Etik ahlak ve etek boyu çıkmazı

22.10.2015 09:00:55
A+ A-

Etik ve ahlak birbirine çok karıştırılan iki kavram olmakla beraber, ikisi arasında ki temel fark, ahlakın toplumsal değerlere dayanırken etiğin evrensel insani değerlere dayanmasıdır. Ayrıca etik; doğru davranışı, yanlış davranıştan ayırabilmek amacıyla ahlak kavramının doğasını anlamaya çalışır. 

Biz, toplum olarak, öyle yoz bir süreçten geçmekteyiz ki, bırakın ahlakın etik olmasını, eylemin ahlak kriterlerini bile mumla arar olduk. 

Güzelim ülkemizde sayısız örneğini görebilirsiniz. 

Fırına ekmek almaya giden yetmiş yaşındaki ihtiyar amcayı katletmekten tutun, dokuz yaşındaki çocuk ile evlenilebilir diyen din yorumcularımıza kadar. Arasına sonsuz örnek sıkıştırabilirsiniz bunların. Bu ve benzeri eylemler yapılırken acaba ahlak kavramı ne kadar düşünülmüş. Yoksa eylemin sonucuna göre bir ahlak kriteri mi oluşturuluyor, minareyi çalan kılıfını hazırlar misali.

Aslında şunu farkediyor inzan zamanla, ahlak ve benzeri argümanlar, egemenlerin güç ve gövde gösterisi yaparken kullandıkları içi boş ve şaşalı söylemlerden öteye geçmiyor. Ne zaman ki garibanlar ölüme yollansa, vatan-millet-sakarya tarzı çıkışlar ile vatanın ve milletin bekasının önemli kılınması ve ahlaki bir gereklilik olarak insanlara dayatılması gibi.

Bence ahlak veya etik ahlak, çatısı çöken AVM'de ölen insanların sorumluluğunu omuzlarında hissedip istifa eden başbakanın davranışlarında gizli. Kendi ülkesinin başkentinde meydana gelen patlamada zafiyet görmeyen, adalet bakanı sırıtan, canlı bombaları biliyoruz ama eyleme geçmeyene kadar tutuklayamayız, bölge halkını eğer bizi seçmezseniz ak toroslar sizi yakalar ha diye tehditvari ve pişkin pişkin söylem geliştiren bir mekanizmadan bırakın etik ahlak süzgecinden geçirmeyi, ahlak kavramı noktasında bile dikkate alınacak davranışlar değildir.

Başka bir ironik meselemiz de, ahlakı sadece kadınla özdeşleştirmeye çalışmak, kadın üzerinden ahlak naraları atarak sığ ve dar düşüncelerden kendimizi alamamamızdır. 

Kadının etek boyu ile namus ve ahlak timsali kesilmek, yargılamak, hor görmek ve aşağılamak, etiketlemek...

Toplumsal ahlak kuralları ile buluşması gereken anayasamız, erkeğe tahrik indirimi, kadına ve çocuğa rıza gösterttiği sürece, dar ve kalıplaşmış zihinlerimizde ahlaklı olma hali sadece statik bir durum gösterir. 

Bizim toplum olarak acilen derin bir nefese ve kendimizi öz eleştiri süzgecinden geçirmeye ihtiyacımız var. Başkasına ahlak dersi vermeye çalışırken, biz acaba bu olayın neresindeyiz diye kafa yormakta fayda görmekteyim. 

Bizden habersiz Ortadoğu'da yaprak kıpırdamaz diyen hükümet, kendi vatandaşının canını koruyamayıp ve kendinde kusur bulmuyor ise, çocuklar öldürülüp, kadınlara tecavüzde tahrik indirimi verilip, olağanlaşmasının önü açılıyorsa, ölümler ayrıştırılıp, ölü seviciler türüyorsa ve bu olanların hepsine rağmen halen var olabiliyorsa, kusura bakmayın bu toplum ahlaken çökmüş demektir.

Saygılarımla, Mahmut Doğru

 

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.