Atatürkçülük ve Kemalizm

25.02.2014 02:01:49
A+ A-

Asıl olarak Atatürk 'ün fikir dünyasının ideolojik bir yorumu olan ve tek bir anlama gelen bu iki kavram Atatürk 'ün öldüğü 1938 sonrası dönemde anlamı farklılaşmaya başlamıştır.

Kemalizm; 1920 'li yıllarda Avrupalı ajanslarca ulusal kurtuluş mücadelesine verilen isimdi. Dayanağı Atatürk 'ün ilke ve inkılaplarının açıklanması ve uygulanması olan bu kavram laik ve demokratik yönetim modelinin ön gördüğü gibi amacı temelde batılılaşmaktan ziyade çağdaşlaşmaktır. Atilla İlhan 2003 yılında Cumhuriyet Gazetesi 'nde yazdığı yazıda bu dönemin çok kısa sürdüğünü ve İsmet İnönü, Recep Peker döneminin kemalizmin tefsiri olduğunu söylemiştir. Atatürkçülük 'ün ise tam anlamıyla türediği yıllar 1950 sonrası darbe dönemidir. Bu dönemde devlet politikası haline getirilmiştir ama savunduklarını söyledikleri Atatürkçü düşünceyi örtbas etmişlerdir. Hatta öyle ki bu örtbas ediş ve tahribata, sessiz kalamayan ve Atatürkçü kimliği ile tanınan Kemal Nadi, Kenan Evren 'in 12 Eylül darbesini Atatürkçülük adına yaptığını söylemesinin ardından ''Ben Atatürkçü Değilim'' isimli bir kitap yazmıştır. Atatürkçülük, kemalizm de olduğu gibi bir ideoloji olarak çıkmak yerine şahsa dair bir hayranlık ve putlaşma eğilimi ile ortaya çıkmış ve dogma olarak kalmıştır. Darbe dönemlerinde demokrasiye pranga vuranlar hep bu görüşün altına sığınmaya çalışmışlardır.

Başlangıçta birbirine et ve tırnak olarak bağlı ve ayrılamayacak olan bu iki kavram zaman içerisinde dahili bedbaht müdahaleleri ile farklılaşma yoluna gitmiş ve değiştirilmiştir. Durum bu şekilde süre gelirken hala Atatürkçülük ideolojisi altında yapılanların destek görüp, akılcı ve değişken bir ideoloji olan kemalistliğin destek bulmamasını gülünç ve anlamsız buluyorum.

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.