Game of Thrones: Devrim ve Statüko Arasında Meereen

17.04.2015 03:52:01
A+ A-

Game of Thrones’un yeni sezonu Cersei’nin genç bir kızken Lannisport’ta arkadaşı ile bir maeginin mabedine gitmesi ve geleceği için fal baktırması ile başladı. Bu sahnede kitaba bakarak söyleyebiliriz ki çok daha fazla kehanette bulunmalıydı büyücü kadın. Cersei’nin Prens Rhaegar ile değil de bir kral ile evleneceğini yıllar öncesinden bilmesi ve ikilinin ayrı ayrı çocuk sahibi olacağına dair görüşleri ile kendisine duyulan güveni yıllar sonra hem Cersei hem de seyirci için pekiştiriyor. Kralın değil ama Cersei’nin çocuklarının taç giyecek ve kendisinden önce ölecek olmaları Cersei’nin asla unutmadığı kehanetlerden. Evet, gerçekten de Cersei prensle değil kral Robert ile evleniyor ve Robert’ın düzinelerce gayrımeşru çocukları olurken Cersei’nin Jamie’den 3 tane çocuğu oluyor ve hepsi de taç giyiyor. Myrcella’nınki gayrımeşru olsa da Joffrey ve Tommen’ın da o tahtı haklarıyla ele geçirmediklerini biliyoruz. Dizi kehanetleri sıralamayı burada keserek en önemli kısmını seyirci ile paylaşmadı. Ya da şimdilik paylaşmadı. Belki sahnenin devamı da çekilmiştir ve Cersei’nin kehanet sekansına ilerleyen bölümlerde dönülecektir. Bunu bilmiyoruz. Ama ben uyarımı yapayım, hemen alttaki paragrafta kehanetin dizide bahsedilmeyen kısmından bahsedeceğim, spoiler almamak için bir paragraf atlanması tavsiye olunur.

Maegi, genç Cersei’ye ölümünün valonqar tarafından olacağını söylüyor. Valonqar Yüksek Valyria Dili’nde küçük erkek kardeş demek. Cersei’nin yıllar boyu şüphelendiği tek isim tahmin edersiniz ki Tyrion. Biz bu teoriyi giderek yakınlaşan ve geçtiğimiz sezondan beri geliyorum diyen Tyrion-Daenerys ittifakına bağlayabiliriz. Varys ve Illyrio’nın hayalini kurduğu ve zeminini hazırladığı Tyrion-Daenerys ittifakı Westeros’un yeniden Targaryen idaresine geçmesini öngörüyor. Şu halde Cersei’nin yerini alacak olan ondan daha genç ve daha güzel Kraliçe’nin Daenerys ve canını alacak olan küçük erkek kardeşin Tyiron olması ve bu ikisinin işbirliği içinde olması teoriyi eksiksiz hale getirecektir. Jamie ikizi olduğu için bu teoride kendisine yer bulamıyor ve Tyrion kehanette rakipsiz görünüyor. Ancak genç ve güzel kraliçeden kastedilenin Daenerys olduğu henüz kesin değil, Sansa ve Margaery de ihtimaller dâhilinde. Petyr Baelish’in diziyi bilmem ama kitaplarda kaplumbağa hızında ilerleyen planlarına bakılırsa Sansa’nın Kuzey’de hükmetmesi için bile tarih veremezken King’s Landing için kehanetlere konu olmasını ihtimal dâhilinde görmüyorum. Margaery ise göstere göstere verilen bir kehanet olamayacak kadar yakın şu anda Cersei’ye.

Sezonun ilk bölümüne damga vuran sahnelerden biri fragmanlarda da ilgi uyandıran Tyrion-Varys konuşmasıydı. Pentos’a, Illyrio’nun evine gelir gelmez Varys, diyarın huzuru ve refahı için Targaryen sancaklarını tekrar Westeros surlarından görmek istediğini söyledi. Bunun için de Tyiron’a zekâsı ile Daenerys’ın eksik olan diplomatik tarafını tamamlayacak bir adamı olarak hizmet vermesini teklif etti. Tam da bu sıralarda fersahlarca uzakta Daenerys bir politikacı olmadığı ilan etmekteydi.

"I am not a politician, I am a queen" Daenerys’ın Meereen ile birlikte kanına giren kraliçelik sevdasının tezahürü olan bir cümleydi. Yönetme ile politikayı birbirinden kesin çizgilerle ayıran Daenerys’ın bünyesinde yavaş yavaş büyüyen devrimcilik onun sonu da olabilir, yeniden yükselişine zemin de hazırlayabilir. Burada önemli olan söylediklerinin içini doldurup dolduramayacağıdır. Kitabı okuyanların zaten bildiği, dizi seyircilerinin de fragmanlardan rahatça anladığı üzere Daenerys politikacı değilim diyerek açmamakta ısrarla direttiği dövüş çukurlarını bir süre sonra açacak. George R R Martin’in Daenerys için hazırladığı yeni serüvene geçiş yapılabilmesi için böyle bir kaosa ihtiyacı var. Ancak bu cümlenin bize ileride Westeros’a gelecek Daenerys’ın burada oluşturacağı yeni yönetime dair verdiği ipuçlarını takip edebiliriz.

