Kurt Seyit'in Babasını Anlamak

16.04.2014 15:06:28
A+ A-

Kurt Seyit ve Şura dizisi, 1. Dünya Savaşı döneminde geçen bir aşk hikâyesini konu alıyor. Ön planda aşk arka planda ise tarih var. Bir taraftan Kurt Seyit ve Şura'nın aşkını izlerken diğer taraftan da Bolşeviklerin Rusya'da nasıl yükseldiğini, bu iç savaşın insanların hayatını nasıl etkilediğini görüyoruz.  Ancak bu yazıda Kurt Seyit'in ailesini, özellikle de  babasını anlamaya çalışacağız. (Kurt Seyit'in babası,  aynı zamanda Türkiye'deki aileleri de temsil etmekte.)

Kurt Seyit, bir Rus aristokratının kızı olan Şura'ya âşık oluyor. Kendisi ise Çarlık Rusya'sında yetenekli bir subay, aynı zamanda Kırım'ın zengin ailelerinden birinin oğlu. Babasının oğluna vasiyeti, oğlunun bir Türk kızıyla evlenip Kırım' a yerleşmesi ve çocuklarını orada büyütmesi. Koca Rus İmparatorluğunda, asimile olmadan kültürlerini koruyabilmiş zengin bir aileden bahsediyoruz. Etnik ve dini olarak ise azınlıkta olmaları onları daha da kendi kültürlerini muhafaza etmeye, muhafazakârlığa itmiş. Varlıklı bir aile, sistemde kendilerine iyi bir yer edinmişler bu yüzden de sistemi koruma istekleri onları bu açıdan da muhafazakârlığa itmiş. Babası kültürlerini korumak için çocuklarının Kırım'a yerleşip Türk bir kadınla evlenmesini istiyor. Türk olmayanlarla akrabalık kurmak istemiyor. Ama bir açıdan da gönlü bol " Rus kadınlarla gezip eğlenebilirsiniz ama neticede buraya gelip bir Türk kızıyla evleneceksiniz." gibi bir şey söylüyor. Yani Türk olmadıkları için evlenilmeye değer değiller, onlarla eğlenebilirsiniz. Eğlenilecek kız ayrı evlenilecek kız ayrı demeye getiriyor.
 

Peki, oğlu bir Rus kızına âşık olan Kırımlı baba ne yapar? Oğlunun o kızla evlenmesi halinde onu evlatlıktan reddeder. Ve kendisine yaşayacak başka bir yer bulmasını ister. Tabii ki ailenin diğer fertlerinin de reddedilen oğulla görüşmelerinin yasaklanması gerekir. Baba oğlunun hayatını yönetme hakkına sahiptir çünkü. Evin otoritesi çocukların hayatını istediği gibi yönlendirir, çocuklar ya bu hayatı severler ya da terk ederler. Karşılıklı bir iletişim ve iki tarafın da mutlu olacağı bir çözüm yoktur. Evlat ya kızı seçer, hayatı boyunca ailesinden uzak olmanın yükünü ve azabını çeker. Ailesi de çocuklarını kaybettiği için hep buruk kalır. Ya da çocuk ailesini seçip Rus kızından vazgeçer.  İçinde hep " ya o kızla evlenseydim hayatım nasıl olurdu" diye bir soru kalır. Ailesini affetse bile içinde bir soğukluk kalır. Ne baba tam tatmin olur ne oğul.

Diğer seçenek ise Kurt Seyit ve babasının konuşup anlaşmasıdır. Zaten Şura Kırım'da yaşamayı kabul ediyor. Baba katı kurallarını yumuşatır ve gelinini de evinde kabul eder. Katı kurallar toplu mutluluktan daha önemsizdir. Gurur yapmak yerine anlaşırlar. Herkes mutlu olur.

Peki ailelerin çocuklarının sahibi gibi davranmalarının gerekçesi İslamiyet olabilir mi?
Benim bildiğim kadarıyla (çok bildiğimi söyleyemem) hayır.
Anne babalar çocuklarının tapusuna sahip değillerdir. Çocuklar onlara emanettir.  Ayrıca bir hadise göre cennete giremeyecek 3 zümre arasında "eteklerini sürüye sürüye yürüyenler" vardır. Bu da gurur demektir. Kurt Seyit'in babası Mirza Eminoff'un yaptığı düpedüz gururdur. Netice de bu tutumun arkasında sadece katı kurallar ve gurur vardır.

 Eğer ana-babalar kendilerini evlatlarının sahibi olarak görürlerse, evlatlarının sadece onların izin verdiği bir dairede yaşamalarını isterler. Çocukların kendilerine ait duygularını, düşüncelerini önemsemezler. Çocukların kişiliği yoktur. Çocuklar baba ne derse onları yapmak zorundadır. Hangi çocuk babanın istediği hayatı yaşarsa daha iyi ve makul çocuk olur. Babaya karşı gelen çocuk ise bu sistemi sorguladığı için dışlanır.

Bu sistem aile içi iletişim kanallarını zayıflattığı kadar fertlerin birbirine olan samimiyetini de azaltmaktadır. Birbirinden güç ve destek alamadıkları için başarılı olmaları da zordur. Bireyler birbirinden yabancılaşıp mutsuzluğa itilirler.
Daha fazla ailesini terk eden Kurt Seyitler olmasın. Aldığımız nefesi vereceğimizin garantisi yok. Neden hayat bu kadar kısayken hayatı birbirimize zor edelim ki? Nitekim Kurt Seyit ailesiyle helalleşemeden annesi ve babasını kaybetti. Eşit zeminde iletişim kurabiliyor olsalardı, böyle zorluklar olmazdı. Sonuç olarak tek çözüm iletişim, istişare ve anlaşma yollarının açık tutulmasıdır.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.