı tercih ediyor.

Yüzyıllardır yaşayan, birbirlerine sırılsıklam aşık ve üç kez evlenip boşanan Adam (Tom Hiddleston) ve Eve'in (Tilda Swinton) öyküsünü seyrettiğimiz Sadece Aşıklar Hayatta Kalır, yönetmenin filmlerindeki imgesel müzik kullanımından faydalanarak görkemli denebilecek bir açılışla seyircisini selamlıyor. Birbirlerinden kilometrelerce uzakta olan Adam ve Eve, hayatta kalabilmek adına temiz insan kanı içmek gibi çeşitli ritüelleri gerçekleştirmeye devam ederken birbirlerine ihtiyaçları olduklarını anlarlar. Hepimizin bildiği klasik vampir tasvirine uygun şekilde yalnızca geceleri dışarı çıkabilen ikili, filmin ilk yarısında bir araya gelir. Uzun zaman sonra özlem giderdikleri sırada her iki karakterin de iç dünyasına küçük bir adım atmış oluruz. Adam, en büyük tutkusu müzik ve bilim olan ketum bir karakter çizerken Eve ise ona göre daha pozitif ve konuşkan bir çerçeveden ölümsüzlüğe bakar. Adam'ın insanoğluna karşı duyduğu nefret, kendini filmin çok çeşitli noktalarında hissettirir. Yüzyıllar boyu yaşamanın verdiği tecrübeyle bilimin yavaş ilerleyişinden yakınırken insanları zombiler olarak adlandırmayı tercih eder. Eve ise gerek bu konuda gerekse filmin tümünde daha çok Adam'ın kendisini bulmasına yardım eden bir yan karakter gibidir. Mizahi yönü daha kuvvetlidir ve bunu, çok sevdiği kocasını mutlu etmek için kullanmaktan hiç çekinmez.

only-lovers-7

Filmin ilk bölümünde bazı sosyal ve politik göndermeler eşliğinde Adam ve Eve'in yaşamlarına göz attıktan sonra ikinci bölümünde Eve'in çılgın kız kardeşi Ava'nın (Mia Wasikowska) hikayeye dahil olmasıyla işler değişir. Ava, hem ablasından hem de eniştesinden farklıdır. Attığı adımlarda ikinci kez düşünmeyi sevmediği bellidir, pişman olmaz ve gözü doymaz. Eve ve Adam'ın görevi ise bir zaman sonra bu genç kıza göz kulak olmak haline gelmiştir. Aslında Jarmusch, bu bağlamda çok tanıdık bir senaryoyu mekanda, kostümlerde ve biraz da insan fizyolojisinde değişiklikler yaparak seyircinin önüne koymaktadır. Televizyonda ve beyazperdede defalarca seyrettiğimiz belalı baldız ekolüne kan emme özelliğini ekleyerek hem kendi farklı dünyasına katkıda bulunmuş hem de seyirci için mizahı bol malzemeler ortaya koymuştur.

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır'ı sevmenin çok çeşitli yolları olduğuna inansam da özellikle tarih boyunca yaşamış ve bu dünyaya bir şeyler katmış isimlerin farkında olan; yani temel bir entelektüel seviyeye sahip herkes nasıl ki Woody Allen'ın Midnight In Paris'ine aşık olduysa Jarmusch'un bu eserini de fazlasıyla benimseyebilir. William Shakespeare göndermesi ile dikkat çeken senaryo oyunları, Adam'ın hekim kılığına girdiğinde kullandığı ismin Faust olması gibi seyirciyi daha çok düşünmeye ve bağlantı kurmaya yönlendiren detaylar da içeriyor. Bilindiği üzere Goethe'nin Faust isimli eserinde Doktor Faust, ruhunu şeytana satmayı tercih ederek masumiyetini kaybeder.

Harikulade müzikleriyle yalnızca Adam'ı değil seyirciyi de besleyip açlığını gideren Sadece Aşıklar Hayatta Kalır, Jarmusch'un şaşkınlık veren zekasını sergilediği son sürprizi. Estetizmin doruklarında yaşayan, postmodernizmi ise damarlarında yaşatan ve bunlardan aldığı güçle şaha çıkan bir film. Swinton ve Hiddleston'un şapka çıkarılası performansları da cabası. Sadece Aşıklar Hayatta Kalır'ın Filmekimi 2013'ün en iyilerinden olacağını söylemek içinse hiç erken değil açıkçası.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.