Daenerys, politikacı değil, kraliçeyim, derken; olaylar karşısında halka oynayan maskeli bir oyuncu olmak yerine kural koyucu ve yönetici bir mekanizma olmak arzusundan, en azından iddiasının bu olduğundan haberdar ediyor bizleri. Ancak bunu yaparken uzlaşmacı değil kural koyucu bir mekanizma olduğunu vurguluyor. Uzlaşması istenilen geleneklere detaylı bakarsak bu tavrı hakkında fikir sahibi olabiliriz.

Daenerys Köle Körfezi’nde köleliği kaldırmak gibi çılgınca bir işe girişen cesur bir kız. Köle tüccarları ve efendilere karşı kaldırdığı kazanda epey efendiyi yakmışlığı da var; kölelere, özgürlüğünüzü ben veremem, o zaten sizin, onu siz almalısınız demişliği de var. Devrimci Khaleesi’nin köle ticaretinden palazlanmış Burjuvazi ile giriştiği savaşta son durum saldırıdan savunmaya geçiş. İşlerin bu noktaya gelmesindeki etken ise Meereen’in kölelikten geçinen Burjuvazisinin halka tutunacak gelenekler verip onları bu gelenekler etrafında Meereenli olduklarına inandırmış olmalarıdır. İnsanların mecazi olarak değil, gerçekten ölümüne dövüştüğü Dövüş Çukurları’nın insan haklarına aykırı olduğunu yineleyen Daenerys’ın, ama bunun Meereen halkının geleneği olduğu cevabını alması durumu özetlemeye yeterli. Halkın menfaatine olması şartı aranmaksızın onlara etrafında birleşilecek birkaç gelenek verin ve onlar uyurken yönetin. Robert Baratheon’un Tywin Lannister’a borçlanma pahasına sürekli düzenlediği turnuvalara benzemiyor mu? Tek farkı Westeros’un soylu(!) şövalyelerden oluşması ve turnuvalarda ölümün şart değil bazı karşılaşmalarda başa gelen bir durum olarak kalması.

Halkı sahte geleneklerle uyuşturma yoluna gitmeyen Daenerys’ın başarısız bir yönetim sergilemesinin temelinde işte bu yatıyor. Narkozda sonra nefes almakta zorlanan ve nefes alamadığını zannedince suçu narkozda değil onu uyandıranda arayan bir hasta gibi Daenerys’a homurdanan Meereen halkı eski günlerini aramaya başladı bile.

Daenerys kendisine verilen işi iyi yapmaya çalışan pasif bir er değil, doğru iş yapabilmek gayesinde bir kraliçe. Bu yüzden onun görünmeyen düşmanı statüko fıtratı gereği yerleşik düzenden yana. Her statüko gibi devrimlere izin vermiyor, ancak şekilde kalacak ıslahatları destekler görünüyor. Harpiya’nın yıkımasına göz yumuyor, dövüş çukurlarının açılması şartıyla. Çünkü alışkanlıklar veya halkın zannettiği ismiyle gelenekler, eski düzenin hiçbir zaman tam anlamıyla unutulmamasını sağlayarak ufak bir zafiyet ortamında statükonun tekrar güçlenmesine yardımcı olur. Meereen Burjuvazisi’nin güdümündeki Harpiya’nın Oğulları bir tehdit unsuru olarak Daenerys’a korku salarken, maddi gücü ile Meereen Burjuvazisi onu yumuşak elbiselerle saracak. Tüm bunlar olurken Daenerys, geleneklerine yeniden kavuşan halkın ılımlı yüzüyle avunacak. Daenerys bu plan karşısında direnebildiği kadar direnecek, ta ki kendi askerlerini kurulan pusularda birer birer kaybedene kadar. Oysa devrim, ıslahatları sevmez, hatalı olanın açıkça reddedilmesidir, kaldırılmasıdır.

Peki uyanmak yerine 5 dakika daha uyku diye tutturan bir halkı nasıl uyandırırsınız? Daenerys’in şu anda içine bulunduğu çıkmaz devrim-demokrasi çatışmasından yahut mümkünse eğer birlikteliğinin nasıl olabileceği sorusundan doğuyor.

Kölelik düzeninden kalma gelenek demek istemiyorum, alışkanlıkları onlara vererek köleliği geri dönmemek üzere kaldırmak mümkün olabilir mi? Bu alışkanlıkları geri verip uzlaşıldığında düzeni sadece simgesel olarak dönüştürmek Daenerys’ı yapmaya çalıştığı devrime götürebilir mi? İkisinin birlikte yapılıp iyi olanın yıllar içinde kalıcı hale gelmesini, kötü olanın unutulmasını beklemek devrim olur mu? Devrim ile demokrasi uzlaşabilir mi? Dillendirmese de Daenerys’ın bütün bir Ejderhaların Dansı Kısım II’de yaşadığı ikilem bundan ibaret. Muhtemelen beşinci sezonun 9 bölümüne yansıyacak olan da bu. Onuncu bölümde ise seçimini yapmış bir Daenerys görme ihtimalimiz yüksek, hem Meereen hem de Westeros’un geleceği için.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.